Esas No
E. 2023/4211
Karar No
K. 2023/7023
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2023/4211 E.  ,  2023/7023 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022 /1384 E., 2022 /1473 K.
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/467 Esas, 2021/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereği ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022 /1384 Esas, 2022 /1473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.07.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri

1.Sanık hakkında verilen cezanın fazla olduğuna ve meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ,

2.Haksız tahrik hükümleri uygulanırken üst hadden indirim yapılması gerektiğine,

3.Eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü tesis edildiğine,

4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

5.Mükerrirlik hükümlerinin yanlış uygulandığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Maktulün sanığın aracının boya işlerini yaptığı fakat bu konuda çıkan anlaşmazlığın karşılıklı tartışmaya dönüştüğü, sanığın maktule hakareti üzerine maktulün de karşılık verdiği ve ardından maktulün tüfeğini yanına alarak sanığı telefonla arayarak buluşmak istediğini söylediği, sanığın maktulü tabanca ile ateş ederek bir el isabetle kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Sanığın eyleminin hukuki değerlendirilmesi yönünden, sanığın tabanca ile etkili vücut bölgesine ateş etmesi ve ölüm neticesinin gerçekleşmesi ile eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğu, neticesi sebebi ile ağırlaşmış kasten yaralama olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yönünden, tanık beyanları ve sanığın ikrarı ile ilk hakaretin sanık tarafından geldiği, maktulün de hakaret ile karşılık verdiği, maktulün tüfeğini alarak sanıkla buluşmak için sürekli sanığı aradığı, maktul olay yerine vardığında sanığın tabancasını maktule doğrultarak "kıpırdarsan vururum" dediği, maktulün yanında bulunan kardeşi katılan ...'e "... çık vur" demesi üzerine sanığın maktule ateş ederek kaçtığı olayda haksız tahrik bakımından etki tepki dengesi dikkate alındığında maktulün eyleminin ulaştığı boyut nedeniyle maktulün bu şekilde sanığa karşı haksız eylemde bulunduğu, sanığın bu haksız eylem karşısında hiddetlenerek eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla sanığın haksız tahrik altında kaldığı değerlendirilmiştir.

2.Olayın gerçekleşme anına ilişkin 23.08.2020 tarihli CD çözüm tutanakları dava dosyasında mevcuttur.

3.Tanıklar ..., ..., ..., ...'ın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 23.10.2020 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.

5.Sanığın adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma Yönünden

1.Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

2.Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında; “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.

3.Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.

4.Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda vurgulandığı üzere 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru savunma, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta ve bu nedenle eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Bir olayda meşru savunmanın oluştuğunun kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

a)Saldırıya ilişkin şartlar:

i)Bir saldırı bulunmalıdır. ii) Bu saldırı haksız olmalıdır. iii) Saldırı meşru savunma ile korunabilecek bir hakka yönelik olmalıdır. Bu hakkın, kişinin kendisine veya bir başkasına ait olması arasında fark yoktur. iv) Saldırı ile savunma eş zamanlı bulunmalıdır.

b)Savunmaya ilişkin şartlar:

i)Savunma zorunlu olmalıdır. Zorunluluk ile kastedilen husus, failin kendisine veya başkasına ait bir hakkı koruyabilmesi için savunmadan başka imkânının bulunmamasıdır. ii) Savunma saldırana karşı olmalıdır. iii) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.

5.Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.

6.Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın tabancası ile maktulün içinde bulunduğu araca doğru yaklaştığı ve atış yaptığı anlaşıldığından sanığın kasten öldürme suçunun, gerçekleşen bir saldırıyı def etmek zorunluluğu ile meydana gelmediğinin kabulü gerektiğinden meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Haksız Tahrik Yönünden

Hernekadar önce sanık maktule hakaret etmiş ise de maktulün tüfeğini alarak sürekli sanığı arayıp yerini tespit etmeye çalışması ve sanığın "kıpırdarsan seni vururum" demesine rağmen maktulün kardeşi ...'a "çık bunu vur" demesi ile haksız tahrik de etki tepki dengesi dikkate alındığında sanık hakkında kurulan hükümde asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Tekerrür Hükümlerinin Uygulanması Yönünden Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydı dikkate alındığnda sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022 /1384 Esas, 2022 /1473 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 gününde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Adam Öldürme 5237 sayılı Kanun 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5237 md.58
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog