Esas No
E. 2022/4673
Karar No
K. 2023/5391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2022/4673 K. 2023/5391 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4673, K. 2023/5391, T. 29.05.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4673
Karar No
2023/5391
Karar Tarihi
29.05.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2022/4673 E.  ,  2023/5391 K.

"İçtihat Metni"

KANUN İADESİ ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî red, kısmî bozma

Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz isteği yönünden

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2021 tarihli 7-2016/282859 sayılı iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2010 tarihli ve 2010/5161 Esas, 2010/13072 Soruşturma ve 2010/1768 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin uygulanmasına ve kaçak eşya hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi talebiyle ve yine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2010 tarihli ve 2010/5154 Esas, 2010/11161 Soruşturma ve 2010/1757 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ve kaçak eşya hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. Yargılama aşamasında anılan kamu davaları birleştirilmiştir.

2.Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2011 tarihli ve 2010/859 Esas, 2011/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği verilen 7 ... 15 gün hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine, Gümrüğe teslim edilen kaçak eşyanın tasfiyesine karar verilmiştir.

3.Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.03.2011 tarihinde kesinleştirildiği, ancak sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde 31.03.2013 tarihinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2011 tarihli ve 2010/859 Esas, 2011/66 Karar sayılı kararında verilen hükmün açıklanmasına karar verilerek Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli ve 2016/173 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 7 ... 15 gün hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Anılan karara yönelik sanığın temyizi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2021 tarih 7-2016/282859 sayılı yazısı ile dosyanın 15.04.2020 tarihli ve 2020/31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

5.Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası gereği 1 yıl 3 ... hapis ve 740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak kazanılmış hak gereğince 7 ... 15 gün hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası olarak infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmemesine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebebi, sigaraların kaçak olduğunu bilmemesi nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tutanaklarına göre, 18.09.2010 tarihinde bir şahsın kaçak sigara sattığına yönelik ihbarı üzerine kolluk görevlilerinin suç mahalline gittiği ve sanığı kaçak sigara satarken görerek 180 paket kaçak sigara ele geçirildiği; 29.10.2010 tarihinde sanığın market yanında kaçak sigara sattığının tespiti üzerine 638 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalardaki savunmasında, mecbur kaldığı için bu işi yaptığını ve pişman olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

4.25.11.2010 ve 04.02.2011 tarihli bilirkişi raporlarına göre, ele geçirilen sigaraların kaçak olduğu tespit edilmiştir.

5.Sanıktan ele geçen kaçak sigaraya yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden

Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/183 Esas,2021/627 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, 18.09.2010 tarihinde sanığın kaçak sigara satarken görülerek 180 paket kaçak sigara ele geçirildiği; 29.10.2010 tarihinde sanığın kaçak sigara satarken görülerek 638 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği olayda, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;

1.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında zincirleme suç kapsamında değerlendirilen her iki eylemde ele geçen kaçak sigaralara ilişkin toplam gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında yapılacak indirim oranının 1/2 olarak gösterilmesi ve yine 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ödeme için "hüküm verilinceye kadar" süre verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Mahkemece sanığa 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ceza tayin edildikten sonra verilen 1 yıl 6 ... hapis ve 90 gün adli para cezasında, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği hükmedilen cezanın alt sınırının 3 yıldan az olamayacağı anlaşılarak sanığın 3 yıl hapis ve 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, uygulama maddesinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (son) bendi olarak gösterilmemesi,

3.Sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereğince uygulama yapılması,

4.İddianamede müsaderesi talep edilen kaçak sigaralar hakkında herhangi bir karar verilmemesi,

5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''18.09.2010, 29.10.2010'' yerine ''18.09.2010, 19.10.2010'' olarak gösterilmesi,

6.Açıklanan hükümde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek vekâlet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla hükmolunan vekâlet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresinin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/627 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog