8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/22547 E. , 2014/18275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/09/2013
NUMARASI : 2013/218-2013/624
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
Alacaklı vekili tarafından şikayetçi borçlu aleyhine Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi'nin 2007/311 Esas-2011/323 Karar sayılı ilamına dayanılarak ilamlı takip başlatılmış, borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; ilamdaki dava konusu evin satılması halinde alacaklıya 175.00,00 TL değerinde ev alınmasına karar verildiğini, ev satılmadığı halde takip başlatıldığını, ilama aykırı takip yapıldığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ifa yükümü kendisinde olan davacının 6 yıllık sürede taşınmazı satmayarak takibe itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm borçlu tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar, sayılı kararında vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili İcra Mahkemesi'nce ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Sınırlı yetkili İcra Mahkemesi'nin hükümde yer almayan bir hususu yorum yoluyla ilama eklemesi ya da var olan bir hususu çıkarması olanağı yoktur. Bu bakımdan takibe konu ilamın hüküm kısmı ilamlı icranın şeklini de belirler. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.12.2005 gün ve E:2005/12-730, K:769; 25.6.2008 gün ve E:2008/12-451, K:453; 17.6.2009 gün ve E:2009/12-239, K:2009/268 sayılı ilamları)
Somut olayda; takibe dayanak ilamda ''davacıya ait Muğla ,Bodrum,G.. Beldesi K.. mevkiindeki evin satışından itibaren davacının davalıya İzmir, K..,B.. semtinde en az 175.000,00 YTL değerinde durumuna uygun bir ev almasına, yazlığın satışından itibaren davalıya beyan edilen evin alınmaması halinde davalının davacıya evin satışından itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle 175.00,00 YTL ödemesine" karar verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla takibe konu alacağın infazı borçluya ait Bodrumdaki evin satışına bağlanmıştır. Borçlu evin satılmadığını iddia etmiş, alacaklı bu iddiaya karşı çıkmamıştır. Bu nedenledir ki alacağın tahsili için ilamın infazı bu aşamada mümkün değildir. O halde Mahkemece, istemin kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi isabetsizdir.