16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/889 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2022
NUMARASI: 2022/65 Esas 2022/228 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında davalı tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, ödeme emri ile müvekkilinden çek tazminatı ile birlikte toplamda 130.203-TL alacak talep edildiğini, çek tazminatından sadece keşidecinin sorumlu olduğunu, takibe konu olan çekin keşidecisi olmayan müvekkil şirketin 11.733 TL'lik çek tazminatından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin borçlu olmadığı kısmının iptaline, davalı tarafa borçlu olmadıkları kısmın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çek tazminatından sorumlu olmadığı düşünülse dahi çek tazminatı ile ilgili kısmın iptalini ancak İcra Hukuk Mahkemesine başvurmak suretiyle talep edebileceğini, burada davacının menfi tespit davası açmada hukuki yararı bulunmadığını, davacı icra takibine konu çek sebebi ile müvekkili şirkete karşı borçlu durumda olduğunu, nitekim dava dilekçesinde de çek bedeline itiraz etmemesi ve bedelsizlik iddiasında bulunmaması sebebiyle borçlu olduğunu ikrar ettiğini, somut olayda müvekkilinin kötüniyetli olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın talep edilen çek tazminatından davacının sorumlu olup olmadığı ve davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu, davacının keşideci değil lehdar ve 1.ciranta olduğu,
TTK'nın 783/3.maddesi çek düzenleyen kişinin, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduğu, davacı borçlunun İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet süresini kaçırdıktan sonra genel yetkili mahkemede borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemesine engel bir yasal düzenleme bulunmadığı, davalının niyetinin sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davacının İstanbul ....İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasında talep edilen 11.733-TL çek tazminatı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı ile sınırlı olmak kaydı ile takibin bu miktar yönünden iptaline, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının menfi tespit davası açmada hukuki yararı bulunmadığını, çekin keşidecisi aleyhine takip başlatmaları halinde ciranta konumundaki davacı aleyhine ayrı bir takip başlatmalarının derdestlik sebebiyle mümkün olamayacağını, davacının davayı açmaktaki amacının alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak ve borçlu olduğu halde borcunu ödemekten imtina edip bir yandan da ilam vekalet ücreti ile müvekkilinden menfaat sağlamak olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,
TTK'nın 783/3.maddesi uyarınca çek tazminatından sadece keşidecinin sorumlu olduğu, takip dayanağı çekte lehdar olan ve bu nedenle çek tazminatından sorumlu olmayan davacıdan çek tazminatı talep edilmesi nedeniyle, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, birden çok borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde, her bir borçludan farklı farklı alacak kalemlerinin talep edilebileceği, bu nedenle istinaf dilekçesinde iddia edilenin aksine, keşideci ve cirantalar aleyhine ayrı takip başlatma gibi bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.