Esas No
E. 2023/14415
Karar No
K. 2023/8852
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/14415 E.  ,  2023/8852 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/65 E., 2022/102 K.

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.10.2011 tarihinde usulüne uygun olmadan kesinleştirildiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine mahkemesine bildirilmesi sonucu hükmün açıklandığı, açıklanan hükmün sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2021 tarihli yazısı ile; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeniyle mahkemesine iadesine karar verilmesinden sonra temyize konu Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/102 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 6 ... 20 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE

1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 05.10.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 25.10.2011 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın 23.05.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, açıklanan hükmün sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2021 tarihli yazısı ile; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeniyle mahkemesine iadesine karar verilmesinden sonra temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 05.10.2011 tarihli hükme yönelik Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 23.05.2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen 14.09.2011 tarihli savunmadan itibaren hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/102 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçun işlenmesinde kullanılan 11 DN 167 plakalı nakil vasıtasının trafik kaydındaki tedbir şerhi kaldırılmak suretiyle sahibine İADESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ... o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 25.10.2011 tarihli kararın suç tarihi itibarıyla suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekçeli karar tebliğ edilmeden kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 25.10.2011 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 25.05.2016 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 25.10.2011 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 18.05.2022 tarihli kararına yönelik temyiz isteminin reddi ile hükmün bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.10.2023

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 4733 sayılı Kanun 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunu 5237 sayılı Kanun 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeniyle mahkemesine iadesine karar verilmesinden sonra temyize konu Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/102 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanunu 5607 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanunu K5320 md.8/1 K1412 md.317
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog