5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2023/7459 E. , 2023/12469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... haklarında eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet, sanık ... hakkında zimmet suçundan beraat, tüm sanıklar hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2014/116 Esas, 2023/52 sayılı Kararının sanıklar müdafileri, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2009 tarihli ve 2009/167 Soruşturma, 2009/88 Esas, 2009/20 sayılı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, bu iddianameye konu suçtan yapılan yargılama sonucu verilen hükümlerin temyizen incelenerek Dairemiz kararıyla bozulduğu, aynı sanıklar hakkında Finike Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.07.2010 tarihli ve 2009/3031 Soruşturma, 2010/904 Esas, 2010/380 sayılı İddianamesiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının zimmet suçu yönünden temyiz incelemesinden geçen bu dava dosyası ile birleştirilerek ilk derece mahkemesi tarafından 25.01.2023 tarihli hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı gözetildiğinde sanıklar hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, aynı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz" şeklindeki düzenleme de nazara alınarak daha önce temyiz incelemesinden geçmeyen bu hükümler yönünden kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini, katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen beraat hükmünü, sanık ... müdafiinin ise vekalet ücretine hasren verilen beraat hükmünü temyiz ettikleri ve temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşma isteklerinin sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümler yönünden süresinde ve yerinde olduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 318 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak incelemenin sanıklar ... ve ... yönünden duruşmalı, diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2009 tarihli ve 2009/167 Soruşturma, 2009/88 Esas, 2009/20 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2011 tarihli ve 2009/37 Esas, 2011/114 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.
3.Katılanlar ... ve ... vekilinin temyizi üzerine hükümlerin Dairemizin 19.03.2014 tarihli ve 2012/13711 Esas, 2014/3120 sayılı Kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kooperatifin gelir-gider durumu ve inşaatların gerçekleşme seviyesine ilişkin tespitlere yer veren teknik bilirkişi raporu irdelenmediğinden ve değerlendirilen faturaların sahte olduğu iddia edilen faturalarla ilgisi bulunup bulunmadığı hususlarına yer verilmediğinden, bahse konu sahte faturalara ilişkin dava bulunup bulunmadığı hususu araştırıldıktan sonra dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasının ardından sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2010/542 Esas 2016/498 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında Finike Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.07.2010 tarihli ve 2009/3031 Soruşturma, 2010/904 Esas, 2010/380 sayılı İddianamesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan açılan kamu davasının bu dava ile birleştirilmesine hükmedilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2014/116 Esas, 2023/52 sayılı Kararı ile; zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'ın 12 yıl 6 ay, sanık ...'nin 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısı, dosya kapsamına nazaran sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte zimmet suçunu işlediği sabit olduğu halde zimmet suçundan beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2.Katılan Hazine vekili temyiz dilekçesinde, sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte zimmet suçunu işlediği sabit olmasına rağmen atılı suçtan beraat, ayrıca tüm sanıklar hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme hükümleri verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat ettiği halde lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna dairdir.
4.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz dilekçesi, mimari proje zemine uygulanmadan teknik rapor düzenlendiğine, bilirkişi raporlarında proje, hafriyat, dolgu ve mermer işçiliği bedellerinin dikkate alınmadığına, sahte olduğu iddia edilen faturalara ilişkin açılan dava zamanaşımına uğradığından fatura bedellerinin zimmet olarak değerlendirilmesinin dayanaksız kaldığına, üyelerden toplanan aidat miktarının belirlenmediğine, kooperatifin giderlerinin eksik hesaplandığına, keşif yapıldığı takdirde müvekkillerinin uhdesinde kaldığı iddia edilen paranın kooperatif işleri için harcandığının anlaşılacağına, eksik inceleme ile verilen mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiğine ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.
5.Sanık ... müdafii, sahte olduğu iddia edilen faturalara ilişkin açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğinden sahte fatura kullanıldığına dair delil bulunmadığı gibi sahte olduğu iddia edilen faturaların kooperatif inşaatında kullanılan malzemelere ilişkin olduğunu, inşaatın fiziki gerçekleşme oranı eksik hesaplandığından tekrar keşif yapılması gerektiğini, ... ve ...'a ödenen paraların gider hesabında dikkate alınmadığını, kooperatif yönetiminin inşaatı devam ettirmek için zaman zaman kendi bütçelerinden harcama yaptıklarını belirterek teknik bilirkişiden yeniden rapor alınmasını talep etmiş ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ifade etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
