11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6329
- Karar No
- 2023/7203
- Karar Tarihi
- 17.10.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Ceza Dairesi 2020/6329 E. , 2023/7203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3
. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2015 tarihli ve 2014/190 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın zorunluluk halinde eylemi gerçekleştirdiğine, bu nedenle hukuka uygunluk nedeni bulunduğuna, suça konu bonoların yasal unsurlarının eksik olduğuna bu nedenle özel belge sayılması gerektiğine, hukuka aykırı bir şekilde teşdit uygulaması yapıldığına ve sanığın lehine olan yasa maddelerinin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında 2010 yılında mağdur ...'tan aldığı borcuna karşılık suça konu üç adet bonoyu borçlu olarak imzalayıp eşi olan tanık ... adına da "Nazende Ürkmez" ismiyle kefil sıfatıyla imza atmak suretiyle mağdura verdiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Sanık savunmasında, atılı suçu kabul etmiştir.
3.Suça konu bonolar üzerinde Mahkeme tarafından yapılan inceleme ve gözlemde; bonoların yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu belirtilmiştir.
4.Mahkemece, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, failin kast ve saiki, aynı anda verilen bono sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle temyize konu mahkûmiyetine kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Sanık savunması, mağdur beyanı ve tüm dosya içeriğine göre, yüklenen suçun sübut bulduğu, yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşıldığı, gerekçeleri gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı ve suça konu bonoların zorunlu yasal unsurları taşıdığının anlaşılması karşısında, Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2015 tarihli ve 2014/190 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.