11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/20904 E. , 2023/7302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezası ertelendiği halde suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında sahtecilik suçundan verilen hapis cezasının ertelenmediğine, suça konu bononun ve bono ile aynı keşide tarihini taşıyan ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren belgenin gerçek olduğuna, katılanların murisinin sanığa, ortak olduğu kooperatiften dolayı borçlu olduğuna, "belge" başlıklı yazı daha sonra ortaya çıkmış olsa da, belgedeki alacağın gerçekte var olduğuna ve halen ödenmediğine, maddi gerçekliğin daha sonra ortaya çıkmış olmasının sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, katılanların murisinin sanığa borçlu olduğunun kooperatif ve şirket kayıtları ile sabit olduğuna, bu durumda sanık tarafından sahte belge düzenlendiğini iddia etmenin akıl ve mantık ile bağdaşır yönü bulunmadığına, mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi ve kabule göre de sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen hapis cezası ertelendiği halde TCK'nın 51/1 maddesinin 2. cümlesi gereğince sahtecilik suçundan verilen hapis cezasının ertelenmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, ortağı olan ve 17.07.2011 tarihinde ölen...'ın orijinal imzalarından yararlanılmak suretiyle sahte olarak düzenlenen senedi,...'ın mirasçıları olan katılanlar aleyhine icra takibine koymak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2.İcra takibine yapılan itiraz üzerine icra mahkemesi dosyasından alınan rapor ile suça konu senetteki imzaların...'ın eli ürünü olmadığı ve ölenin gerçek imzalarından yararlanılmak sureti ile takliden atılmış sahte imzalar oldukları tesbit edilmiştir.
3.Sanığın aşamalardaki savunmaları, suça konu senedin kendisine ölen... tarafından verildiğine, imzaların...'a ait olduğuna ve senedin üzeri doldurulmuş vaziyette teslim edildiğine, 1990 yılında yapılan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle yaptıkları inşaatların dava konusu olduğuna, inşaatların 2004 yılında yıkıldığına, bir kısım davaların devam ettiğine, bu yıkımlar nedeniyle yapacakları geri ödemeler için İkbal'in üzerinde kooperatifin paraları olduğuna, bu paraları yıkılan inşaatın üyelerine geri ödeyeceğine, bu nedenle bu senedin düzenlendiğine ve suçsuz olduğuna ilişkindir.
4.Yapılan yargılama neticesinde ... İkbal'in ölümünden sonra, sanığın kendisini alacaklı gösteren ve...'ı borçlu gösteren İkbal'in imzasını taklit ederek düzenlemiş bulunduğu 500.000 TL bedelli bono için ölen İkbal'in kızları Yüksel ve Nursel hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibinde bulunduğu, sanık her ne kadar ... yargılama sırasında, İkbal'in inşaatın yıkılması nedeni ile sanığa 500.000 TL ödemeyi kabul ettiğine dair başka bir belge ibraz etmiş ise de, soruşturma aşamasında bu belgeden bahsetmediği gibi ibraz da etmediği, ... yargılama konusu suç işlenene kadar sanığın inşaatın 2004 yılında yıkıldığını ve bu tarihten beri...'dan alacaklı olduğunu belirtmesine rağmen, alacağını tahsile yönelik... aleyhine hukuk mahkemesinde alacak davası açmadığı, müdahillerin geçmişteki ortaklıktan başka sanığa borçlu olduklarına dair bir hukuki ilişkinin bulunmadığı, ... "belge" başlıklı yazılı belgedeki isim yazısı ve imzasının...'ın eli ürünü olduğu belirtilmiş ise de, sanığın bu belgeyi İkbal ölmeden önce ona boş olarak imzalattığı ve sonra ölümünü müteakip kendi lehine kullandığı kabulü ile incelemeye konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezası ertelenen ve suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hapis cezasının da 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında erteleme sınırları dahilinde olduğu nazara alınmadan, gerekçe gösterilmeksizin ertelenmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/432 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/432 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.