9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/10516 E. , 2023/7961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2022/587 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddenin bir, iki ve üçüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/690 Esas, 2023/835 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamış olmasına, alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmış olmasına, eylemin sarkıntılık boyutunda kalmasına rağmen sarkıntılık boyutunu aştığı kabulü ile cezalandırılmış olmasına ve saire nedenlere ilişkindir. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs olup olmadığının tartışılması gerektiğine, mağdure üzerinde manevi olarak cebir ve hile kullanılmış olması nedeniyle artırıma gidilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ''Sanık ve müdafii savunmaları, katılan mağdur ve tanık beyanları, sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt bilgileri, bilirkişi raporu, adli görüşme raporu, katılan mağdurun adli muayene raporu, kollukça tutulan tutanaklar, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin ANK-BYL-2022-6781 uzmanlık numaralı, 10.10.2022 tarihli uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir.
Yapılan bu değerlendirmeye göre; sanık ...'ın katılan mağdur ...'ın amcası olduğu, 11.09.2022 tarihinde sabah saatlerinde sanık ve katılan mağdurun birlikte ceviz toplamaya gittikleri, burada sanığın katılan mağdurun göğüs ve popo bölgesine eliyle cinsel amaçla dokunduğu, katılan mağdurun düşmesi üzerine katılan mağdurun zorla alt kıyafetlerini açtığı, kendi cinsel organını katılan mağdurun anüsüne sürttüğü ve katılan mağdurun acı duymasına sebebiyet verecek ölçüde zorladığı ve bastırdığı, bir süre eylemine devam ettikten sonra katılan mağdurun üzerine boşaldığı, katılan mağdurun üzerinde sıvı hissettiği, sanık eylemine son verdikten sonra normal tavırlarını sürdürdüğü, katılan mağdurun motoru kullandığı, ceviz topladıkları ve eve döndükleri, katılan mağdurun ekmek almak için bakkala gittiği ve tanık ...'ın telefonu ile jandarmaya haber verdiği mahkememizce kabul edilmiştir. Sanık savcılık ve Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 12.09.2022 tarihinde alınan beyanında atılı suçu tamamıyla inkar etmiş, katılan mağdurun eşofman altındaki lekelerin (meni) sanığın DNA profili ile uyumlu olduğuna dair Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin ANK-BYL-2022-6781 uzmanlık numaralı, 10.10.2022 tarihli uzmanlık raporundan sonra alınan 17.03.2023 tarihli beyanında katılan mağdurun kendisini tahrik etmesi üzerine cinsel organını katılan mağdurun bacaklarına sürttüğünü ve boşaldığını ifade etmiştir. Sanığın izah edilen şekilde çelişkili savunmaları, belirtilen uzmanlık raporu, tanık ...'ın katılan mağdurun beyanlarını destekleyen ve katılan mağdurun ellerinin ve ayaklarının titrer vaziyette olduğuna dair beyanları, katılan mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve tutarlı beyanları göz önünde bulundurulduğunda sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna tam kanaat getirilmekle savunmalara itibar edilmemiştir. Her ne kadar sanığın katılan mağdura yönelik üzerine atılı 'Çocuğun nitelikli cinsel istimarı' suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın organ sokmanın gerçeklemediğine dair savunması, katılan mağdurun adli muayene raporunda fiili livatanın gerçekleştiğine dair bulgunun olmaması, katılan mağdurun beyanlarında sanığın sürtündüğünü, 'tam olarak sokmadığını' beyan etmesi ve organ sokmanın gerçekleştiğini net şekilde ifade etmiyor olması birlikte değerlendirildiğinde; -'kuşkudan sanık yararlanır' ilkesi de göz önünde bulundurularak- organ sokma eyleminin gerçekleşmediği kabul edilerek sanık ...'ın, katılan mağdura yönelik gerçekleştirdiği Mahkememizce sabit görülen eyleminin TCK'nın 103/1. Maddesinde düzenlenen sarkıntılık boyutunu aşar şekilde 'Çocuğun basit cinsel istismarı' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Buna göre sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/1-(b) maddesi delaletiyle 103/1. Maddesi birinci cümlesi gereğince ve orantılılık ilkesi ile aynı Kanunun 61/1. maddesinde düzenlenen kıstaslar çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu, sanığın eyleminin tamamlanmış olması ve geldiği aşama, katılan mağdurun yaşı hususları dikkate alınarak alt hadden bir miktar uzaklaşmak suretiyle takdiren ve teşdiden 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçun, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı işlenmesi nedeniyle TCK'nın 103/3-(c) maddesi uyarınca cezada yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın sosyal durumu, cezanın geleceği üzerindeki etkileri ve yeterince pişmanlık göstermemiş olması dikkate alınarak hakkında cezada indirim yapılmasını öngören TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı iptal kararı da gözetilerek; 5237 sayılı TCK'nın, 15/04/2020 gün ve 13100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 14/04/2020 tarih ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değişik 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak yasal koşulları oluşmadığından 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına ve diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Diğer yandan her ne kadar sanık ... hakkında üzerine atılı 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunu işlediğinden bahisle de cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkta, katılan ile birlikte ceviz toplamak için gitmeden önce cinsel istismar eylemini işleme iradesinin oluştuğuna dair dosyaya yansıyan somut bir delil olmaması (bu anlamda katılan mağdurun ve sanığın beyanında geçen ... Yüksel'e, sanığın evden çıkmadan önce gelmemesini söylediği sabit ise de (bu husus sanığın da kabulüyle sabit olduğundan tanık olarak dinlenmesine gerek görülmemiştir), tek başına bu durumun sanık açısından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yan delil olarak kabul edilmeyeceği değerlendirilmiştir) ve alınan beyanlara göre olay yerinde ve öncesinde gerçekten de ceviz toplama işinin yapılmış olması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından hileye dair iddianın şüphede kaldığı, bu durumda hürriyetten yoksun kılma eyleminin cinsel eylem ile sınırlı kalması, akabinde katılan mağdurun motoru kullanması ve bu hususun katılan mağdurun olay yerinde zorla alıkonulmadığını göstermesi, çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkânının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, bu nedenle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine bu atılı suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(a) maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçeyle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/690 Esas, 2023/835 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.