1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin yurt dışında yaşamakta olduğunu, Davalı şirket ortağı ..., müvekkilinin 2013 yılında ortağı olduğu Beylikdüzü ...'nün eski çalışanı olduğunu, davalı, müvekkili ile zamanla iş yerinde samimi bir dostluk ilişkisi kurmuş ve müvekkilimin güvenini kazandığını, müvekkilinin güvenini kazanan davalı, Müvekkilline ortak şirket kurmak istemiş kuracakları şirketi idare edeceği ve kar edecekleri vaadiyle ... Ve Ticaret Limited Şirketi'ni tüm maddi olanakları yüklü miktarlar müvekkilince karşılanmak üzere şirketi müvekkiline açtırdığını, müvekkilinin sürekli Türkiye'de bulunmaması nedeniyle davalı kendisini 2026 yılına kadar kendisini imza yetkilisi olarak Müdür atadığını, müvekkilinin sürekli olarak yurt dışında olması nedeniyle kurmuş olduğu iş bu firmanın işlemleri ile bizzat ilgilenmesinin güç olması sebebiyle notere giderek davalı ... imza yetkisi verdiğini, müvekkilinin, Türk kanunlarının ve noterlerin çalışma sistemi ile ilgili herhangi bir bilgisi olmadığı için imza yetkisini verdiği sırada yine davalıya güvenmiş ve davalı müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak 10 yıllık imza yetkisi verdirttiğini, müvekkilinin, 10 yıllık imza yetkisi verdiğini ve bu imza yetkisinin 2026'da biteceğini 2023 yılında vekil olarak tarafımızca e-devleti incelendiğinde fark edildiğini, İzah ettiğimiz nedenlerle müvekkilinin hiçbir gelir sağlamadığı firmadan daha fazla ortaklık sürdürmesi mümkün olamayacağından huzurdaki davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin uğratmış olduğu zararlar ve hiç bir şekilde şirketin diğer ortağına ulaşılmaması ve şirket ile ilgili bilgi alınmaması nedeniyle davalıya karşı iş bu ortaklıktan çıkma davası açılmadan önce Güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılıktan ve şirketin hiç bir bilgisine ve şirketin diğer ortağı davalıya ulaşılmaması nedeniyle suç duyurusu yapılmış olup soruşturma dosyasının devam ettiğini ileri sürerek, öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, davalı, şirketin kuruluşundan bu yana şirketi kendi tasarufunda kullanmış olması sebebiyle; Şirket borçları, vergi borçları, SGK vb. borçların davalıya yükletilmesine karar verilmesini, şirket Banka hesaplarına dava süresine tedbirden bloke konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde: Dava, Davacının ... ve ticaret limited Şirket ortaklığında çıkarılması talebinden ibaret olduğu görüldü. 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesinde; her ortağın, haklı sebeplere dayanmak şartıyla şirketten çıkmasına izin verilmesini mahkemeden talep edebileceği, haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce takdir edilecektir. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Bununla birlikte ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının kalmaması gibi hallerde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir.
Şirket ortaklığından ayrılmaya izin verilmesi istemli davanın, salt şirkete yöneltilerek açılması yeterli iken (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 02/11/2022 Tarih ve 2021/3860 E. - 2022/7704 K. Sayılı ilamı.) davada taraf sıfatı olmayan ortağa davanın yöneltilmesi doğru olmadığından, ortağa yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2.Harç peşin alınmış olduğundan ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına), Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)