2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkil ...'ın, ...'nde 368 paya sahip şirket ortağı olduğunu, diğer ortaklar 1.058 paya sahip ..., 759 paya sahip ... ve 115 paya sahip ... olduğunu, pay sahiplerinden müvekkil ...'ın, ... ve ... ile kardeş olduğunu, ... ise babaları olup şirketin faaliyeti devam ederken vefat ettiğini, diğer ortaklar ve müvekkil ... arasında daha önce görülmüş ceza davaları ve halen derdest olan hukuk davalarının mevcut olduğunu, ortaklar ile müvekkil arasında yaşanan kişisel olan problemleri dolayısıyla müvekkiline kâr payı dağıtımı yapmadığını, kâr edilip edilmediği hakkında müvekkile bilgi vermediğini, şirketin geliri yüksek olmasına rağmen müvekkiline şirkette çalışan herhangi bir işçi gibi ücret verilmediğini, şirkette haksız kar dağıtımı yapıldığını ve pay sahibi olarak müvekkilin bilgi alma hakkını kullanmasına izin verilmediğini, ortakların bu işlemleri şirketin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğunu ve güven ortamını zedelediğini, müdürlük görevinin ağır şekilde ihlal edildiğini, özel veya tüzel ortaklıklarda bazı organ noksanların bulunması, pay sahiplerinin menfaatlerinin korunmaması vs. durumlarda, her bir ortak mahkemeden bu durumun düzeltilmesi ve denetlenmesi için kayyım atanmasını talep edebileceğini, bu nedenle şirkete denetim kayyımı atanmasını talep etme zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle; şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Merhum ..., şirkette kayıtlı 115.000,00-TL. nominal bedelli %5 hissesini İzmir... Noterliği’nin 05.11.2010 gün ve... Yevmiye nolu vasiyetnamesi ile torunu ...’a vasiyet ettiğini, ancak söz konusu vasiyetnameye karşı dosyanın davacısı ... tarafından vasiyetnamenin iptali istemiyle İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin...E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, işbu davanın halen derdest olduğunu, açılan davanın sonucuna göre ortaklık yapısının ve çocuklara ait diğer hisselerin değişme ihtimalinin mevcut olduğunu, bu sebeple anılan dava sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı ... tarafından avukata verilen vekaletnamede usulsüzlük olduğu düşünülmekte olup, davacı adına vasi atanması talebiyle İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... e. sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı taraf, tamamen mesnetsiz iddialarla huzurdaki davayı açmış olup, öne sürdüğü soyut nitelikteki iddialarını destekleyecek nitelikte hiçbir veri, belge yada somut delil sunmadığını, buna rağmen davacı tarafın asılsız ve soyut nitelikteki tüm iddia ve taleplerine delil ve belgeleriyle cevaplarını sayın mahkemeye arz ettiklerini, davacı tarafın organ eksikliği kaynaklı kayyım talebinde bulunması yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket 2010 yılından beri düzenli olarak yeminli mali müşavir tarafından tam tasdik sözleşmesi kapsamında denetlendiğini, bu nedenle müvekkil şirketin işlemlerinin denetim dışı olduğundan bahisle soyut iddialarla denetim kayyımı talebinde bulunulmasının mesnetsiz olduğunu, haksız talebin reddi gerektiğini, davacının benzer iddialarla İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyasına şirketten haklı sebeple feshi ve ortaklıktan çıkma davası açtığını ancak sonrasında davadan feragat ettiğini, davacının 2014 yılında toplantı başkanlığı yapmaya başladığı günden bu yana müvekkil şirket bünyesinde gerçekleştirilen tüm Olağan Genel Kurul toplantılarına bizzat katıldığını ve hiçbir karara itiraz etmediğini, kaldı ki davacının bilgisi, başkanlığı ve onayı ile alınan hiçbir karara ilişkin tutanaklara şerh koyulmadığı gibi, Olağan Genel Kurullar sonrası da muhalefet şerhine ilişkin ihtar bildirimi gerçekleştirilmediğini, davacı dava tarihine kadar hiçbir genel kurul kararına ilişkin dava ikame etmediğini, özel denetim talep etmediğini, katıldığı toplantılarda görüş bildirmediğini, toplantı öncesi gündeme madde eklenmesi talebinde bulunmadığını, davacının azınlık haklarını kullanamadığı iddiası, davacının divan başkanlığı yapması ile zaten çürütüldüğünü, müvekkil şirket ortakları olan davacının kardeşleri, davacının yaşına hürmeten toplantılarda başkanlık görevini kendisine verdiğini, gündemi ve tutanakları davacının okuduğunu, oylamayı davacının gerçekleştirdiğini ve kayıt altına aldığını, diğer taraftan 2020 yılı Mart ayı içerisinde Covid – 19 pandemisinin ülkemiz de dahil tüm dünyada etkisini göstermesi nedeni ile Genel Kurul toplantıları ertelenmiş ve idari kararlar uyarınca yapılamadığını, şirketteki pay ve paydaşlık durumunun değişme ihtimaline binaen, müvekkil şirkette muris ...'ın vefatından sonra genel kurul toplantısı yapılmadığını, müvekkil şirketin genel kurul toplantısı için Türk Ticaret Kanunu uyarınca kendisine verilen hakkı dahi kullanmayan davacının, genel kurulun yapılmamasını, şirkete denetim kayyımı atanması için gerekçe olarak öne sürmesinin mümkün olmadığını, haksız talebin bu sebeple reddi gerektiğini, davacı, aile şirketi olan müvekkil şirket dışında, aynı ortaklık yapısına sahip bir diğer aile şirketi olan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi’ndeki hisselerini kardeşlerine devretmek istediğini bildirdiğini ve ilgili devir işlemi taraflarca anlaşılarak 15.09.2021 tarihinde yapıldığını, daha sonra davacı aynı usulle müvekkil şirketten de ayrılmak istediğini ifade ederek değerleme raporu aldırılmasını talep ettiğini, müvekkil şirketçe 08.10.2021 tarihinde şirket gerçek değerinin ne olabileceğinin anlaşılması adına İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası’na... sicil numarası ile kayıtlı Y.M.M. ...’dan müvekkil şirket değerleme tespit raporu alındığını, İş bu değerleme raporu ile birlikte davacıya; 2016-2017-2018-2019-2020 Yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurumlar Vergisi Tahakkuk Fişi ile Endeksa, ... Yön Gayrimenkul Ticari Değerleme Raporu 08.10.2021 tarihinde davacının o dönemki vekilinin e-posta adresine gönderildiğini, yine Bunların dışında davacı vekili Av. ...’ın talebi üzerine şirkete ilişkin 31.12.2018, 31.12.2019, 31.12.2020 dönemine ait bilançoların detay mizan formatları şirket muhasebecisi ... tarafından 18.10.2021 tarihinde Av. ...’ın ....com adresine e-posta ile gönderildiğini, davacının son olarak ekim 2021'deki bilgi alma ve inceleme talepleri TK. 614'e uygun şekilde yerine getirildiğini, davacı, bilgi alma ve inceleme hakkının ne şekilde engellendiğini somut ve net olarak ortaya koyamadığını, dosyaya ibraz ettikleri deliller ışığında, davacının her başvurusunda kendisine bilgi edinme ve inceleme hakklarının kullandırıldığının da sabit olduğunu, davacı her ne kadar şirket müdürü ...'ın müdürlük görevlerini ağır şekilde ihlal ettiği iddiasında bulunduysa da; dava dilekçesinde yer alan diğer tüm iddialarda olduğu gibi bu iddiasını da belgelendirmediğini, iddiasını ispatlamaya yarar hiçbir veri, belge yada somut delil sunmadığını, kaldı ki müvekkil şirket muris ...’ın vefatı öncesinde de sonrasında da aynı yetkili müdür olan ... tarafından yönetildiğini, ...’ın müdürlük yaptığı tüm bu yıllar içerisinde davacının tüm genel kurullara katıldığını, hatta 2014 yılından bu yana yapılan tüm Olağan Genel Kurullarda ve son yapılan 29.02.2020 tarihli genel kurulda toplantı başkanlığı yaptığını ve müdürün ibrası yönünde bizzat oy kullandığını, ortaklar kurulu tarafından alınan ibra kararlarına veya faaliyet yılı içerisinde yetkili müdür ... tarafından gerçekleştirilen hiçbir işleme itiraz etmediğini, dava açmadığını, kaldı ki davacı kendi kusuru nedeni ile yaralanmasına neden olan 09.04.2021 tarihli olay sonrası davacının gerçekten de bir süre raporlu olarak istirahat ettiğini, ne var ki rapor süresi bittikten sonra müvekkil şirkete kendi isteğiyle gelmediğini, davacının müvekkil şirkete alınmadığı, yönetime ve idareye katılmadığı, yokluğunda kararlar alındığı iddialarının tamamen soyut, mesnetsiz ve gerçeğe aykırı beyanlar olduğunu, davacıya bu süreç içerisinde hiçbir baskı ve zorlama uygulanmadığını, davacının da bunun aksini kanıtlayacak hiçbir başvuru, itiraz veyahut talebi de dava tarihine kadar olmadığını, şirketi dışarıdan denetleyen kuruluşlar tarafından şirket müdürünün görevlerini ağır şekilde ihlal ettiğine dair hiçbir bulgu, veri yada rapor da tanzim edilmediğini, davacının müvekkil şirkete denetim kayyımı atanması talebinin yasal mevzuatta yeri olmadığından hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davanın bu sebeplerle de reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı davacıya vasi atanması talepli dosyasının bekletici mesele yapılmasına, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi... E. sayılı vasiyetnamenin iptali dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davacının davasının esastan reddi ile yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; şirket ticaret sicil kaydı, tanık, bilirkişi, yemin ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin...E. Sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...K. Sayılı dosyası ve bu dosyada aldırılan Bilirkişi raporu, ... İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti’ye ait 2014 - 2020 arası tüm Genel Kurul Toplantı Tutanakları, müvekkil şirketin ...e bakım istasyonu olup, Renault grubu tarafından global çapta tüm işlemleri denetlendiğine ilişkin belgeler, müvekkil şirketin 2010 yılından bu yana düzenli olarak Yeminli Mali Müşavir Tarafından Tam Tasdik Sözleşmesi Kapsamında Denetlendiğine ilişkin tam tasdik sözleşmeleri, davacı vekili Av. ...’ın....com adresine gönderilen 08.10.2021 tarihli e-postalara ilişkin görseller, davacı Vekili Av. ...’ın....com adresine gönderilen 18.10.2021 tarihli e-postalara ilişkin görseller 08.10.2021 tarihli, İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası’na ... sicil numarası ile kayıtlı Y.M.M. ...’dan müvekkil şirket değerleme tespit raporu, emsal İstinaf ve Yargıtay Kararları, tanık, keşif - bilirkişi incelemesi, müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, yemin ve isticvap ve sair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Dava; limited şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
TTK nun 635. maddesi atfıyla, limited şirketler yönünden de uygulanması gereken, TTK nun 438/1. Maddesinde "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kurulda isteyebilir." düzenleme uyarınca, özel denetçi isteminde bulunan pay sahibinin öncelikle TTK nun 437. Maddesi uyarınca, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması ve bu suretle açıklığa kavuşturulmayan belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması gerektiği durumlarda özel denetçi isteminde bulunabileceği düzenlenmiş olup, limited şirketler yönünden de uygulanması gereken bilgi alma ve inceleme hakkının düzenlendiği, TTK nun 437/5 maddesinde bilgi alma ve inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak red edilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen 10 gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiş olup, davacı pay sahibinin TTK nun 437/5 maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında iş bu hakkın kullanımına yönelik dava açıp bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadan ve bu suretle yapılan inceleme sonucu açıklığa kavuşturulmayan somut vakalara ilişkin şirket genel kurulundan özel denetçi atanması talebinde bulunulmadan bu hususta genel kurulda olumlu veya olumsuz karar alınmadan doğrudan doğruya mahkemeye müracaat ile şirkete özel denetçi atanması talebinde bulunulamayacağı, davacı tarafın TTK nun 635. Maddesi atfı ile TTK nun 437 ve 438. Maddelerinde düzenlenen prosedüre uygun işlem ve taleplerde bulunmadan ve özel denetçi atanması suretiyle somut olarak hangi vakaların açıklığa kavuşturulmasına ilişkin talebi içermeyen davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Davanın reddine,
Davacı tarafça peşin yatırılan harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın davacıya iadesine, Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olarak oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.29/11/2023 Başkan ... E imza Üye ... E imza Üye ... E imza Katip ... E imza