Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/429
Karar No
K. 2023/931
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/429
KARAR NO: 2023/931
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/10/2019
KARAR TARİHİ: 22/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.01.2019 tarihinde “Entegre Hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme gereğince davacının, davalıya ait fabrika üretim tesisi, depo, antrepo vb. Tesislerinde belirtilen hizmetlerde çalıştırılmak üzere personel temini ve çalıştırılmasını üstlendiğini, davalının da maliyet tablosundaki bedeli ödemeyi üstlendiğini, sözleşmenin hükümlerine göre davalının bağlı olduğu grup şirketlerinden birisi, davacının yazılı onayı olmaksızın doğrudan veya dolaylı personelden hizmet ya da ürün aldığı sözleşme süresinin sonuna kadar ödenmesi gereken bedelin, cezai şart olarak davalı tarafından davacıyı derhal ödeneceğinin ve cezai şartın o personel için belirlenen altı aylık sözleşme bedelinin altında olamayacağını, sözleşmenin sona ermesi halinde davacı tarafından bu durumun tespit edilmesi durumunda o yıl yürürlükte olan asgari ücret dikkate alınarak cezai şartın 6 aylık brüt asgari ücret bedeli olarak belirleneceğinin kararlaştırıldığının, davalı sözleşmeyi fesih ettiğini, işi bilen 5 personelinin de kadrosun dâhil ettiğini, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacının 04.07.2019 tarihinde 78.996,91 TL'lik fatura düzenleyerek---- Noterliğinden 05.07.2019 tarihinde davalıya gönderdiğini, davalının faturayı ----. Noterliğinden 12.07.2019 tarihinde davalıya ihtarname ile iade ettiğini, davalı aleyhine ----İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu, 31.05.2019 tarihinde işçilere sözleşmenin sonlandırılacağına ilişkin fesih bildirim yapıldığını, 14.06.2019 tarihinde de fesih bildirimlerinin davalı yetkilisi -----tarafından mail yoluyla bildirildiğini, 5 ay önceden fesih sebebiyle davalının davacıya 10.000 TL ödenmesini kararlaştırıldığını, davacı tarafından 16.06.2019 tarihinde KDV dâhil faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının faturaya 25.06.2019 tarihinde itiraz ettiğini, davalının kabul etmediğini, faturayı gerekçe göstermesinde haksız olduğunu, davalının davacının 3 personel için muvafakat verdiği iddiasının doğru olmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı özetle sözleşmenin 4.7. hükmünün ilk fıkrasında davacının yazılı muvafakatinin alınması halinde 1 maaş bedelince danışmanlık hizmetleri bedelinin takip eden ayın faturasına yansıtılacağının kararlaştırıldığını, davacının anılan personeller için toplam 10.103,80TL,. Danışmanlık hizmetleri bedeli için 18.06.2019 tarihinde fatura düzenlediğini, başka bir ifadeyle muvafakat alındığı takdirde keşide edilmesi gereken faturanın davacı tarafından keşide edilerek davalıya gönderildiğini, davacının bu faturayı açıklayan 18.06.2019 tarihti c- mailinde “----projemizle ilgili olarak devretmiş olduğunuz personellerin danışmanlık bedelleri olup fatura edilmesi gerekmektedir" açıklamasına yer verdiğini, davacının sadece bu fatura bedelini dava konusu edebileceğini, davacının yazılı muvafakat verdiğini, davacının personel temin etmediğini, hiçbir edimini ifa etmediğini ve davalının işyerinde çalışan personelin davalı tarafından bulunduğunu, fiilen sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme ortadan kalktığı için artık TBK m. 182/1I hükmünce cezanın ifasının istenemeyeceğini, davalının davacıya 16.05.2019 tarihinde e-mail göndererek yaşanan aksaklıkların giderilmemesi halinde bildirimsiz. olarak çalışmanın sonlandırılacağının heyan ettiğini, hunun üzerinde davacının davalıya gelerek davalıyla çalışmayacaklarının ve personelin davalı şirkette çalışmaya devam edebileceğinin belirtildiğini, bunların üzerine davacının anılan personelleri işten çıkardığını ve davalıya 18.05.2019 tarihinde 7 personelin fesih bildirim tebligatlarını gönderdiğini, böylece davacının sözleşmeyi fiilen feshettiğini, davacının sözleşmenin 64A. Maddesinde düzenlenen fesih hükmüne aykırı davrandığını ve davalının ceza şart alacağının oluştuğunu, sözleşmenin 6.1. maddesi gereğince davacının davalıdan bakiye süreye ilişkin ve/veya herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlendiğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----. İcra Müdürlüğü'nün----esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce dinlenilen tanık ----- beyanında; "Ben davacı şirket bünyesinde insan kaynakları müdürü olarak 3 yıldır görev yapmaktayım, biz şirket olarak diğer şirketlere personel istihdamı sağlamaktayız. Davacı şirket bünyesinde görev yapmakta olan ancak davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme neticesinde ----- olan davalı şirkette istihdam ettiğimiz 5 personelin sözleşme şartlarına uyulmadan davacı şirketin yazılı muvafakati alınmadan davalı şirkete kadrolu olarak işe başladıklarını biliyorum. Ben davacı şirket bünyesinde çalışan ve anlaşma gereği şirketlerde çalıştırılan şirketimiz bünyesindeki personellerin başlayış ve ayrılışlarıyla ben ilgilenmekteyim. Bu sebepten dolayı davalı şirketin davacı şirketten muvafakat almadan 5 personelin kendi şirketleri bünyesinde çalıştırmaya başladıklarını biliyorum. Biz bu 5 personelin kendi şirketimizden ayrılışını yapmamıştık. Davalı şirket 5 personeli kendi bünyesine alana kadar bizim personelimiz statüsündeydi. Maaşlarını primlerini davacı şirket yatırmaktaydı. Davacı şirket bünyesinde çalışan 5 personelin davacı şirketten ayrılmaya yönelik olarak yazılı istifaları yoktur. Davaya konu 5 personel davalı şirket bünyesinde ağır iş olarak nitelendirebileceğimiz ham madde olarak çuvallarla tuzu fabrikaya işlemek için indirmek işlemek ve işlenmiş olan tuzu yükleme işinde çalışıyorlardı ve bu sektörde bu şekilde çalışacak personelin bulunmasının zor olduğundan davalı şirket ve çalıştığımız diğer şirketler personel bulamadığından şirketimiz gerekli personel istihdamını sağlar. Biz davacı şirket olarak davalı şirket bünyesinde davaya konu 5 personel dahil yaklaşık 11-12 personelimiz davalı şirket bünyesinde çalışmaktadır. 5 personelin ayrılış bildirimlerini davalı şirket e-mail yolu ile davaya konu 5 personel ile çalışmayacağını bu personelleri geri çekilmesini talep ettikten sonra bu 5 personeli tekrardan kadrolu olarak kendi bünyesinde işe almıştır. Davalı şirket bünyesinde çalışan diğer personellerin fabrika içinde emir ve talimatlarını davalı şirket vermekteydi" şeklinde beyanda bulunmuştur.Talimat mahkemesince dinlenilen tanık TANIK ----- beyanında; "Ben davalı şirkette 16 yıldır çalışıyorum 4 yıldır fabrika müdürü olarak görev yapmaktayım bu nedenle konuyu biliyorum, davacı şirket ile davalı arasında personel tedarikine ilişkin anlaşma yapılmıştır bu anlaşma kapsamında davacı personel tedariki yapacak, bir personel ayrıldığında takviye yapacaktı, karşılığında da ücret alıyordu. Ancak sözleşmenin seyri sıkıntılı geçti, davacı firma personel tedarikini yerine getiremedi, bunun üzerine davalı firma kendi personel bulup davacı şirket ile anlaşması olduğu için o şirket üzerinden kendi personelini çalıştırmıştır. Daha sonra davalı davacıya sözlü ve yazılı olarak uyarıda bulundu, karşılıklı olarak taraflar mutabık kaldılar, sözleşmenin fesh edileceği hususunda anlaştılar, davalı firma tarafından tedarik edilen personelin sözleşmesini fesh ettiler, bu personel----çalışanı idi, daha sonra işi bilen bir personel daha verimli olacağı için davalı şirket olarak biz bu personeli işe aldık, bizim işe almamız davacının bu personeli işten çıkarttıktan sonradır, çünkü davacı ile hiçbir bağı kalmamıştır, kaldı ki davacı şirketin bu personelin işe alınmasından önce bilgisi vardı, muvafakatta vermişti, zaten bunun üzerine işe alındı" şeklinde beyanda bulunmuştur

Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ---- beyanında; "Ben davalı şirkette 17 yıldır muhasebe ve idari işler sorumlusu olarak görev yapmaktayım, bu nedenle konuyu biliyorum, davacı şirket ile davalı arasında personel tedarikine ilişkin anlaşma yapılmıştır, bu anlaşma kapsamında davacı personel tedariki yapacak, bir personel ayrıldığında takviye yapacaktı, karşılığında da ücret alıyordu. Ancak sözleşmenin seyri sıkıntılı geçti, davacı firma personel tedarikini yerine getiremedi, bunun üzerine davalı firma kendi personel bulup davacı şirket ile anlaşması olduğu için o şirket üzerinden kendi personelini çalıştırmıştır. Daha sonra davalı, davacıya sözlü ve yazılı olarak uyarılarda bulundu, karşılıklı olarak taraflar mutabık kaldılar, sözleşmenin fesh edileceği hususunda anlaştılar, davalı firma tarafından tedarik edilen personelin sözleşmesini fesh ettiler, bu personel ----- çalışanı idi, daha sonra işi bilen bir personelin daha verimli olacağı için davalı şirket olarak biz bu personeli işe aldık. Bizim işe almamız, davacının bu personeli işten çıkarttıktan sonradır, çünkü davacı ile hiçbir bağı kalmamıştır, kaldı ki davacı şirketin bu personelin işe alınmasından önce bilgisi vardı, muvafakatta vermişti, zaten bunun üzerine işe alındı" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Talimat mahkemesince dinlenilen tanık ----- beyanında" Ben davacı firmanın-----Bölge Temsilcisiyim ancak şirketi temsil imza yetkim yoktur. Firmamız insan kaynakları firmasıdır, değişik şirketlerin ihtiyaç duyduğu personeli bizim firmamız tarafından dışarıdan sağlanmaktadır. Davalı firma--- firması olduğu için personelin işi ağır olduğu için personel sirkülasyonu çok olmaktadır. Bizde çıkış oldukça personel temini yapıyorduk. Davalı firma ile bir sorunumuz yoktu. Ancak davalı firma aramızdaki sözleşmeyi sözlü olarak bildirdi. 2019 yılın mayıs ayında bu şekilde beyanda bulunduğunu, ay sonuna kadar çalışacağını beyan etti. Mayısın sonunda sözleşme fesih edildi ancak daha sonradan öğrendiğimiz dava dilekçesinde ismi geçen 5 personel firmanın kendi kadrosuna alınmıştır. Bu bizim bilgi dahilinde değildir, aramızdaki sözleşmeye aykırıdır. Davalı firma toplamda 10 bin TL bir bedel teklif edilerek bu şekilde konuyu kapatmak istediler. Bizim firmamız bunu kabul etti ancak bu ödemede yapılmadı, bizim firmamızda sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava açmak zorunda kaldı" şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı ----- ait ticari defterlerinin, Gelir İdaresi Başkanlığının sistem kontrolünde geçen E- DEFTER kapsamında olması nedeniyle muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu anlamına gelmekte olup açılış ve kapanış onaylarının (oluşturulduğu) Davalı -----incelenen ticari defter kayıtlarına göre; davacı ----- tarafından adına düzenlemiş olduğu 5 adet alış faturası toplamı olan 84.163,72 TL borcuna karşılık yapmış olduğu toplamı 84.163,72 TL olan 5 adet ödeme kaydı düşüldüğünde davalı ------. İcra Müdürlüğü'nün ----nolu icra dosyasının (07.08.2019) takip tarihi itibariyle 0,00 (sıfır) TL borcu olduğu ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- nolu icra takip dosyasındaki davacının alacağının dayanağı olan 04.07.2019 tarih ----- nolu 78.996,91 TL bedelli faturayı davalı tarafından-----Noteri 05.07.2019 tarih ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade ettiği ticari defter kayıtlarına intikal ettirmediği davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre ----İcra Müdürlüğü'nün ----- nolu icra dosyasının (07.08.2019) takip tarihi itibariyle borcu gözükmediğinden asıl borca işlemiş faiz hesabı yapılmadığı, davacının ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ nolu icra dosyasının (07.08.2019) takip tarihi itibariyle 78.996,91 TL asıl alacağının kabulü halinde alacağın dayanağı olan faturanın (09.07.2019) tebliğ tarihinden (07.08.2019) icra takip tarihine kadar ticari temerrüt faizi oranı üzerinden asıl alacağa işlemiş faizi 1.223,91 TL olarak hesap edildiği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan 03/12/2020 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında 01.01.2019 tarihinde, adi yazılı olmakla TBK m. 12 hükmünce geçerli şekilde, “Enteyre Hizmetleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin kurulduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı,

Davalı tarafından sözleşmenin 4.1. maddesinin ihlal edilmiş sayılıp sayılmayacağı, davacının ceza koşulu (cezai şart) alacağı olarak düzenleyip davalıya gönderdiği 04.07.2019 tarihli, 78.996,91TL.lik fatura bedeline hak kazanıp kazanmadığı noktasındaki uyuşmazlığın bulunduğu, Dosya kapsamına sunulan ve davacının “işveren" sıfatıyla hazırladığı ve----- tarafından 18.05.2019 tarihinde imzalanan “Fesih Bildirim Tebligatı”nda bu kişilerin, davalı ----şirketinde geçici görevlendirme ile görev yaptığı ve fakat personel azaltma nedeniyle işe 31.05.2019 tarihinde son verileceğinin helirtildiği; bu belgelerdeki irade beyanı ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı ile ----- arasındaki hizmet sözleşmelerinin davacı tarafından feshedildiği (sonlandırıldığı); feshin hüküm ve sonuç doğuracağı 31.05.2019 tarihinden sonra 01.06.2019 tarihinden itibaren de adı geçen bu beş personelin davalı işverenle çalışmaya başladığının --- dökümlerinden açıkça anlaşıldığı, Sözleşmenin 4.7. maddesinde “Müşteri, ---- kadrosunda bulunan, bulunmuş olan ya da daha önce ----- aracılığı ile Müşteri'nin işyerinde çalışmış olan bir personeli kendi kadrosuna almak istemesi halinde öncelikli olarak ---- yazılı muvafakati alınacaktır. ---- muvafakat vermediği takdirde personelin 1 maaş (prim, vergi ve diğer hakedişler dahil edilerek) bedelince danışmanlık hizmetleri bedeli, takip eden ayın faturasına yansıtılacaktır.” şeklinde hüküm kararlaştırılmış olup dosya kapsamına sunulan ve davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen KDV dahil (10.103,807 TL KDV) 11.922,448TL. bedelli faturanın açıklama kısmında açık bir şekilde “danışmanlık hizmeti bedeli” ifadesine yer verildiğinden sözleşmenin 4,7. hükmü gereğince davacının, eski personellerinin davalı şirkette çalışmaya başlaması sebebiyle anılan (10.103,80 TL+KDV) 11.922,448TL. bedelli bu faturayı, takip eden ay 18.06.2019 tarihinde düzenlediği ve ayrıca 18.06.2019 tarihli e-mailde de davacının “----- projemizle ilgili olarak devretmiş olduğunuz personellerin danışmanlık bedelleri olup fatura edilmesi gerekmektedir.” açıklamasına yer verdiği dikkate alındığında bu irade beyanlarının yorumlanmasıyla davacının sözleşmenin 4.7. hükmünce gereken muvafakati davalıya verdiği, aksini kabulün TMK m. 2 hükmünde düzenlenen “dürüstlük kuralı"na aykırılık teşkil edebileceği, dolayısıyla icra takibine konu edilen ve davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen KDV dahil 78.996,91 TL. bedelli faturada açıklama kısmında yer aldığı üzere “01.09.2019 tarihli sözleşmenin 4.7. Maddesi uyarınca cezai şart bedeli"nin (TBK m. 179/1 hükmünde düzenlenen "ifa yerine ceza koşulu"nun) talep edilemeyeceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Bilirkişi tarafından alınan 08/03/2021 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında 01.01.2019 tarihinde, adi yazılı olmakla TBK m. 12 hükmünce geçerli şekilde, “Entegre Hizmetleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin kurulduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, Davalı tarafından sözleşmenin 4.1. maddesinin ihlal edilmiş sayılıp sayılmayacağı, davacının ceza koşulu (cezai şart) alacağı olarak düzenleyip davalıya gönderdiği 04.07.2019 tarihli, 78.996,91TL-lik fatura bedeline hak kazanıp kazanmadığı noktasındaki uyuşmazlığın bulunduğu, İcra takibine konu edilen 04.07.2019 tarihli faturada ve davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen KDV dahil 78.996,91TL. bedelli faturada açıklama kısmında *01.09.2019 tarihli sözleşmenin 4.7. maddesi uyarınca cezai şart bedeli, miktarı 3" ifadesine yer verildiği dosya kapsamına sunulan ve davacının “işveren” sıfatıyla hazırladığı ve ----- tarafından 18.05.2019 tarihinde imzalanan “Fesih Bildirim Tebligatı”nda bu kişilerin, davalı -----şirketinde geçici görevlendirme ile görev yaptığı ve fakat personel azaltma nedeniyle işe 31.05.2019 tarihinde son verileceğinin belirtüdiği; bu belgelerdeki irade beyanı ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı ile dava dışı ------ arasındaki hizmet sözleşmelerinin davacı tarafından feshedildiği (sonlandırıldığı); feshin hüküm ve sonuç doğuracağı 31.05.2019 tarihinden sonra, 01.06.2019 tarihinden itibaren de adı geçen bu beş personelin davalı ile çalışmaya başladığının ---- dökümlerinden açıkça anlaşıldığı, Sözleşmenin 4:7. maddeşinde "Müşteri,-----kadrosunda bulunan, bulunmuş olan ya da daha önce ----- aracılığı ile Müşteri'nin işyerinde çalışmış olan bir personeli kendi kadrosuna almak istemesi halinde öncelikli olarak ----yazılı muvafakati alınacaktır.----- muvafakat vermediği takdirde personelin 1 maaş (prim, vergi ve diğer hakedişler dahil edilerek) bedelince danışmanlık hizmetleri bedeli, tekip eden ayın faturasına yansıtılacaktır.” şeklinde hüküm kararlaştırılmış olup dosya kapsamına şunulan ve davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen KDV dahil (120.103,86TL+KDV) 19.922,8TL. bedelli faturanın açıklama kısmında açık bir şekilde “danışmanlık hizmeti" ifadesine yer verildiğinden sözleşmenin 4.7. hükmü gereğince davacının, eski personellerinin davalı şirkette çalışmaya başlaması sebebiyle anılan (10.103, 80 TL KDV) 11.922,448 TL, bedelli bu faturayı, takip eden ay 18.06.2019 tarihinde düzenlediği ve ayrıca 18.06.2019 tarihli e-mailde de davacının “----- projemizle ilgili olarak devretmiş olduğunuz personellerin danışmanlık bedelleri olup fatura edilmesi gerekmektedir.” açıklamasına yer verdiği dikkate alındığında bu irade beyanlarının yorumlanmasıyla ( davacı bu faturanın ----- için hazırlandığını iddia etmiş olup açıka "hangi çalışanlar için" davacının muvafakat verdiği anlaşılmamakla birlikte fatura açıklamasında miktarı 1" ifadesine yer verildiği görülmekle) davacının sözleşme gereğince gereken muvafakati verdiği, aksini kabulün TMK m. 2 hükmünde düzenlenen *dürüstlük kuralı”na aykırılık teşkil edebileceği, kaldı ki davacının rapora itiraz dilekçesinin 2. sayfasında “3 işçi için muvafakat varmış gibi 11.922,48 TL.lik faturanın düzenlendiği" beyan edilmiş olmakla birlikte en azından bu üç işçi bakımından rızanın verildiği kanaatine varıldığı; Ancak sonuç olarak sözleşmede davacı tarafından verileceği kararlaştırılan "yazılı muvafakatin” somut olayda ayrıca aranıp aranmayacağı, fatura bedeli olan 11922,48TLlik ceza kaşulunun (cezai şartın) davacı tarafından ----- bakımından) istenip istenemeyeceği hususunun mahkememize ait olduğu brüt maaş incelemesi KDV'nin eklenmesi vs hususlar uzmanlık alanıma girmemekle birlikte davacının beyan ettiği gibi brüt maaş tutarının 3.187,60 TL olduğu ve davacının diğer dava dışı kişiler olan ----bakımından rıza vermediği mahkememizce kabul edilirse bu halde davacının a) 2 kişi x3.187,60(kdv hariç) x7 Ay 44.631,02 TL lik ceza koşulu (cezai şart) bedeli yönünden alacaklı olabileceği b) Dolayısıyla icra takibine konu edilen ve davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen KDV dahil 78.996,91TL. bedelli faturada açıklama kısmında yer aldığı üzere “01.09.2019 tarihli sözleşmenin 4.7. maddesi uyarınca cezai Şart bedeli” (TBK m. 179/1 hükmünde düzenlenen “ifa yerine ceza koşulu”) olarak 44.631,02TL.nin talep edilebileceği, faturanın (icre takibinde belirtildiği üzere) davalıya 09.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilecek olursa bu halde 09.07.2019 tarihinden icra takibi tarihi olan 07.08.2019'a kadar 44.631,02TL bakımından işlemiş faizin 691,48 TL olarak hesaplanabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan 02/01/2022 ve 19/08/2022 tarihli raporda özetle; Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md.

222.uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı yasal defter kayıtlarına göre 07.08.2019 takip itibari ile davacı asıl alacağının 78.996,91 TL'si olduğu, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça tanzim edilen 04.07.2019 tarihli faturadan kaynaklandığı, Kök ve ek rapordaki değerlendirmeler ile talimat mahkemesinde alınan raporlar kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler dikkate alındığında; Dosya kapsamında bulunan ve taraflarca imzalanan aylık maliyet analizi esas alınması durumunda davacının davalıdan danışmanlık ve cezai şart bedelleri ile ilgili 54.734,82 TL * 18 KDV — 64.587,09 TL'si asıl alacaklı olacağı, Şayet aylık maliyet analızı kabul edilmeyip kalan sözleşme süresinin asgari ücret ile çarpılması durumunda ise davacının davalıdan danışmanlık ve cezai şart bedelleri ile ilgili 45.921,40 TL * 18 KDV -54.187,25 TL'si asıl alacaklı olacağı, Davalı tarafın TBK. m 117 uyarınca rapor içeriğinde ayrıntısı verildiği üzere faturanın tebliğ edildiği (dosya kapsamında davalının 05.07.2019 tarihinde noterden iade ettiği dikkate alındığında) bu itibarla davacının talebi de nazara alındığında davalının 09.07.2019 tarihi itibari ile mütemerrit olduğu, bu itibarla yapılan hesaplamalarda 64.587,09 TL'lik (Maliyet analizi formuna göre) alacak ile ilgili hesaplanan işlemiş faiz ve sonrasında faizli alacak ile birlikte fazla talep edilen tutarların FAİZ DÖNEMİ Başlangıcı ve bitişi 09.07.2019 07.08.2019, gün sayısının 29, faiz oranının 19,5 Faizde işletilecek ana para tutarının 64.587,09 TL faiz tutarının toplam 1.014,56 tl geneltoplam 65.601,65 tl takipte talep edilen asıl alacak 78.996,91 tl takipte talep edilen işlemiş faiz 1.223,91 tl fazla talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz 14,619,17 tl olduğu bu itibarla yapılan hesaplamalarda 54.187,25 tl'lik (asgari ücret hesabına göre) alacak ile ilgili hesaplanan işlemiş faiz ve sonrasında faizli alacak ile birlikte fazla talen edilen tutarların: faiz dönemi başlangıcı ve bitişi 09.07.2019- 07.08.2019, gün sayısının 29, faiz oranının 19,5 faizde işletilecek ana para tutarının 54.187,25 tl faiz tutarının toplam 851,19 tl geneltoplam 55.038,44 tl takipte talep edilen asıl alacak 78.996,91 tl takipte talep edilen işlemiş faiz 1.223,91 tl fazla talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz 14,619,17 tl olduğu bu itibarla davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 05.03.2019 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda mahkememiz tarafından kabul edilecek davacı asıl alacağına davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince -----tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.07.2018- 31.12.2019 arası Y19,50; 01.01.2020- 30.06.2020 arası Y13,75; 01.07.2020-.31.12.2020 tarihleri arası %10,00, 01.01.2021 sonrası %16,75) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 04/09/2023 tarihli raporda özetle; Davacı Şirketin, Şirket İşçilerinin Davalı Şirkette Çalışmasına Muvafakat Verip Vermediği ve mahkememiz aksi kanatte ise, davacının hiçbir işçisi yönünden muvafakat vermediği yönünde karar vermesi halinde ise, davacı şirketin talep edebileceği alacak tutarının KDV dahil toplam 131.661,51 TL olarak hesap edilmiş olup, taleple bağlılık gereği 78.996,91 TL'nin kabul edilebileceği, davalı şirketin, davacı şirket tarafından talep edilen cezai şart bedelinin yerinde olmadığı, kabul edilmemek kaydıyla, talebinin yerinde olduğuna karar veriİse bile işçilerin müvekkili şirkette çalışmasına muvafakat verildiği, bu sebeple sadece 18.06.2019 tarih, ---- seri nodu, “Danışmanlık Hizmet Bedeli” açıklamalı KDV dahil 11.922,48 TL (KDV hariç 10.103,80 TL) tutarlı fatura bedelinin talep edilebileceği yönündeki taleplerine ilişkin hukuki Değerlendirmenin mahkememize ait olduğu Davacı şirketin talep edebileceği asıl alacak tutarının 63.949,88 TL olarak kabul edilmesi halinde, davacının takip öncesinde 922,46 TL tutarında faiz talebinde bulunabileceği, Davacı şirketin talep edebileceği asıl alacak tutarının 78.996,91 TL olarak kabul edilmesi halinde, davacının takip öncesinde 1.139,50 TL tutarında faiz talebinde bulunabileceği, Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Tüm dosya kapsamı ---- kayıtları , tanık anlatımlar ve bilirkişi raporları bir bütün halinde incelendiğinde ; taraflar arasında 01.01.2019 tarihinde, entegre hizmetleri sözleşmenin kurulduğu tespit edilmekle davalı tarafın sözleşmenin 4.7. maddesinin ihlal edip etmediği ve davacının dava dışı işçilerin davalı uhdesinde çalışmasına muvafakatinin bulunup bulunmadığı , talebe konu cezai şartın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamında mübrez davacının “işveren" sıfatıyla hazırladığı ve dava dışı işçiler, ----- tarafından 18.05.2019 tarihinde imzalanan fesih bildirim tebligatında bu işçilerin, davalı ----- şirketinde geçici görevlendirme ile görev yaptığı ve fakat personel azaltma nedeniyle işe 31.05.2019 tarihinde son verileceğinin ve davacı şirket ile dava dışı işçiler ,-----arasındaki hizmet sözleşmelerinin davacı tarafından feshedildiği, feshin hüküm ve sonuç doğuracağı 31.05.2019 tarihinden sonra 01.06.2019 tarihinden itibaren de adı geçen bu beş personelin davalı işverenle çalışmaya başladığının ---- dökümlerinden açıkça anlaşılmakla ve davaya konu sözleşmenin 4:7. maddeşinde "Müşteri,---- kadrosunda bulunan, bulunmuş olan ya da daha önce ---- aracılığı ile Müşteri'nin işyerinde çalışmış olan bir personeli kendi kadrosuna almak istemesi halinde öncelikli olarak----- yazılı muvafakati alınacaktır----muvafakat vermediği takdirde personelin 1 maaş (prim, vergi ve diğer hakedişler dahil edilerek) bedelince danışmanlık hizmetleri bedeli takip edan ayın faturasına yansıtılacaktır. MÜŞTERİ ya da MÜŞTERİ'nin bağlı olduğu grup şirketlerden birisi,----- yazılı muvafakati alınmaksızın doğrudan ya da dolaylı olarak personelden hizmetürün aklığı ya da (alt-üst- gerçek-dolaylı işveren sıfatı ila) iş ilişkisi kurduğu takdirde; o personel için sözleşme süresi sonuna kadar ödenmesi gereken bedel cezai şart olarak MÜŞTERİ tarafından ---- derhal ödeneceklir. Her halükârda bu cezai şart bedeli o personel için belirlenen 8 aylık sözleşme bedelinin altında olamaz. Sözleşmenin sona erdiği dururmda sonraki bir tarihte de ---- tarafından bu şekilde bir durum tespit edikdiği takdirde o yıl yürürlükte olan asgari ücret dikkate alınarak cezai şart miktarı 6 aylık brüt asgari ücret olarak belirlenecektir. ” şeklindeki hükümde düzenlenen yükümlülükler sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmekle zira davalının basiretli tacir olduğu ilgili sözleşmeyi yazılı çekince koymadan imzaladığı da görülmekle dosyada mübrez bulunan ----- kayıtları ve cevap dilekçesi ekindeki belgeler de incelenmekle birlikte ilgili hükümler TBK 444. Maddesi uyarınca rekabet yasağına aykırı olarak nitelendirilmemekle birlikte tacir olan tarafların, sözleşme serbestisi gereği ceza koşulunu serbestçe belirleyebilme yetkilerinin bulunduğu anşılmakla tüm bu doğrultuda belirtilen ceza koşulu, dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde belirlenmemeli ve fahiş olmamalıdır. Aksi durumda TBK m. 182’nci uyarınca hâkim bu ceza koşulunu re’sen indirebilecektir. Ancak, hâkimin ceza koşulunu re’sen indirme yetkisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) düzenlenen tacir ve ticari işler bakımından kısıtlanmıştır. Somut olayda izah edilen kanun hükümleri doğrultusunda dava dışı işçi ----- kayıtları, hizmet dökümleri , davacı tarafça düzenlen faturalar ve taraf mail yazışmaları dava ve cevap dilekçesi ekinde yer alan sözleşme hükümleri ve ekleri bir bütün halinde incelenmekle ilgili cezai şart hükmü sözleşme serbestisi ilkesince değerlendirilmekle tacir olan taraflar yönünden dürüstlük kuralına da aykırı görülmemekle beraber taraf ticari defterleri incelenmekle davacı tarafından davalıya hitaben düzenlendiği KDV dahil 11.922,48TL. bedelli faturanın açıklama kısmında" açık bir şekilde danışmanlık hizmeti 1 " ifadesine yer verildiği mali müşavir bilirkişilerce tespit edilmekle ve sözleşmenin 4.7. hükmü gereğince davacının 11.922,48TL. bedelli bu faturayı, feshi takip eden ay olan 18.06.2019 tarihinde düzenlediği ve ayrıca dosyada mübrez 18.06.2019 tarihli e-mailde de davacının “----- projemizle ilgili olarak devretmiş olduğunuz personellerin danışmanlık bedelleri olup fatura edilmesi gerekmektedir.” dosyaya sunulan mail kayıtları incelenmekle ilgili faturanın----için hazırlandığını anlaşılmakla , davacının sözleşme gereğince danışmanlık hizmetine yönelik olarak fatura düzenlediği gözetilerek bu işçiler yönünden muvafakat verdiği anlaşılmakla diğer işçiler yönünden muvafakat verildiğine yönelik olarak yazılı bir belge ve delil sunulmamakla bu işçiler yönünden sözleşmenin 4,7 madde hükmü gereğince sözleşmenin geri kalan süresi sonuna kadar ödenmesi gereken bedeli cezai şart olarak talep edebileceği kanaatine varılarak usul ve yasaya uygun 03/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ücret hesapları hükme esas alınmakla davacının davalıdan 63.949,88 TL cezai şart alacağı bulunduğu ve davacının davalı takip öncesi temerrüte düşürmüş olduğu hesaplanan 922,46 TL yönünden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla açılan davanın bu miktar yönünden kısmen kabulüne fazlaya yönelik talebininin yukarıda izah edilen nedenler uyarınca davacı tarafça ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine----- İcra Müdürlüğü'nün----- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile 63.949,88 TL asıl alacak 922,46 TL işlemiş faiz üzerinden takibin aynen devamına, fazlaya yönelik talebin Reddine,

2.Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Karar harcı 4.431,43 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 968,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.462,55‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 968,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.013,28 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.648,30 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6.184,97 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan 1.750,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 334,82 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,

7.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 15.348,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.067,45 TL'nin davalıdan, 252,55 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekiline (e-duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde---Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. TASHİH : Dosyanın incelenmesi neticesinde; "1-Mahkememizin 22/12/2023 tarihli gerekçeli kararın ----- nolu maddesi ile; "1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine----- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile 63.949,88 TL asıl alacak 922,46 TL işlemiş faiz üzerinden takibin aynen devamına, fazlaya yönelik talebin Reddine," karar verilmiş ancak sehven ------. İcra müdürlüğünün dosya numarası yazıldığı basit yazım hatası yapıldığı söz konusu durumun HMK 304/1 madde kapsamında maddi hata olduğu kabul edilmekle;

Mahkememizin 22/12/2023 tarihli gerekçeli kararın 1- numaralı bendinin "1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile 63.949,88 TL asıl alacak 922,46 TL işlemiş faiz üzerinden takibin aynen devamına, fazlaya yönelik talebin Reddine, " şeklinde tashihine (düzeltilmesine);HMK.nun 304 (2) maddesi uyarınca düzeltme şerhinin ilamın tüm nüshalarına işlenmesine ya da eklenmesine karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.