7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/13148 E. , 2023/5420 K.
"İçtihat Metni"BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2014 tarihli ve 2013/360 Esas, 2014/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 2 ... hapis ve 400,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.İşbu kararın sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2019/12224 Esas, 2021/5334 Karar sayılı ilâmıyla; suçta kullanılan nakil aracının iadesi yönünden onanmasına, mahkûmiyet hükmü yönünden ise 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, adlî para cezasında taksit miktarı ve aralığının gösterilmemesi, adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/1049 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmaması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere kararı verilmemesine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçun kanunî unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince yapılan rutin yol kontrolü sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki TIR cinsi araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın yakıt depolarından 2000 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.
2.Sanık savunmasında, aracın sahibi şirketin talimatıyla ucuz mazot aldığını, suç işlemediğini beyan etmiştir.
3.Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen 23.09.2013 tarihli analiz raporunda, suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığın sevk ve idaresindeki ticari nitelikteki nakil aracının yakıt deposunda 2000 litreden ibaret ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıt geçirilmiş olup ticari nitelikte araçta kaçak akaryakıt kullanmanın ticari amaçla eylemin gerçekleştiğini göstermesi nedenleriyle sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Sanığın bozma öncesinde 07.03.2014 tarihinde Gümrük Saymanlığına ödemiş olduğu 3.787,39 TL'den ibaret kamu zararı mahsup edilerek kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı olan miktarın ödenip ödenmeyeceğinin sorulması gerekirken sanığın miktar bakımından yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
2.Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen cümle gereği her ne kadar denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi hâlinde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez ise de, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün maddi hukuka yönelik sonuçları olacağı gözetilip 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği suç tarihinde sanığın lehine olan hükmün uygulanacağı cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat ettiğini beyan eden ve suçtan doğan zararı karşılayan sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi gereği, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile değişik ve suç tarihi itibarıyla uygulanması mümkün olmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki denetim süresi içinde yeniden suç işlenmiş olması şeklinde gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Dava konusu gümrük kaçağı akaryakıtın tamamının müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin numune alınan akaryakıtın müsaderesiyle yetinilmesi,
4.Davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi'nin gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/1049 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.