Esas No
E. 2022/4484
Karar No
K. 2023/7371
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2022/4484 E.  ,  2023/7371 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/149 E., 2021/709 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/149 Esas, 2021/709 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddelerine göre neticeten 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hükmün açıklanmasnın geri bırakılmasına, cezasının ertelenmesine, hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık temyiz dilekçesinde; katılandan aldığı 450,00 TL parayı katılana 760,00 TL olarak ödediğini, dolandırıcılık yapmadığını, beraatini istediğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.İddianamede özetle; ticari taksi şoförü olan katılanın taksisine önceden tanımadığı sanığın müşteri olarak bindiği, sanığın katılandan gitmesini istediği çeşitli yerlere gittikleri, çeşitli yerlerde sanığın araçtan indiği, katılanın sanığı beklediği, sanığın döndüğü ve bir başka yere gitmeyi istediği, sanığın bu süreçte gittiğin yerde paranı fazlasıyla alacaksın gibi sözlerle katılandan parça parça olmak üzere paralar aldığı, sanığın en son inerek bir daha dönmediği, sanığın çeşitli bahanelerle katılanı toplam 450 TL parasını alarak dolandırdığı iddiası ile cezalandırılması istenmiştir.

2.Sanık Mahkeme savunmalarında; “katılanın taksisine hiç binmediğini, aralarında herhangi bir para alışverişi olmadığını, olay tarihinde kimliğinin kaybolduğunu", “taksisine bindiğini, katılanın yolda kokain aldığını, içtiğini, kendisine de ikram ettiğini, arabada birlikte uyuşturcu aldıklarını, sonra kendisini gitmek istediği yere bıraktığını, katılana 29 TL taksi parası verdiğini, katılandan para almadığını", “katılanı olaydan iki yada üç gün sonra bulup 760 TL ödeme yaptığını, yani suç kastı bulunmadığının ortada olduğu” şeklinde çelişkili beyanlarda bulunmuştur.

3.Katılan beyanında özetle; "taksisine müşteri olarak binen sanığın kendisini çeşitli yerlere götürmesini istediğini, bazı yerlerde durduklarını sanığın taksiden inerek geri geldiğini, bu süreçte sanığın kendisinden çeşitli gerekçelerle parça parça paralar isteyerek aldığını, sanık en son inip dönmeyince dolandırıldığını anladığını" belirtmiştir.

4.Sanığın bir Mahkeme savunmasında kimliğini kaybettiğini belirtmesi üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesinde 18.11.2011 tarihli şüpheli ifadesindeki imza ile aynı tarihli yakalama ve üst arama tutanağındaki imzanın ve el yazılarının sanığa ait olduğu belirtilmiştir.

5.Evvelce Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 2014/25497 Esas ve 2019/800 Esas sayılı bozma ilamları üzerine verilen eldeki temyize konu kararda sanık hakkında yukardaki şekilde mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanık “katılandan borç aldığı 450,00 TL'yi 760,00 TL olarak ödediği, katılanı dolandırmadığı” yönünde temyiz gerekçesi ileri sürmüş ise de sanığın önceki Mahkeme savunmalarında bu hususu dile getirmediği, aşamalardaki savunmalarının da çelişkili olduğu, sanığın, olaydan 2-3 gün sonra katılana ödeme yaptığı savunmasına karşın katılanın olaydan 5 ay sonra verdiği Mahkeme ifadesinde zararının giderilmediğini belirttiği anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/149 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog