Esas No
E. 2022/13547
Karar No
K. 2023/7432
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/13547 E.  ,  2023/7432 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/397 E., 2021/737 K.
SUÇ: Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

Suçtan doğrudan zarar gören mağdure vekilinin davaya katılma ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesi kapsamında hükmü temyiz etme hakkı bulunup, esasen kanun yoluna başvurmakla katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mağdure Rukiye 'nin davaya katılan, vekilinin katılan mağdure vekili olarak kabulune karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2019/339 Esas, 2020/306 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/397 Esas, 2021/737 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2022 tarihli ve 9-2021/119712 sayılı Tebliğnamesiyle mağdure vekilinin temyizi yönünden temyiz isteminin reddi, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden, temyiz isteminin esastan reddiyle onama görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Suç vasfına, kabule göre de 6 aylık şikayet süresinin geçmediği için düşme kararı verilemeyeceğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suç vasfına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; "Mağdur ...'ın alınan şikayeti üzerine başlayan soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki tüm deliller ve beyanlar incelendiğinde, mağdur'un alınan ilk ifadesinde, sanığın kendisi ile 2018 yılının kış aylarında ... kafe isimli iş yerinin üst katında zorla ilişkiye girdiğini, fakat mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesinde, 2018 yılının sonları ile 2019 yılının başlarında söz konusu cinsel istismar eyleminin gerçekleştiğini beyan etmiştir.

İlk olarak mağdur'un beyanları incelendiğinde, ... kafe isimli iş yerinin üst katında, sanığın mağdurun ellerini arkadan tuttuğunu, ağzına bez tıkadığını, zorla üstünü çıkardığını, ardından sanığın kendi üstünü çıkardığını ve kendi cinsel organını mağdurun cinsel organına soktuğunu beyan etse de, söz konusu eylemlerin bu kadar kısa sürede kafetarya gibi halka açık alanda olmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Mağdur ...'ın 19.11.2003 doğumlu olduğu bu sebep ile mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanında gerçekleşen ilk cinsel istismar eyleminin 2018 yılının sonu 2019 yılının başı olduğunu beyan ettiği, bu sebeple 2018 yılının aralık ayı yada 2019 yılının ocak aylarında söz konusu cinsel istismar eyleminin gerçekleşmiş olduğu düşünüldüğünde, mağdurun söz konusu tarihlerde 15 yaşını doldurmuş olduğu sabit olmuştur. dosya kapsamında bulunan mesaj kayıtlarının incelenmesinde olay sonrasında mağdurun sanık ile arkadaşlık ilişkisini devam ettirdiğinin görüldüğü, cinsel istismara maruz kalmış bir kişinin sırf olayın başkalarına da anlatılacağı yönündeki tehditlerden ötürü olayı gerçekleştiren kişi ile sağlıklı bir biçimde ... sözleri ile hitap edecek düzeyde arkadaşlık ilişkisini devam ettirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğundan mağdurun cinsel birlikteliğin rızası ile hilafına yaşandığı yönündeki beyanlarının itibar edilebilir olmadığı, bu kapsamda olay tarihinde mağdurun 15 yaşından büyük olduğu ve sanığın samimi görülen beyanlarında da belirttiği üzere sanık ile rızaen birlikte olduğu kanaatine varılmıştır. Sanık ile mağdurun ortak anlatımı olan ... Kafe isimli iş yerinde gerçekleşen cinsel birlikteliğin tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, reşit olmayan ile cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, mağdurun söz konusu tarihte Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanları incelendiğinde 15 yaşını doldurmuş olduğu anlaşıldığından, her ne kadar sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebi ile iddianame düzenlenmiş olsa da, sanığın eylemlerinin reşit olmayan ile cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığı" gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; "Oluşa uygun kabule göre sanığın eyleminin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı TCK'nın 104/1 maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, mağdure beyanı ve mahkeme kabulünde belirtildiği üzere sanığın eyleminin 2018 yılı sonları 2019 yılı başları olduğu, şikayetin de 24.07.2019 tarihinde yapıldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suç tarihinden şikayet tarihine kadar altı aylık sürenin geçtiğinin kabulünün gerektiği, 5237 sayılı TCK'nın 73/1. maddesine göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimsenin altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi; Hukuka aykırı ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf istemi bu itibarla yerinde görülmüş ise de; bu aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddelerinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının tamamen kaldırılarak yerine; 'Her ne kadar sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığı ve şikayetin de altı aylık süre içinde yapılmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 73/1 ve 5271 sayılı TCK’nın 223/8. maddeleri uyarıca kamu davasının düşmesine, Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına' ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesince katılan mağdure Rukiye'ye yönelik reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "... sanığın eyleminin 2018 yılı sonları 2019 yılı başları olduğu, şikayetin de 24.07.2019 tarihinde yapıldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suç tarihinden şikayet tarihine kadar altı aylık sürenin geçtiğinin kabulünün gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimsenin altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi" kararı verilmesi gerektiği hususundaki değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fırkasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Naip hakim aracılığıyla, 24.09.2020 günlü Çocuk İzlem Merkezinde 5271 sayılı Kanun'un 234 ve devamındaki maddeler uyarınca katılma ve diğer kanuni hakları hatırlatılmaksızın usule aykırı beyanları alınan mağdurenin, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan doğrudan zarar gördüğü, kanun yoluna başvurmakla katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 260 ıncı maddesi kapsamında temyiz hakkına sahip olduğu ve Dairemizce bu yönde verilen katılma kararı da nazara alınarak; mağdure vekilinin katılan sıfatı almadığından temyiz isteminin reddine dair Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/397 Esas, 2021/737 Karar sayılı kararının, gerekçede açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog