8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/8900 E. , 2014/8473 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/468-2013/515
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/131 Esas-2012/636 karar sayılı ilamına dayalı olarak, ecrimisil alacağı, vekalet ücreti, yargılama giderleri ile işlemiş faiz talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, takip dayanağı ilamın taşınmazın aynına ilişkin ilam olması sebebiyle kesinleşmeden takibe konulamayacağından bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, birleşen davada tapu iptal ve tescil talebinin olduğu, takibe konulan alacak kalemlerinin ise ecrimisil alacağı ve buna ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti olduğu, ecrimisil alacağının gayrımenkuldeki kişisel hakka ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden takibe konulacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'na eklenen "Geçici madde 3" atfı ile uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Somut olayda; takibe konu ilamın incelenmesinde; davacılar tarafından davalı aleyhine ecrimisil alacağı için dava açıldığı, birleşen 2008/672 E. sayılı dosyada ise davalı tarafından davacılara karşı ecrimisil talep edilen taşınmazların kendi parasıyla alındığı, fakat eşi adına yazıldığı, eşinin ölümüyle kendi adına tapunun yazdırılamadığı belirtilerek tapu iptal ve tescili, olmadığı takdirde muhdesatın tespiti talepli dava açılmıştır. Mahkemece birleşen 2008/672 sayılı dosyada tapu iptal ve tescili davasının ispatlanamadığına muhdesatın davacı tarafa ait olduğunun tespitine, asıl ve birleşen diğer davada ise ecrimisil alacağına hükmedilmiştir. Anılan haliyle ilamda taşınmazın aynı tartışılıp sonucuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla ilam kesinleşmeden takibe konulamaz. O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.