10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/16793 E. , 2023/11355 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 20.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/362 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/243 Esas 2016/63 Karar sayılı dosyası ile verilen ve kesinleşen sonuç cezanın 10 yıl hapis ve 4 gün adli para cezası olması ve belirlenen 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezasının kesinleşen İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi hükmündeki sonuç cezadan az olması nedeniyle sanık hakkında ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İstanbul 20.
Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.06.2022 tarihli ve 2022/5934 Esas, 2022/8654 Karar sayılı kararı ile; "1) Nüfus kaydına göre 17.11.1998 doğumlu olan sanığın 18 yaşını tamamlamış olduğu gözetilmeden, duruşmaların açık yerine kapalı yapılması ve hükmün de kapalı celsede açıklanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı davranılması, Kabule göre de;
2.Zincirleme suçlarda zincire dahil tüm suçlar yönünden TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması şartlarının mevcut olması halinde etkin pişmanlık hükümleri uyarınca ceza indirimi uygulanabileceğinden, sanığın 09.01.2015 tarihli eylemi dışında zincirleme suç kapsamındaki diğer eylemleri için ayrı ayrı etkin pişmanlık şartlarının oluşmaması nedeniyle hakkında TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanma şartları bulunmadığı halde, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması sonucu belirlenen cezadan etkin pişmanlık hükümleri tatbik edilerek indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 20.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/407 Esas, 2022/567 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11 yıl 18 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası olarak belirlenen cezadan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2016 tarihli ve 2015/243 Esas, 2016/63 Karar sayılı karar dosyası ile verilen ve kesinleşen ceza indirildiğinde 2 yıl 6 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak bozma öncesi kararda ek ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın kazanılmış hakkı nazara alınarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlediğine yönelik yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 09.01.2015, 28.05.2015 ve 23.05.2015 tarihli eylemleri ile üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği ve ağır sonuç doğuran suç esas alınarak cezasının belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla; sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararı icrası kapsamında birden fazla kez işlediği anlaşıldığından cezasında zincirle suç hükümleri kapsamında artırım yapılmasına, suç tarihi itibarıyla 15 - 18 yaş grubu içerisinde bulunan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılmasına ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, bu şekilde belirlenen cezadan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/243 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile verilen ceza indirildiğinde 2 yıl 6 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak bozma öncesi kararda ek ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından sanığın kazanılmış hakkı nazara alınarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/407 Esas, 2022/567 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.