26. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2530 - 2024/35
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2021
NUMARASI : 2018/800 Esas 2021/280 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02/02/2024
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 18.10.2018 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken aydınlatmanın bulunmadığı yolda davalı şirkete ait olan rögar kapağına aracın sol ön ve arka teker kısımlarının düşmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında rögar kapağından sorumlu kurumun kural ihlali görüleceği, davacının kural ihlali görülmediğinin belirtildiğini, davalı kurumun meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, tespit dosyasında ibraz edilen bilirkişi raporunda araç onarım bedelinin 108.370,20 TL olduğunun belirlendiğini, ayrıca araçta değer kaybı meydana geldiğini, davacının araçtan mahrum kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL onarım bedelinin, 100,00 TL değer kaybı zararının, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında hasar bedelini 108.370,00 TL, araç mahrumiyet talebini 1.200,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve hukuka aykırı olup davalı şirkete ait tüm menhollerin kazaya sebebiyet verecek durumda olmadığını, araç trafiği içindeki alanda bulunmadığını, kaldırım yapılmayan noktalarda bulunan menhollerden 7 ve 11 numaralı olanlar hariç tamamının yolun sağ tarafından, stablize ve kayalık alanda, kaldırım hizasında bulunduğunu, araç trafiği içinde bulunmadığını, menhollerin tamamına yakınının çift şeritli yolun gidiş istikametinde ve kaldırım alanında bulunduğunu, aracın sol tekerliğinin temas etmesinin mümkün olmadığını, kazanın meydana geldiği cadde de 11 adet menhol bulunduğunu, menhol kapağı eksikliği veya hasarı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın davacı şirket adına kayıtlı aracın, davalıya ait olduğu belirtilen ve açık olduğu iddia edilen menhole düşmesi sonucunda oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu, tespit tutanağı, fotoğraflar ve 07/12/2020 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalıya ait 1, 6, 7 ve 11 numaralı menhollerin taşıt yolu üzerinde bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının % 75 oranında, dava dışı Büyükşehir Belediyesinin % 25 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığının belirtildiği, menhollerin davalıya ait olduğu ve dava dışı Belediyenin hizmet kusuru olduğu belirlense bile bu durumun davalı ile dava dışı Belediye arasında iç ilişki niteliğinde olduğu, davacıya ait aracın davalı şirketin bakım ve sorumluluğunda olan menhollerin taşıt yolunda bırakılması ve aracın çarpması sonucunda aracın hasarlandığı, bilirkişi raporundaki hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararına ilişkin yapılan belirlemeler ve dayanılan verilerin dosya kapsamına uygun olduğu, aracın değer kaybına uğramadığının belirlendiği, bilirkişi rapor ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 108.370,00 TL hasar bedeli ve 1.200,00 TL araç mahrumiyet zararına ilişkin tazminatın (109.570,00 TL) 18.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 100,00 TL değer kaybı zararı isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirkete ait menhollerin araç trafiğinin bulunduğu alanda olmadığını, menhollerin konumuna göre aracın sol tekerinin temasının mümkün olmadığını, tanık beyanlarının nazara alınmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahallinde keşif yapılarak denetime elverişli bir rapor alınması gerektiğini, mahkemece tespit dosyası dikkate alınarak yargılamaya devam olduğunu, keşif yapılmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen hasar ve bu hasara bağlı hesaplanan bedellerin yerinde olmadığını, kaza tarihinde aracın rayiç bedeli ile hasar bedeli arasında bir kıyaslama yapılarak sonuca varılması gerektiğini, raporun denetime elverişsiz olduğunu, hükme esas alınan bedellerin hatalı ve fahiş olduğunu, kazanın sebebi olarak gösterilen menholün davalı şirkete ait olduğunu kabul edilse bile davalı belediyenin sorumluluğunun yok sayıldığını, bilirkişi raporundaki belediyeye verilen kusurun hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, davacı şirket adına kayıtlı aracın davalının sorumluluğunda bulunan menhole düşmesi nedeniyle oluştuğu belirtilen araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı şirket adına kayıtı aracın dava dışı sürücünün idaresinde iken davalı şirketin sorumluluğunda olan menhole düşmesi sonucunda hasar gördüğünü belirterek araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece bilirkişi raporu ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1.Dosya içeriğinden, 18.10.2018 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile Hilal Caddesini takiben seyri sırasında ... konutlarına yaklaştığında aydınlatmanın bulunmadığı ...'ya ait açık olan rögar kapağına aracının sol ön ve arka teker kısımlarının düşmesi neticesinde kaza meydana geldiğinin belirtildiği, dava dilekçesi ekinde kaza yerine ve araca ilişkin fotoğrafların ibraz edildiği, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/230 D.İş sayılı dosyasında araçta meydana gelen hasara ilişkin tespit yapıldığı, davalı şirket tarafından 10/12/2019 tarihli cevabi yazı ekinde davalı şirkete ait menhollerin yerleşim krokisi ve resimlerinin gönderildiği, yargılama sırasında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda düzenlendiği anlaşılan 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ve 24.02.2021 tarihli ek raporda, davalı tarafça 7 ve 11 numaralı menholler haricinde tüm menhollerin yolun sağ tarafında, stablize alanda, yaya kaldırımı hizasında bulunduğu, menhollerin tamamına yakını çift şeritli yolun gidiş yönünde ve kaldırım alanında yer aldığı belirtilmiş ise de davalı tarafça ibraz edilen fotoğraflara göre 1 ve 6 numaralı menhollerin de taşıt yolu üzerinde bulundukları, taşıt yolu üzerinde menhollerin bulunduğu ve sorumlusunun davalı şirket ise de yoldaki aksaklığın zabıta tarafından kaldırılmadığı, işaretlenmediği gibi bozukluğun ilgili kuruluşa bildirilmediği, davalının tesis etmiş olduğu menholün kapağını açık kalmasını engelleyebilecek, üzerinden geçen araçlara zarar vermeyecek yapıda imal ve montajını yapılması, denetim ve kontrollerin sürekli yapılması gerekirken aksine trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde kalmasına yetersiz kalarak kontrol ve denetim mekanizmalarını çalıştırmamakla olayda asli kusurlu olduğu, dava dışı Büyükşehir Belediyesinin tali kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporun mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinden düzenlenmiş olduğu, kazanın meydana geliş şekli ve tam olarak yerinin belirtilmediği, davacının aracında zarara neden olduğu belirtilen menholün hangisi olduğu konusunda açıklık bulunmadığı, mahkemece kaza yeri, kazanın meydana geliş şekli ve kusur durumuna ilişkin yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahallinde keşif yapılmak suretiyle kaza tespit tutanağı, olay yerine ilişkin fotoğraflar, davalı şirkete ait menhollerin yerleşim krokisi, tarafların beyan ve itirazları da değerlendirilerek kazanın meydana geldiği noktanın ve kazaya neden olduğu belirtilen menholun belirlenmesi, kazanın meydana geliş şekli de değerlendirilerek kusur durumu konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2.Mahkemece hasar bedeli konusunda hükme esas alınan 07.12.2020 tarihli rapor ve 24.02.2021 tarihli ek rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/230 D.İş sayılı dosyasına ibraz edilen tespit raporunda belirtilen değişimi gerekli parçalar ve işçiliklerin aracın hasarlı halini doğrular şekilde gösterildiği, araçta meydana gelen hasarlı kısımları kapsadığı, parça ve işçilik bedellerinin günün piyasa rayiçlerine uyumlu olduğu belirtildikten sonra değişmesi gereken toplam parça bedelinin 104.783,00 TL olarak belirtildiği, toplam işçilik bedelinin 3.587,20 TL olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarına göre hasar miktarı tespit edilirken, aracın rayiç bedelinin ne kadar olduğu ve aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği; buna göre öncelikle aracın rayiç bedeli ardından aracın tamir bedeli belirlenerek, tamirinin ekonomik olup olmayacağı, pert olup olmadığının tespiti ile şayet pert olduğu anlaşılırsa, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edilerek gerçek zarar miktarının belirlenmesi, şayet onarımı mümkün ise onarım bedelinin belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece; öncelikle mahallinde keşif yapılarak kazanın meydana geldiği noktanın ve kazaya neden olduğu belirtilen menholun belirlenmesi, kazanın meydana geliş şekli de değerlendirilerek kusur durumu konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, daha sonra dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yukarıda belirtildiği üzere hasar miktarının hesaplanması konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2.Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3.İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4.Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.