Esas No
E. 2021/16907
Karar No
K. 2023/26345
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/16907 E.  ,  2023/26345 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/764 E., 2016/183 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, tarafsız tanıkların sanığın hakaret ettiğini duymadıkları yönünde beyanda bulunmuş olmalarına ve tanık beyanlarına göre tartışma üzerine oradan çıkarılan ve sanık ile aralarında husumet bulunan tanık S.Ş.'nin beyanlarına göre kurulan hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılanın, tanık S.Ş.'nin avukatı olduğu, müvekkili ile sanık arasındaki bulunan hukuki ihtilaf nedeniyle müvekkilinin hukuki haklarını görüşmek üzere sanığın ofisine gittiklerinde, aralarında çıkan tartışmada sanığın katılana yönelik "ananı sinkaf ederim" demek sureti ile hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında açılan davada, katılanın istikrarlı beyanları ile tanık S.Ş.'nin aşamalardaki beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

2.Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Katılanın aşamalardaki beyanları uyumludur.

4.09.11.2015 tarihli CD çözüm tutanağı ile tanıklar B.Ç., A.T., E.A., ile S.Ş.'nin beyanları dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,

1.Sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmemesi, olay yerine katılan ve müvekkili ile birlikte sanıkla görüşmek üzere giden tanıklar B.Ç., A.T. ve E.A.'nın aşamalarda sanığın hakaret ettiğini duymadıkları şeklinde beyanda bulunması karşısında; tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Kabule göre de,

a)Hakaret suçunun kamu görevlisi olan avukata yönelik, görevinden dolayı işlenmesi nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un ilk fıkrasından hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

b)5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" biçimindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve deliller birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili yasa maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının uygulanması gerekirken, aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yasal ibarelerin sanığın fiiliyle ilişkilendirilmeden tekrarlanması suretiyle ve hukuki dayanaktan yoksun soyut gerekçelerle temel cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi,

c)5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eylemi kendisine ait iş yerinde işlediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, iş yerinin açık bir rızaya ihtiyaç duyulmaksızın girilebilen bir yer olup olmadığı sonucuna göre, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,

d)Hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.