7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/24949 E. , 2023/8500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.03.2012.2012 tarihli ve 2012/167 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) (Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.03.2012.2012 tarihli ve 2012/167 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 23.01.2013 tarihli ve 2013/91 Esas, 2013/169 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2013/483 Esas, 2014/804 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 02.02.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.02.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 16.08.2015 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2017/1381 Esas, 2019/614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan, 28.03.2014 tarihli ve 2013/911 Esas, 2014/143 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; olay tarihinde askerlik hizmetini ifa eden sanığın 01.10.2011 tarihinde çarşı iznine çıktığı, aynı gün birliğine katılması gerekirken katılmadığı, ailesinin yanına Milas'a gittiği, sonrasında birliğine katılmak üzere 15.10.2011 tarihinde İzmir otogarına geldiği, otogarda kolluk görevlileri tarafından yapılan GBT sorgulamasında ... firarisi olduğunu beyan ederek birliğine katılmak istediğini söylediği ve birliğine katılmak üzere merkez komutanlığına teslim edildiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; kız arkadaşıyla problemlerinin olduğu, ailesinin yaşadığı maddi sıkıntıların kendisini kötü bir ruh haline soktuğunu ve bölüğündeki sorunlu insanlar sebebiyle firar ettiğini beyan etmiştir.
3.Psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, cezai ehliyetinin bulunduğu ve adli müşahadesine gerek olmadığı tespitlerini içeren rapor düzenlenmiştir.
4.Yargılama aşamasında yeminli beyanlarına başvurulan polis memuru olan tanıklar Rıdvan Kıran ve Erol Yavuz'un ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
5.Sanığın çarşı izninden dönmediğine ve merkez komutanlığına teslim edildiğine dair tutanak, vaka kanaat raporu, kıta anket formu, sanığın sağlık kayıtları, cezai şuunat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. IV. GEREKÇE
1.Sanığa atılı suç tarihi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu hususu göz önüne alındığında; sanığa atılı suçun işlendiği 01.10.2011-15.10.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.02.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 16.08.2015 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2017/1381 Esas, 2019/614 Karar sayılı kararıyla (Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin açıklanması geri bırakılan 26.12.2014 tarihli ve 2013/483 Esas, 2014/804 Karar sayılı kararının açıklanması gerekirken temyiz incelemesine konu olmayan, dosya kapsamı ile uyumsuz (Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin açıklanması geri bırakılan, 28.03.2014 tarihli ve 2013/911 Esas, 2014/143 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle yanlış hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2017/1381 Esas, 2019/614 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.