2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Almanya merkezli ... 'in İstanbul'da kurulu kardeş şirket olduğunu, ... 'un ise bağlantı elemanları alanında faaliyet gösteren orta ölçekli grup şirketlerden oluştuğunu, ...'un ana müşterilerinin otomotiv, otomotiv yan sanayisi, telekomünikasyon, tüketici elektroniği ve inşaat endüstrisinde faaliyet gösteren firmalardan oluştuğunu, 170'in üzerinde çalışanı ile hem uluslararası pazara hem de yurt içi yazarına faaliyet gösteren firma olduğunu, müvekkili şirketin davalı ile anlaşmaları uyarınca çeşitli mal teslimlerinin yapıldığını, karşılığında da faturaların düzenlendiğini, ancak belirlenen vade gününde davalı tarafın içinde bulunduğu zor durumu öne sürerek borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin uzun bir süre beklediğini ancak ödeme yapılmaması üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili 17/02/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin davacı şirketten çeşitli mallar aldığını, alınan bu mallara ilişkin ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ancak müvekkiline gönderilen bazı malların davacı şirkete iade edildiğini, bu iadelere ilişkin iade faturalarının mevcut olduğunu, davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinin müvekkili şirkete iade edilen mallara ilişkin olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava dosyasına sunulan faturalardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın hiç bir alacağının olmamasına rağmen kötü niyetli icra takibini başlattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana 14.İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 28/05/2019 tarihinde, ... ve ... nolu faturalar dayanak gösterilmek sureti ile toplam 3.557,21 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
Davalıya ait mal ve hizmet alımlarına ilişkin BA formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ...
16/09/2021 tarihli raporunda: davalı ... Ltd. Şti.'nin 2018-2019 ve 2020 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin envanter defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın ilgili madde hükümleri gereği açılış tasdiklerinin bulunduğunu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin bulunduğu defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve birbirini teyit ettiğini, öngörülen düzenlemeler çerçevesinde ibraz edilen ve incelenen davalının şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2.md yer alan şartları sağladığını, delil olarak değerlendirilebileceğini, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalının 2018-2019-2020 yasal defterleri üzerinde davacı adına bakiye borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından takibe konan dava esas alacak değerinin toplam 3.557,21 TL olduğunu belirtmiştir.
Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda görevlendirilen bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/11/2021 tarihli raporda; davacı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğunu ve kayıtların birbirini doğrular nitelikte olduğunu, davacı şirketin 2017 ve 2018 yıllarında davalı şirket adına 15 adet fatura düzenlenmiş olmasından, davalı şirketin bu faturalara karşılık davacı şirkete 1 adet iade faturası düzenlemiş olmasından, ayrıca davalı şirketin davacı şirkete 1 defada 40.000 TL ödeme yapmış olmasından taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari işlemlerle ilgili olarak herhangi bir sözleşmenin ibraz edilemediğini, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 3.557,21 TL tutarında alacağının bulunduğunu belirtmiştir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
2.fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK )
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 14. İcra Müdürlüğü'ne ait 2019/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, 20.02.2018 tarihli ... nolu 2.023,70 TL bedelli fatura ile ile 13.02.2018 tarihli ... nolu 5.267,52 TL bedelli faturanın 1.533,51 TL'lik kısmının tahsiline ilişkin olduğu, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin ve takibe dayanak faturanın varlığının taraflarca kabul edildiği, ancak davalı tarafından takibe konu faturaların iade edilen mallara ilişkin olduğunun ve bu sebeple borcunun bulunmadığının iddia edildiği, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen 16/09/2021 tarihli raporunda: davalı ... Ltd. Şti.'nin 2018-2019 ve 2020 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin envanter defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın ilgili madde hükümleri gereği açılış tasdiklerinin bulunduğunu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin bulunduğu defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve birbirini teyit ettiğini, öngörülen düzenlemeler çerçevesinde ibraz edilen ve incelenen davalının şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2.md yer alan şartları sağladığını, delil olarak değerlendirilebileceğini, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalının 2018-2019-2020 yasal defterleri üzerinde davacı adına bakiye borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının defter incelemesi için talimat yazıldığı alınan 12/11/2021 tarihli raporda; davacı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğunu ve kayıtların birbirini doğrular nitelikte olduğunu, davacı şirketin 2017 ve 2018 yıllarında davalı şirket adına 15 adet fatura düzenlenmiş olmasından, davalı şirketin bu faturalara karşılık davacı şirkete 1 adet iade faturası düzenlemiş olmasından, ayrıca davalı şirketin davacı şirkete 1 defada 40.000 TL ödeme yapmış olmasından taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari işlemlerle ilgili olarak herhangi bir sözleşmenin ibraz edilemediğini, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 3.557,21 TL tutarında alacağının bulunduğunun tespit edildiği, taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarının karşılaştırılmasında her iki defterde de iade edilen faturada dahil olmak üzere tüm faturaların defterlere işlendiği, farkın davalı defterinde bulunan 10.12.2018 tarihli 27.652,12 TL tahsilat ödemesi olarak kaydedilen faturaya ilişkin olduğu, bu kaydın davacı defterinde bulunmadığı, davalı tarafa defterinde kayıtlı bulunan tahsilat ödemesine ilişkin beyanda bulunması elinde bulunan bu ödemeye ilişkin belge sunması için kesin süre verildiği, kesin sürenin hüküm ve sonuçlarının ihtar edildiği, herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davalı tarafından takibe konu edilen faturalara konu malların davacı tarafa iade edildiği bu bakımdan borcu bulunmadığı iddia edilmiş ise de malların iade edildiğine dair iddiasını ispat yükü altında olduğu buna dair herhangi bir belge ve bilginin de davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, kaldı ki her iki taraf defterinde kayıtlı bulunan tek bir 30.03.2018 tarihli 2.017,80 TL'lik iade faturası olduğu, bununda her iki tarafın defterlerinde mevcut olduğu, takibe konu faturaların ise iade edilmediği, bu faturalara konu mallarında davacıya iade edildiğine dair bir belgeninde bulunmadığı, davalı tarafça tahsilata ilişkin herhangi bir belgenin de sunulmadığı anlaşıldığından talimat ile aldırılan 12/11/2021 tarihli raporu usule oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmış, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 3.557,21 TL tutarında alacağı olduğu yönünde açıklanan nedenlerle kanaate varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulüne;
Davalının Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 711,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 243 TL'den peşin ödenen 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 183,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacının yapmış olduğu 1.168,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacının peşin olarak ödediği 59,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.A.A.Ü.T. Gereğince takdir edilen 3.557,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
7.Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2022 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)