Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/92
Karar No
K. 2023/738
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/92 Esas
KARAR NO: 2023/738
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... -....

Av. ... - ...

DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/04/2018
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
KR.YZL.TARİHİ: 13/01/2024

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan 50.580,00-Euro alacaklı olduğunu, alacağın kaynağının 24/07/2014 tarih, ... numaralı ve 20.650,00-Euro tutarlı, 24/11/2014 tarih, ... numaralı ve 18.470,00-Euro ve 25/05/2015 tarih, ... numaralı ve 19.460,00-Euro tutarlı faturalara dayandığını, davalı tarafından yapılan 16/11/2016 ve 09/08/2017 tarihli ödemelerin toplamının 8.000,00-Euro olduğunu, müvekkilinin toplam alacağının 50.580,00-Euro olduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından kötüniyetli olarak itiraz edildiğini beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında eskiden beri süre gelen alım satıma dayalı ticari bir ilişkinin bulunduğunu, ticari ilişkilere dayanan ve davaya konu faturaların tamamını muhtelif zamanlarda banka kanalıyla davacı şirkete ödendiğini, bu ödemelerden ayrı olarak 16/01/2016 ve 09/08/2017 tarihlerinde toplamda 8.000,00-Euro ödeme yapıldığını, fazladan yapılan bu ödemelere istinaden sipariş edilen malzemelerin teslim edilmemesi sebebiyle müvekkili şirket ile davacı yan arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizin 08/10/2018 tarih, ... sayılı kararı ile; " Davanın KABULÜNE" karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna müracaat etmesi üzerine .... 'nin 27/12/2022 tarih, ...sayılı kararı ile; "....Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m.

233.yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.

Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller sözedilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan çeke ilişkin olarak davalının borçlu olup olmadığının belirlenmesi için açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile davalı yanın ileri sürdüğü vakıaya dair delilin toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır.

Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. .... kaldırma kararından önce; tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi tarafından hazırlanan 25/03/2019 tarihli rapora göre, davacının kendi defterlerine göre 3 adet toplam 58.580,00-Euro bedelli faturaların bakiyesi 50.580,00-Euro alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerine göre dava konusu 3 adet toplam 58.580,00-Euro bedelli faturaların bakiyesi 5.880,00-Euro alacaklı olduğu, faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak defterlerin mutabık olmadığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin takip konusu borca karşılık olup olmadığının ticari defterlerden net bir şekilde anlaşılamadığı, 19.600,00-Euro'luk farkın davacının 2008 yılı ticari defterlerini alacaklı 19.600,00-Euro alacaklı olarak açmış olmasından ve davalının 2008 yılı ticari defterlerini borçlu olarak açmamasından kaynaklandığı,davacının kendi 2007 yılı ticari defterine göre 7 adet toplam 172.000,00-Euro bedelli faturaların bakiyesi 19.600,00-Euro alacaklı olduğu, 25.100,00-Euro'luk farkın ... fatura nolu 25.100,00-Euro bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlıyken davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davacının söz konusu faturadaki malları davalıya teslim ettiğini ispatlamasının gerektiğinin rapor edildiği, söz konusu rapora itiraz edilmesi üzerine dosyanın aynı bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi tarafından hazırlanan 31/07/2019 tarihli rapora göre, 25/03/2019 tarihli raporda davacının davalıdan 5.880,00-Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu bedele davacının içeriğini teslim ettiğini ispatladığı davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 25.100,00-Euro bedelli faturanın bedeli eklendiğinde davacının davalıdan 30.980,00-Euro alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 31.734,81-TL ödeme ile ilgili belge davalı tarafından dosyaya sunulduğundan durumun tekrar değerlendirileceğinin rapor edildiği görülmüştür.

Davalı vekiline yemin metnini hazırlayıp sunması bakımından iki haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekili yemin metnini hazırlayıp sunmuş, davacı şirket yetkilisi .... 21/06/2023 tarihli duruşmada hazır olup; "davalı tarafa davaya konu üç adet fatura kapsamında mal teslim ettik, toplam fatura tutarının 8.000 Euro'luk kısmı ödendi, başkaca bir ödeme yapılmadı" demiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mahkememizce verilen kararın İstinaf tarafından yemin delilinin hatırlatılmaması nedeni ile kaldırıldığı, davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafından yemin deliline başvurulduğu, davacı şirket yetkilisi ...'nin mahkememizin 21/06/2023 tarihli celsesinde yemini eda ettiği ve davalı tarafa davaya konu üç adet fatura kapsamında mal teslim ettiklerini, toplam fatura tutarının 8.000 Euro'luk kısmının ödendiğini, başkaca bir ödeme yapılmadığını beyan ettiği görülmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin kaldırılan kararının gerekçesinde belirtildiği gibi davacının icra takibinin dayanağını oluşturan faturadaki malları davalıya teslim ettiğini ispat ettiği, davalı tarafından yıllara göre söz konusu fatura bedelleri ödendiği iddia edilse de fatura bazında söz konusu fatura bedellerini ödediğini ispat edemediği, cari hesaptan dolayı bir takım ödemeler gözükse de cari hesabın dayanağı olan 2006 yılına ait defterleri dosyaya sunmadığı, bunun dışında kendi defterlerinde gözüken ödemelerin bir kısmına ilişkin ise ödeme belgelerin bilirkişiye sunamadığı görülmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizde davacının icra takibinin dayanağını oluşturan faturalardaki malı davalıya teslim ettiğini ispatladığı, davalı tarafından söz konusu faturalardaki malın bedelinin davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne, söz konusu alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına,

2.Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile 236.284,47 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı 16.140,59 TL olduğundan peşin alınan 3.097,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.043,21 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

3.Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 37.442,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 3.133,28 TL harç toplamı, 2.257,58 TL tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzer toplam 5.390,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353 HMK md.353/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog