7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/24898 E. , 2023/8246 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.07.2003 tarihli ve 2003/508 Esas, 2003/17 Karar sayılı kararı ile hükümlünün;
a)22.11.2001-30.01.2001 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b)03.12.2001-20.04.2002 tarihleri arasında firar suçundan 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c)25.07.2002-17.11.2002 tarihleri arasında firar suçundan 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d)25.07.2002 tarihinde tehlikeli aletle üste fiilen taarruz suçundan 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Anılan hükümler taraflarca yasal süresi içerisinde temyiz edilmemek suretiyle 01.10.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
3.İnfaz aşamasında (Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 30.05.2006 tarihli ve 2006/45 Müt. Evrak sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile hükmolunan bu 35 ... hapis cezası, hükümlünün işlediği başka suçlardan almış olduğu hapis cezaları ve adlî para cezası ile içtima ettirilerek, infazın 1 yıl 58 ... 21 gün hapis cezası ve 949 TL adlî para cezası olarak yapılmasına karar verilmiştir.
4.Bu cezanın infazına 10.07.2004 tarihinde başlanmış, bihakkın tahliye tarihi 25.08.2009 olacak şekilde, 23.02.2006 tarihinden itibaren hükümlünün koşullu salıverilmesine karar verilmiştir.
5.Hükümlünün, koşullu salıverilmesinden sonra, fakat bihakkın tahliye tarihinden önce, 16.04.2009 tarihinde işlediği başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan mahkûm olması ve bu mahkûmiyetinin 01.06.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas 2013/16 Karar sayılı kararıyla; 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile, Ek-8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "… kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …" ibaresinin ve Ek-10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline de karar verilmesi sonrasında Askerî Savcılığın 16.04.2013 tarihli şartla tahliye kararının geri alınması, uyarlama yargılaması yapılması ve hükmün infazının durdurulması talebi üzerine (Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 22.04.2013 tarihli ve 2013/572 Müt. Evrak sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile hükümlünün şartla tahliye süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle, şartla tahliye kararı kaldırılarak suç işlediği tarihten bihakkın tahliye tarihine kadar olan 16.04.2009-25.08.2009 tarihleri arasındaki cezasının aynen infazına karar verilmiştir.
6.Bu karara hükümlü tarafından itiraz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4.Dairesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/377 Esas, 2014/378 Karar sayılı ilâmı ile; hükümlünün, incelemeye konu duruşmasız işlere ait kararın koşullu salıverilme kararının geri alınmasına ilişkin kısmına yönelik itirazı hakkında, Askerî Yargıtay tarafından bir karar verilmesine yer olmadığına; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında inceleme konusu kısa süreli hapis cezalarına ilişkin olarak, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi imkânının doğmuş olması nedeniyle takdir ve değerlendirmeye ihtiyaç gösteren bu hususların, Askerî Mahkemece duruşma açılıp, taraf teşkil edilmek suretiyle karara bağlanması gerekirken duruşmasız işlere ait kararla değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle duruşmasız işlere ait kararın Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yapılan lehe kanun değerlendirmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve lehe kanun değerlendirmesi yapılabilmesi için duruşma açılmasına karar verilmiştir.
7.(Kapatılan) Ege Ordusu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 19.09.2014 tarihli ve 2014/673 Esas, 2014/731 Karar sayılı kararı ile; hükümlü hakkında yürütülen önceki yargılamanın heyet tarafından yerine getirilmesi nedeniyle yargılamanın tek hâkimden kurulu şekilde yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
8.Mahkemenin bu kararının hükümlü tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4. Dairesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/675 Esas, 2015/685 Karar sayılı ilâmı ile görevsizlik kararının onanmasına karar verilmiştir.
9.Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2017/810 Esas, 2019/1231 Karar sayılı kararı ile;
a)22.11.2001-30.11.2001 tarihleri arasında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)03.12.2001-20.04.2002 tarihleri arasında firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c)25.07.2002-17.11.2002 tarihleri arasında firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d)25.07.2002 tarihinde tehlikeli aletle üste fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin ikinci fıkrası (az vahim hal), 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlünün temyiz isteği; cezaya itiraz ettiğine, cezaevinden çıkar çıkmaz askere yollandığına, cahilliğinin ve olayların gerçekleşmesindeki durumunun göz önünde bulundurulmasını talep ettiğine ve askerliğe elverişli değildir raporu aldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında; kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilemeyeceğinden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Hükümlü hakkında daha önce verilip kesinleşen hükümlerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas 2013/16 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılması talebinin uyarlama talebi niteliğinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında bulunan gerekçeli kararlardan, hükümlünün, suç tarihlerinden önce, çeşitli kasıtlı suçlardan üç aydan fazla kesinleşmiş mahkûmiyetlerinin bulunduğu, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi kurumlarından yararlanmasının objektif bakımından mümkün olmadığı açık olmakla birlikte kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adlî para cezasına veya maddede öngörülen diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesinin mümkün olduğu, bu itibarla hükümlü hakkında izin tecavüzü, müteaddit (iki kez) firar ve tehlikeli aletle üste fiilen taarruz suçlarından kurulan ve temyiz edilmeden kesinleşen hükümlerde Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas 2013/16 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilip çevrilmeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile bu suçlar hakkında yazılı şekilde yeniden hükümler kurulmasında isabet bulunmamıştır.
3.Gerekçeli karar başlığında tehlikeli aletle üste fiilen taarruz suçuna ilişkin "25.07.2002" olan suç tarihinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2017/810 Esas, 2019/1231 Karar sayılı kararlarına yönelik hükümlünün temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.