4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/18451 E. , 2023/26256 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca verilen 11 ay 20 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulandığına, aleniyet unsurunun oluşmadığına, sanık lehine olan tanık beyanlarının ve itibar edilen tanıkları ile sanık arasındaki husumetin dikkate alınmadığına, suçun sübut bulmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi'nde görevli olan sanığın, Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü'nde Şube Müdürü olarak görev yapan katılanın gıyabında tanık olarak dinlenilen polis memurlarının beyanına göre "P...ç ... ne yapmaya çalışıyor." diyerek hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mükerrir olmayan sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi,
2.5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda sanığın eylemini, düzenlenen 25.02.2015 tarihli tutanak içeriğine göre İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi idari büro kısmında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle cezanın artırılması,
3.Hakaret suçunun aleni olarak işlenmediğinin kabulü halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.