Esas No
E. 2021/24807
Karar No
K. 2023/8224
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/24807 E.  ,  2023/8224 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/400 E., 2020/3 K.
KATILANLAR: ..., ..., ..., ... Şubatlı
SUÇ: Dolandırıcılık, tehdit
SUÇ TARİHLERİ: 01.11.2009, 01.02.2010, 17.11.2011, 18.11.2011
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1

. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2017/400 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına(2 kez),

2.Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3.Sanık ... hakkında; i- Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına(3 kez), ii- Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyizi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyizi, bir nedene dayanmamaktadır.

3.Katılanlar ... ve ... vekilinin temyizi, az ceza verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'in, katılanlar ...ve ... ile dostluk ilişkisi içerisinde olup, torunu olan sanık ...'ı hakim olarak tanıttığı, icra müdürlüğü tarafından satılan hacizli gayrimenkullerin sanık ... tarafından piyasa fiyatının altında alınabileceğini beyan ederek katılanların sanık ...'a güvenmesine sebep olduğu, diğer sanık ...'ın ise katılan ...'in evine sanık ... ile birlikte görüşmeye gidip kendisini İcra Şefi olarak tanıttığı, sanık ...'ın oluşan bu güven havasından sonra her iki katılandan gayrimenkul almak üzere değişik miktarlarda para alıp uhdesine geçirdiği, ayrıca sanık ...'ın katılanlar ... ve ...'ya icralarda ev satışı olduğunu, isterse 52.000,00 TL bedel ve masrafları ile ev alabileceği vaadinde bulunması üzerine adı geçen katılanların bu parayı sanığa verdikleri, daha sora katılan ...'ın verdikleri parayı istemesi üzerine sanığın adı geçen katılanın arkadaşı ...'ı aradığı ve hoparlör açık bir haldeyken katılana hitaben "yanındaki gerizakalı aptala söyle, kaltak, orospu, onu öldürcem, yaşatmıycam, başına birşey gelirse benden bilsin, bunu aynen ona ilet, parasını da bugün vereceğim, işten de çıkarttıracağım, onu si...edeceğim, si.. sin gitsin" şeklinde sözler söylediği, birkaç dakika sonra tekrar aradığı ve "yanındaki gerizakalı aptala söyle, kaltak, orospu, onu öldürcem, yaşatmıycam, başına birşey gelirse benden bilsin, bunu aynen ona ilet, parasını da bugün vereceğim, işten de çıkarttıracağım, onu si...edeceğim, si.. sin gitsin, benim hakkımda yalan yanlış şeyler söyleyip kafanızı karıştıracaktır, o orospuya inanmayın, siz beni biliyorsunuz, bunları kanıtlayacağım, akşam size geleceğim, annemle size gelip konuşacağız bu konuyu" şeklinde sözler söylediği; sanıkların üzerlerine atılı suçların uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek sanıkların cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Katılanlar ... ve ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile sanığın tevilli ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanları ve sanığın tevilli ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, düzeltilen husus dışında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, somut olayda eylemlerin, aynı gün içerisinde kısa zaman aralığıyla gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, hukuken tek fiil sayılacak hareketlerle gerçekleşen olay nedeniyle tek tehdit suçunun oluşacağı ve farklı zamanlarda işlenen birden çok suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

C. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir.

3.Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 23.11.2011 olarak yazılmış ise de, bu eylem nedeniyle en son menfaat temin edilen tarihin 01.11.2009 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

D. Sanıklar ..., ...

ve ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Katılanın alınan beyanında, bir iş yeri ve iki daire satın almak amacıyla sanık ...'a 219.000,00 TL para verdiğini ve ...ın da kendisine geçici tapu olduğunu söyleyerek dosya arasında mevcut tapu fotokopilerini verdiğini beyan etmesi karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de; Aynı suç işleme kararı kapsamında katılandan farklı zamanlarda birden fazla kez menfaat temin edilmiş olması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Katılanlar ... ve ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2017/400 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2017/400 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (III) nolu bendinin (2) nolu paragrafından yer alan "Suçun zincirleme şekilde işlenmesine nazaran cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırılmak suretiyle SANIĞIN NETİCETEN 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin tamamen çıkarılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2017/400 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanıklar ..., ...

ve ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ve 2017/400 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog