7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/7316 E. , 2023/7110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Tarım ve Orman Bakanlığı davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 24.03.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suç tarihi ve suça konu eşyanın gümrük kaçağı sigara olduğu dikkate alınarak sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 4733 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun aşamalardan haberdar olmadığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekiline tebliğ edilmeden hükmün kesinleştirildiği, 24.03.2010 tarihli hükme yönelik Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun itiraz hakkı bulunduğundan anılan kuruma tebliğ edilmeyen hükmün henüz kesinleşmediği ve zamanaşımını durdurmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince zamanaşımını kesen son işlemin sanığın mahkemece savunmasının alındığı 24.03.2010 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi edildiği belirlenmiştir.
II. KARAR
Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyizinin münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın mahkemece savunmasının alındığı 24.03.2010 tarihi itibarıyla, hüküm tarihinde, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi Kanun'a aykırı olup,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...
1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/160 Esas, 2021/768 Karar sayılı kararına yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak hüküm tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen asli zamanaşımı süresi gerçekleşmiş bulunduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy çokluğuyla,
18.09.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı düşünce) KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ve şikayetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 24.03.2010 tarihli kararın suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekçeli karar tebliğ edilmeden kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 24.03.2010 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 10.07.2012 tarihli karar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iadesinden sonra 01.06.2021 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 10.07.2012 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 01.06.2021 tarihli kararının bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.09.2023