Esas No
E. 2021/7045
Karar No
K. 2023/5098
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/7045 E.  ,  2023/5098 K.

"İçtihat Metni" RIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.

Davacı vekili 06.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/107 Esas, 2017/45 Karar sayılı dosyasında terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla ile yargılandığını ve beraat ettiğini, 23/09/2016-26/09/2016 tarihleri arasında gözalttında kaldığını beyan ederek 500.000,00 TL manevi, 500.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 28.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/83Esas, 2018/523 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:

Davacının Sakarya Milli Eğitim Bakanlığı'nda öğretmen olarak çalışmakta iken silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında soruşturma açıldığı, 23/09/2016 tarihinde gözaltına alındığı, Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/09/2016 tarih 2016/356 sorgu sayılı kararı ile adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığı, Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2017 tarih 2017/107 Esas, 2017/45 Karar sayılı dosyasında beraatine karar verildiği, beraat kararının 21/12/2017 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği, davacının 23/09/2016-26/09/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı süreleri başka mahkumiyetten mahsubuna dair bir bilginin dosyada bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/8-2 E 2007/63 K sayılı kararında da hükmedildiği üzere bu tür davalarda manevi zarar, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulması gerektiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminatın cezalandırma ya da zenginleşme aracı olmadığı, bu ilkeler gözetilerek davacı tarafın manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 25/09/2018 tarihli raporda; davacının haksız olarak gözaltında kaldığı süre içinde çalışamaması nedeniyle 303,63 TL maddi zararı olduğu belirtilmiştir.

Söz konusu bilirkişi raporunda SGK tarafından gönderilen 07.03.2018 tarihli yazı cevabında belirtilen ve davacının öğretmen olması nedeniyle 3. derece 3.kademe devlet memurunun aylık ücreti esas alınarak maddi tazminat hesaplaması yapıldığı, ancak , davacının haksız koruma tedbiri uygulanmadan önce 01.09.2016 tarihinde 672 nolu KHK ile ihraç edilmiş olması nedeniyle haksız koruma tedbirinin uygulandığı tarihte de herhangi bir kurumda öğretmenlik mesleğini icra etmediği göz önüne alınarak davacının geliri yasal asgari ücretten kabul edilmiş, bilirkişi raporundaki hesaplamaya açıklanan gerekçelerle itibar edilmeyerek mahkemece yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılarak maddi tazminat yönünden hüküm kurulmuştur.

Davacının 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ve silahlı terör örgütü FETÖ/PDY örgütü tarafından gerçekleştirildiği açık olan darbeye teşebbüs olayından sonra böylesine bir suçla suçlanan kişinin yakın çevresinde ve toplum içinde düştüğü zor durum ve sosyal baskı ile ruhsal acı dikkate alındığında böyle ağır bir suçlamayla gözaltına alınıp sonradan beraat etmiş olması karşısında manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken suçlamanın ağırlığı da dikkate alınarak haksız olarak gözaltında kaldığı süreler için 750,00TL ye hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/107 Esas, 2017/45 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.09.2016-26.09.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 01.11.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacının gözaltına alındığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/454 Esas, 2019/296 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog