12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/8537 E. , 2023/5066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.10.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/866 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 18.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 04.08.2022 tarihli ve 94660652-105-55-3180-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112045 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112045 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken ... kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun'un 179/2-3 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli ve 2019/309 esas, 2019/1551 sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/11/2020 tarihli ve 2020/947 esas, 2020/1902 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekiğinden bahisle bozulmasını takiben yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/2-3, 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının anılan Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2021 tarihli ve 2021/17 esas, 2021/866 sayılı sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2018 tarihli ve 2017/430 esas, 2018/685 sayılı kararıyla verilen 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulu'nun 02/07/2020 tarihli ve 2019/13-123 esas, 2020/334 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki cümle gereğince, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilamın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.15/04/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272. maddesinde, "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklinde düzenleme yer almaktadır.
3.İncelenen somut olayda; sanığın tekerrüre esas alınan Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2018 tarihli ve 2017/430 esas, 2018/685 sayılı kararı ile doğrudan verilen 2000 Türk Lirası adli para cezasının verildiği tarihte miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu, bu sebeple tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas başkaca mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş olup; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.10.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/866 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; bozma nedenine göre uygulama yapılarak; Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin 7. paragrafın çıkarılmasına, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2023 tarihinde karar verildi.