S. S. Finike ...
Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan sanıkların, kooperatife ait defter ve belgeleri denetim kurulu üyelerinden gizledikleri ve kooperatifin gelir ve giderlerini usulüne uygun olarak değerlendirmeyip avans adı altında üçüncü kişilere yarar sağlamak suretiyle zimmet suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; sanık ...'ın üzerine atılı zimmet suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine, diğer sanıkların gerçekte yapılmadığı halde sahte faturalarla inşaat gideri yapılmış gibi göstererek kooperatif parasını uhdelerine geçirmek suretiyle zincirleme nitelikli zimmet suçunu işledikleri kabul edilerek cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar ve müdafiilerinin tahsil edilen tüm paraların kooperatif işlerinde kullanıldığını, inşaatın fiziki gerçekleşme oranı ile giderlerinin eksik, kooperatif gelirlerinin ise fazla hesaplandığını savunmaları, bozma öncesinde yapılan 17.07.2009 tarihli keşif sırasında mahkemece inşaat alanında 15 aynı, 2 farklı tipte blok bulunup her bir blokta 2 müstakil villa bulunduğunun, bloklardan 1 tanesinin tamamlanmayıp sadece birinci katının yapıldığının ve inşaat seviyelerinin farklı olduğunun gözlemlenmesi, keşiften sonra inşaat mühendisi ve mimar bilirkişi heyetinden alınan 29.03.2010 tarihli raporda toplam inşaat alanının 7.165,23 metrekare, inşaat seviyesinin ise %71,65 olarak tespit edilip iddia konusu eylemlerin suç duyurusu tarihine kadar olan dönemi kapsadığı nazara alınmadan 2007 yılında 8 ay inşaatın devam ettiği değerlendirilip inşaatlarla ilgili yıllara göre tespit yapılamadığı belirtilerek her bir yıl için gerçekleşme miktarı ile inşaat maliyetinin varsayımsal belirlenmesi ve inşaat maliyetinde saha dolgusu bedelinin dikkate alınmaması, bozma sonrasında Sayıştay uzman denetçilerinden alınan raporda inşaat seviyesi ve maliyetin gerçek bir durumu yansıtıp yansıtmadığı ve inşaatın gereken seviyeye ulaşıp ulaşmadığının tespit edilemediğinin bildirilmesi üzerine mahkemece inşaat mühendisinden alınan 21.02.2022 tarihli raporda toplam inşaat alanının 3.740 metrekare, inşaat seviyesinin ise %55 olarak belirlenmesi ve her yıl yapılan inşaatın o yılki birim fiyat ile çarpılması suretiyle inşaat maliyetinin belirlenmesi gerekirken 2007 yılı birim fiyatları üzerinden hesaplama yapıldığının anlaşılması karşısında teknik bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması ve bu itibarla inşaat maliyetinin belirlenmesine ilişkin 21.02.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile bu raporu esas alarak inceleme yapan bila tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı nazara alınarak; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi için suç dönemine ilişkin gelir gider evrakı dahil suça konu isnada ilişkin tüm kooperatif kayıtları ile varsa hukuk dava dosyaları temin edilerek 17.07.2009 tarihli keşifteki tespitler doğrultusunda gerekli görülmesi halinde mahallinde yeniden keşif icrası ile sanıkların yönetimde bulundukları dönemde kooperatife ait inşaatta yapılan işleri kooperatif inşaatına ait plan, proje, metraj cetvelleri ve hak ediş raporları da dikkate alınarak suç tarihleri itibarıyla inşaatın fiziki gerçekleşme oranı, proje ile yapılan işlerle proje harici işlerin belirlenmesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin saptanması hususunda her yıl yapılan inşaatın o yılki birim fiyat ile çarpılması suretiyle inşaat maliyetinin belirlenmesine ilişkin ve önceki teknik raporlardaki çelişkileri giderecek şekilde üniversite öğretim üyeleri arasından seçilecek inşaat konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması sonrasında sanıkların fiili olarak görev yaptıkları dönemde kooperatifin sağladığı tüm gelirler, inşaatlar için yapılanlar dahil tüm giderler, göreve başladıkları ve görevden ayrıldıkları tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları tespit edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte 2 Sayıştay emekli uzman denetçisi ve 1 inşaat mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; kooperatifin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile teknik bilirkişilerce verilecek rapordaki tespitler irdelenerek tüm giderlerinin belirlenip karşılaştırılması ile suç tarihlerinde kooperatifin parasal işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü hususları nazara alınmak, dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasından sonra eylemin basit mi nitelikli mi olduğu ve zincirleme şekilde işlenip işlenmediği hususları üzerinde de durularak sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, kamu görevinin verdiği hak ve yetkileri kötüye kullanmaları nedeniyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması ayrıca sanık ... hakkında, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince verilen yasaklama kararına ilişkin sürenin, tayin olunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 4 yıl 8 ay 8 gün yerine 4 yıl 8 ay 7 gün olarak eksik tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2014/116 Esas, 2023/52 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümleri yönünden dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2014/116 Esas, 2023/52 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiileri ve O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış hak saklı tutularak, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.