Esas No
E. 2022/9504
Karar No
K. 2023/6960
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2022/9504 E.  ,  2023/6960 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/794 E., 2022/1105 K.
SUÇ: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2019/235 Esas, 2022/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (e), (d) bentleri, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/794 Esas, 2022/1105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.10.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; eksik ve yetersiz gerekçeye, sanığın beraat etmesi gerektiğine, delillerin hatalı değerledirildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanığın 02.11.2017 tarihinde İstanbul ilinde mağdur ...'ü dünyaya getirdiği, solunum rahatsızlığı nedeniyle bir süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gören mağdurun annesi ile birlikte şifa ile taburcu edildikten sonra vücudunun çeşitli yerlerinde şişlikler, kanama, morarmalar, yüksek ateş ve buna benzer şikayetler ile birçok defa sanık tarafından hastaneye götürülüp tedavi altına alındığı, yapılan tetkiklere göre mağdurun vücudunda morarmalara neden olacak herhangi bir kan hastalığı bulunmadığı başkaca bir teşhis de yapılamadığı ancak sanığın 2017 yılı Kasım ayından 2019 yılı başlarına dek çocuğunda meydana geldiğini iddia ettiği komplikasyonlar sebebiyle sağlık kurumlarında müracaat etmeyi sürdürdüğü, tedavileri yürüten sağlık birimleri tarafından 2 kez mağdurun, sistematik şekilde annesi tarafından eziyet görmüş olabileceğine ilişin tutanak tanzim edilerek ihbarda bulunulduğu, mağdurun ihbarlardan sonra teslim edildiği çocuk evinde ve hastanedeki sağlık çalışanlarının talebi ile yatarak tedavi gördüğü dönemde halası ... tarafından bakıldığı tarihlerde vücudundaki patolojik oluşumların iyileşme eğilimi gösterdiği, sanık tarafından kurumdan teslim alınarak ikamete geri götürüldükten kısa müddet sonra idrarından yeniden kan geldiği, sanığın tekrar hastaneye müracaat ettiği sırada mağdurun babası ...'nun doktorların yönlendirmesi ile mevcut şüpheler doğrultusunda sanığa, '' bir psiyatrist bulduğunu, insanları uyutarak sırlarını anlattırdığını'' söyleyerek üstelemesi ve sağlık birimlerince kolluğa yapılan suç duyuruları yüzünden sanığın, tutanak içeriklerine göre adli makamlara ''kızı olan mağdurun doğumundan sonra kendisine ısınamadığını, ağız, burun, göbek deliğine şırınga ile baskı uygulayarak kan gelmesini sağladığını, vücudunun çeşitli yerlerini sıkarak morluklar oluşturduğunu, jilet ile göbek, kafa ve göz altlarına kesiler attığını, vücuduna şırınga ve serum sıvısına karıştırmak suretiyle temizlik maddesi enjekte ettiğini'' anlattığı, her ne kadar aşamalardaki savunmalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; mağdur bebekte tespit edilen yaralanmalar ve hastalık öyküleri ile sanık tarafından anlatılan eylemlerin uyumlu olduğu, pek çok yatarak tedavi altına alınan ve birçok sağlık kurumunca tetkikleri gerçekleştirilen mağdurda başkaca patolojik ve organik unsura rastlanmadığı, mağdurun sanığın eylemleri nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre; "vücudundaki travmatik değişimlerin sayıları, dağılımları ve mağdurun sağ kolunda saptanan fonksiyonel kayıp hep birlikte değerlendirildiğinde, küçüğün kötü muameleye maruz kaldığının kabulünün gerektiği ve mağdurdaki yaralanmanın hayati tehlikeye neden olmadığı ve kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının" saptandığı anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmaları, katılan ... tanık beyanları, adli tıp raporları, tedavi evrakı ve ihbar tutanakları, dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden;

Mağdurun babası olup davaya ilişkin şikayet ve katılma talebi bulunmayan ...'nun 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı olacak şekilde katılan olarak karar başlıklarına yazılmış olması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Müdafilerinin Temyiz Nedenleri Yönünden;

B-1. Dosya içeriğine göre sanığın mağdurda meydana gelen morarma, kanama, şişme, ishal, yüksek ateş gibi travmatik ve patolojik bulgular neticesinde müteaddit defalar yaşı küçük mağduru sağlık kurumlarına götürerek tedavi olmasını sağladığı, suça konu eylemlere ilişkin samimi ikrarını içeren ve müdafii huzurunda alınan 10.02.2019 tarihli sorgusunda kızı Eylül Mira'yı öldürmek istemediğini fakat belirli aralıklarla şırınga kullanmak, vücudunu sıkıştırmak suretiyle eziyet ettiğini ifade etmesi, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 22.04.2019 ve 04.11.2020 tarihli raporlarda sağ koldaki patolojik bulgunun neden kaynaklandığının eldeki verilerle, kesin delillerle tespit edilemediği, vücuttaki travmatik değişimlerin sayıları ve dağılımları birlikte değerlendirildiğinde çocuk mağdurun kötü muameleye maruz kaldığının kabulünün gerektiği bununla birlikte ölümcül sonuç doğuracağı bilinen sıvı sabun ve çamaşır suyu enjeksiyonunun tıbbi delillerinin bulunmadığı, geniş yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının küçüğün yaşamını tehlikeye sokmadığının tespit edilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda sanığın öldürme kastının varlığına veyahut da öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı gözetilmeden, "çocuğa, beden ve ruh bakımından kendisini savunmayacak altsoya karşı eziyet" suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ile 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan hüküm kurulması,

B-2. Kabule ve uygulamaya göre; mağdurun ''basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlikeye neden olmayacak'' şekilde yaralandığı, olayda teşebbüs nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 Sayılı Kanun'un 35 ... maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek olaya uygun makul bir ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde 20 yıl hapis cezası belirlenerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/794 Esas, 2022/1105 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, kısmen Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni gözetilerek sanık ...'nın başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise; derhal TAHLİYESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.