Esas No
E. 2020/2389
Karar No
K. 2024/65
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/2389

KARAR NO: 2024/65

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 19/12/2018

NUMARASI: 2017/129 E. - 2018/1182 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı ... arasında 01.09.2016 tarihinde Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, o sözleşme kapsamında davalıya müvekkiline ait markanın kullanım hakkı, ...i menüsünde bulunan ürünlerin imal ve satışı, satış mağazası açma ve işletme hakkı verildiğini, tarafların sözleşmenin anılan hükmünde de (md. 3.8) mutabık kalarak, her ne kadar POS cihazları ve ödeme kaydedici cihazın ... Gıda (münhasıran davacı yan) adına kayıtlı olacağı, fişin üzerinde ... Gıda’nın unvanına yer verileceği esası kararlaştırılmış ise de, davalının sözleşmenin mezkur maddesine aykırı davranarak ... Ataşehir - ... adına kayıtlı POS cihazını kullandığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalıya Beşiktaş ... Noterliğine ait .. yevmiye numaralı ve 26/10/2016 tarihli ihtarname gönderilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve ihtarname tarihi itibariyle 22.073,82 TL nin ödenmesinin talep edildiğini beyanla, müvekkilinin alacağı olan 22.073,82-TL nin temerrüt tarihi itibariyle 3095 sayılı kanun faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun uyarınca işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; franchise sözleşmelerinin iki tarafa da borç yükleyen sözleşmeler olduğunu, davacı tarafın sözleşme gereğince üzerine düşen hiçbir hak ve sorumluluğu yerine getirmediğini ve yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda noterden çekilen ihtarları dikkate almadığını, sözleşmeye göre satışa sunulacak tüm ürün ve malzemelerin tedarikinin davacı tarafından yapıldığını, söz konusu fiyatların piyasa ortalaması üstünde olduğunu, ... Gıda’dan tedarik ettiği gıda ürünlerindeki fire ve diğer hususların tespiti için İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/115 D. İş sayılı dosyası ile tespit davası açtıklarını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda da anlatıldığı üzere sözleşmeye aykırı davranışta bulunan tarafın davacı olduğunu, davacı tarafından ödenmediği belirtilen tutarın taraflarına gönderilen hileli, fire veren ve kullanılamayan ürünlerin bedeli olduğunu, bu ürünlerden kaynaklı herhangi bir borçlarının bulunmadığını, bu ürünler nedeniyle hem müşteri kayıpları hem de maddi zararlarının olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile 22.073,82 TL'nin 01.11.2016 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, alacağın dayanağını açıklamadığı gibi ispat da edemediğini, sözleşmeye aykırılık iddiası ile talebin hukuki niteliğinin de açıklanmadığını,

Davacı tarafından faize ilişkin taleplerin ihtarname tarihinden başlamak üzere talep edildiği halde yerel mahkemece sözleşme tarihinden başlamak üzere faize hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesini ihlal ederek hükmü usul yönüyle sakatladığını, ayrıca yerel mahkemenin gerekçeli kararında, faiz için temerrüte düşürülmesi gerekliliği açıklandığı halde hüküm fıkrasında sözleşme tarihi ile faizin başlayacağına karar verilmesinin de eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu gösterdiğini, Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu, Yerel mahkeme tarafından verilen kısa kararda iddia edilen alacağın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği halde gerekçeli kararda bu hususun taraflar arasında imzalanan Franchise Sözleşmesinden başlamak üzere şeklinde belirtildiğini, Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, hukuki mütala içerdiğini, raporun ön kanaat açıklaması ile sunulduğunu, denetime elverişli olmadığını, Müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmeye aykırı bir davranış içinde olmadığını, bu nedenle atfedilecek bir kusurunun da bulunmadığını, Müvekkili tarafından verilen cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, söz konusu işletmede yalnızca ... GIDA'ya ait ödeme kaydedici Pos cihazı kullanıldığını, bundan başka bir pos cihazı mevcut olmayıp müvekkilinin sözleşmeye aykırı hareket ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi bu durumun ispatlanamadığını ve müvekkilin savunmaları yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Her sözleşmeye aykırılığın fesih sebebi oluşturmayacağını, taraflar arasındaki aykırılığın güven ilişkisine ağır ve ciddi zarar veren uyuşmazlıklar olması halinde fesih söz konusu olabileceğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını, aksine davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, şube için gerekli malzeme temininin ... Gıda'dan yapıldığını, ancak davacı tarafın bu aşamada gönderdiği ürünlere piyasa fiyatının oldukça üzerinde fiyat biçtiğini, ürünler dondurulmuş tarza gönderildiğinden çözdürüldüğünde fire verdiğini, ayrıca kaşar peyniri olarak faturalandırılan peynirlerin kaşar peyniri olmadığını, eritme peynir olduğunun ortaya çıktığını, ayrıca çeşitli ürünlerin tadı ve kokusunda sorun olduğu gerekçesiyle müşterilerden şikayetler geldiğini, bu durum davacı yana Kadıköy ... Noterliğinden 20.10.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, aynı zamanda müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 18.

Sulh Mahkemesinden 2016/115 D.İş numarasıyla talep edilen delil tespiti için alınan bilirkişi raporunda iddialarının ispatlandığını, ancak ne var ki yerel mahkemece bu konudaki beyanların dikkate alınmadığını,

Sonuç olarak müvekkilinin davacı firmaya bir borcunun bulunmadığını, Mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ... A.Ş şirketi ile davalı ... arasında 01.09.2016 tarihinde Franchise Sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu sözleşme kapsamında davalıya davacıya ait markanın kullanım hakkı, .. menüsünde bulunan ürünlerin imal ve satışı, satış mağazası açma ve işletme hakkı verildiği görülmektedir. Davacı yanca, POS cihazları ve ödeme kaydedici cihazın ... (münhasıran davacı yan) adına kayıtlı olacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak ... Ataşehir - ... adına kayıtlı POS cihazını kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle, davalıya Beşiktaş ... Noterliğine ait ... yevmiye numaralı ve 26/10/2016 tarihli ihtarnamesi gönderilerek sözleşmenin feshedildiği ve ihtarname tarihi itibariyle 22.073,82-TL nin ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça da delil tespiti yaptırıldığı, bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafın gönderdiği ürünlerin bozuk olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılıyorsa da, tespit sırasında bilirkişi tarafından incelenen ürünlerin hangi fatura konusu olduğunun anlaşılamadığı gibi, davalı tarafça bu ürün ve faturanın iade edildiğine dair dosya kapsamına delil sunulmamıştır. Talep edilen alacağın, sözleşmenin feshinden kaynaklanan bir alacak olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında talep edilen bir alacak olduğu, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediğinin de tartışılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı defterlerinde davacının davalıdan 26.507,65-TL, alacaklı durumda olduğu, ancak davacı talebinin 22.073,82.-TL olduğu, davalı defterlerinde davacı tarafından 2016 yılı Eylül ayında düzenlenen ..., ... ve ... nolu faturaların kayıtlı olduğu, davacı tarafından sunuları davaya konu cari hesap ekstresinde kayıtlı diğer faturaların ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının dava konusu malların kendince teslim alınmadığı yada iade edildiği yönünde bir itirazı olmadığı gibi, faturalara yönelik bir itirazının da bulunmadığı, hesabın 26.507,65 TL borç bakiyesi verdiği, buna göre davacının davalıdan taleple bağlılık ilkesi gereği 22.075,82-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça Beşiktaş ... Noterliği'nin 26 Ekim 2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile yeniden 3 günlük süre verildiği anlaşılmakla, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren üç günlük sürenin sonunda temerrüde düştüğü, bu nedenle alacağa 01.11.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç itibariyle Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmış olup, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2018 tarih ve 2017/129 E., 2018/1182 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 376,96‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 50,64 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog