Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1054
Karar No
K. 2023/1017
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1054 Esas
KARAR NO: 2023/1017 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/11/2023
KARAR TARİHİ: 06/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 06/11/2023

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Kİra Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla taraflarınca başlatılan icra takibi, davalı borçlu firmanın itirazları nedeniyle durduğunu, davalı borçlu firma tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, iptalinin gerektiğini, davalı borçlu firma aleyhine alacağı tahsil edebilmek amacıyla öncelikle, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ....... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalı borçlu firma tarafından ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine karşı haksız bir şekilde itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılmış olan araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı gereği davalı firma ile görüşülüp ödemelerin yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ........ E. sayılı dosyası kapsamında yapılan arabuluculuk müzakerelerinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını, işbu borcun müvekkili şirkete ödenmediğini ve yapılan müzakerelerden de herhangi bir sonuç alınamadığını, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun kötüniyetli olmasının şart olmadığını, borçlunun itirazının haksız sayılabilmesi için, onun kötüniyetle ödeme ödeme emrine itiraz etmiş olup olmamasının önemi olmadığını, borçlunun kötüniyeti ancak tazminat miktarının belirlenmesinde rol oynayabileceğini, yine araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak kesilen faturaya da davalı borçlu firma tarafından fatura içerikleri ile ilgili müvekkili şirkete hiçbir itirazda da bulunulmadığını, bu şekilde müvekkili firma araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan hizmeti davalı firmaya her ne kadar gerektiği şekilde sunmuş ise de davalı firma ile yapılan görüşmeler sonuçsuz kaldığını, taraflarına sağlanan hizmet karşılığı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan bedelin ödemediğinden bu davayı açma zaruriyetlerinin olduğunu, neticede davanın kabulüne, davalı borçlu firmanın haksız itirazının iptali ile takibin fer’ileriyle birlikte devamına, borcun ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine, kötü niyetli davalı firma aleyhine asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; Taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.

Bilindiği üzere 01/10/2011 tarihinden sonra açılan davalarda 6100 sayılı HMK 4. maddesine göre sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler. Bu hükümle eskisine göre kira ilişkisinden doğan davalar bakımından hiçbir sınırlama olmaksızın tüm davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine dahil edilmiştir. Bir kira ilişkisinden doğmak şartı ile tüm uyuşmazlıklar için sulh hukuk mahkemesi görevli kılınmıştır. Bu noktada kanun hükmü içeriği açık olup kanunda belirtilen istisnanın ise somut dava ile esasen bir ilgisi bulunmamaktadır.

Yargılama tarihi itibari ile HMK. 114. maddesi çerçevesinde aranan dava şartlarından birisi ise mahkemenin görevli olmasıdır. HMK. 115/1 maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında mahkeme kendiliğinden araştırır. Bu dava şartı noksanlığını mahkeme tespit eder ise HMK .115/2 maddesine göre usulden ret kararı verir.

HMK 114.madde ve 115.maddleri uyarınca dava şartları bakımından eldeki dava incelendi. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.

Somut olayda uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan araç kira sözleşmesi uyarınca kiralanan araçların kira borcu nedeniyle kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık araç kira ilişkisinden kaynaklandığı görülmüştür. HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ve mahkememiz yargı çevresinde (Her ne kadar hem görevsizlik hem yetkisizlik kararı aynı anda verilemeyecekse de, Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırlarının Küçükçekmece Adliyesi yargı sınırlarını da kapsaması sebebiyle) bulunan davalının adresi mahkemesi Küçükçekmece Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,

4.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)

5.6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,

6.Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık tarafların yokluğunda karar verildi.06/11/2023 Katip ......

(e-imzalıdır)

Hakim......

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog