9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/15407 E. , 2023/7655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis ve aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezalarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.09.2020 tarihli ve 14-2016/188075 sayılı kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Eylemlerin mağdurenin rızası ile gerçekleştiğine ve bu nedenle kanuni düzenleme yapılana kadar dosyanın bekletici mesele yapılmasına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; "Aralarında duygusal ilişki bulunan suça sürüklenen çocuk ile mağdurun 2014 yılı Aralık ayında suça sürüklenen çocuğun evinde buluştukları burada karşılıklı rıza ile cinsel ilişkide bulundukları ve bu ilişki sonunda mağdurenin bir çocuğu olduğu, ... çocuğun babasının suça sürüklenen çocuk olduğu İzmir Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 31/03/2016 tarihli raporundan anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuğun 15 yaşını doldurmayan mağdure ile organ sokmak sureeti ile cinsel ilişkide bulunduğu iddia, ikrar, doğum raporu, DNA raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 15 yaşından küçük mağdureye karşı organ sokmak sureti ile cinsel istisrmarda bulunmak ve çocuğa karşı cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılmak suçundna cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, mağdure C.Savcılığındaki ifadesinde suça sürüklenen çocuğun kendisi ile zorla ilişkide bulunduğunu söylemiş ise de, olayı anlatım şekli suça sürüklenen çocuğun evine kendisinin gitmesi ve mahkememizdeki ifadesinde de ilişkinin zorla olmadığı şeklindeki beyanı göz önüne alınarak Savcılık ifadesine itibar edilmemiş, olayın rıza ile gerçekleştiği kanaatine mahkememizce varıldığından TCK.103/4 madde hükmü uygulanmamış, suça sürüklenen çocuğa verilen hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ceza HAGB ce TCK 51 maddeleri uygulanması mümkün ise de Suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri, bu bağlamda alınan UYAP kaydına göre hakkında açılmış ve derdest başkaca ceza dosyalarının bulunması göz önüne alınarak cezasının ertelenmesi veya HAGB kararı verilmesi durumunda bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememize kanaat gelmediğinden TCK.51 ve CMK.231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, bu konudaki istemlerin reddine karar verilmiştir. " şeklindeki gerekçe ile hükümler verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen temyiz istemleri reddedilmiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.