5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/369 Esas - 2023/939
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı (borçlu) aleyhine ... esasına kayıtlı dosyasında fatura ve cari hesap kaynaklı borca ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, borca ilişkin ödeme emrinin 01/02/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının 01/02/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini, bunun üzerine davaya konu icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirketin ... yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı firma ile davacı şirket arasında bir ticari ilişki bulunmakta olup bu ticari ilişki nedeniyle doğmuş olan ve dilekçe ekinde sunmuş oldukları fatura ve cari hesap ekstresinden de açıkça gözükmekte olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla
5.315,62-TL tutarlı borcun davalıdan talep edilmiş olmasına rağmen tahsil edilemediğini, bu durumun dilekçe ekinde yer alan cari hesap ekstresinde ve bilirkişi marifetiyle tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılacak inceleme ile tespit edileceğini, bu sebeple de taraflarınca davacı şirket adına ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında devam eden ticari ilişkiye ilişkin muhasebe kayıtları, ticari defterler ve bu ilişkiye istinaden düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresi incelendiğinde davalının davacı şirkete takip tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.315,62-TL borçlu olduğunun açıkça görüleceğini belirterek davanın ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, ... E. sayılı icra dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın, davalı ile arasında bir ticari ilişki bulunduğunu bu ticari ilişki nedeniyle dava dilekçesi ekinde fatura ve cari hesap ekstresi sunduğunu ve bu belgeler ile davalı şirketin kendilerine borçlu olduğunun ispatlandığını her ne kadar iddia etmekte ise de dava dilekçesi ekinde yalnızca bir ödeme dekontu bulunmakla birlikte bu dekontun tek başına işbu dava için delil niteliği taşımadığını, davacı alacaklının takipte dayanmadığı belge ve kayıtlara itirazın iptali davasında dayanmasının mümkün olmadığını, davacı alacaklı tarafından belirtilen hukuki ilişkinin, asıl alacak olarak gösterilen bedelin, işleyecek faiz oranının, harca esas değer olarak gösterilen değerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hiçbir şekilde borcu kabul etmemek kaydıyla böyle bir alacak bulunsa dahi alacağın zamanaşımına uğradığını ayrıca, icra inkar tazminatının koşullarının da oluşmadığını, davalı şirket ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olup Türk Ticaret Kanununda belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan ticari işlere ilişkin olarak davalı şirket tarafından da cari hesap kayıtları tutulduğunu ve ticari defterler ile tüm işlemlerin kayıt altına alındığını, davalı şirket tarafından tutulan cari hesap ekstrelerine göre davacının belirtmiş olduğunun tam aksine davalının halen davacı şirketten bakiye alacağı mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından muhasebe kayıtları ve cari hesap kayıtlarının kontrol edilmesi neticesinde alacaklı olduğunun şüphesiz olup, cevap dilekçesi ekinde sunmuş oldukları fatura ve cari hesap ekstrelerinden de karşı yanın iddialarının tam aksine davalı şirketin borçlu olmadığını ve davacı şirketten alacaklı olduğunun ortaya konulduğunu, davacı tarafından icra takibinde sadece 5.000,00 TL tutarında yapılan ödemeye ilişkin dekont sunulmak suretiyle takip dayanağı olarak bu belgeye dayanıldığı ve dekont açıklamasından da görüleceği üzere "CARİ HESAP ÖDEMESİ" açıklaması ile ödeme yapıldığı görüldüğünü, davacının, takip talebinde dayanmış olduğu dekont ile cari hesaba ilişkin olarak borçlu olması nedeniyle ödeme yapıldığını kabul etmesine karşın davalı şirket tarafından yapılan hizmetin ve davalı şirket tarafından davacı adına gümrük işlemlerinde yapılan ödemelerin hiçe sayılarak yapılan 5.000,00 TL'lik ödemenin tekrardan tamamının iade talep edilmesinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği gibi davacının hem icra takibinde hem de huzurdaki davayı ikame etmesinde kötü niyetli olduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız ve kötü niyetle açılan dava sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda; "Davacı şirket vekilince, ... esas sayılı icra dosyası ile 31/01/2023 tarihinde 5.000,00.-TL asıl alacak ve 315,62.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.315,62.-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin havale bedeline ilişkin olduğu, davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdikinin ise yasal süresinin olduğu, tarafımca, davacı şirketin Mali Müşavirinden 2022-2023 yılı ticari defterleri ile cari muavin defter kayıtları talep edilmiş ise de, 21/11/2023 Tarihinde Tarafıma Gönderilen mail ile; ‘’… ... firmasının 2022-2023 dönemlerinde .... ile alakalı hiçbir faaliyeti yoktur…’’ açıklaması yapıldığı ve tarafıma belge ibrazı yapılmadığı, dolayısı ile, inceleme ve tespit yapılamadığı, Davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2023 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, kapanış tasdikinin ise yasal süresinin olduğu, Davacı şirket tarafından davalı şirketin banka hesabına gönderilen 20/05/2022 tarihli CARİ HESAP ÖDEMESİ açıklamalı 5.000,00.-TL bedelli banka dekontunun/ ödemenin davalı şirket ticari deftelerinde kayıtlı olduğu, Davalı şirket tarafından, davacı şirketin gümrük işlemleri ile ilgili davacı adına yapılan hizmet ve masraflara ilişkin 7.021,13.-TL tutarında ödeme yaptığı ve bunu da davacı şirketin cari hesap kartında takip ettiği buna göre, davalı şirketin toplam ödeme/hizmet tutarının 7.021,13.-TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına yapılan ödeme tutarının 5.000,00.-TL olduğu ve davalı şirketin (7.021,13 – 5.000,00)=
2.021,13.-TL tutarında davacı şirkete borçlu değil, davacı şirketten alacaklı olduğu,
İ. İ. Tazminat Talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, " görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davanın ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça dava değeri dava dilekçesinde 100,00 TL olarak gösterilmiş, verilen kesin süre içeresinde 27/09/2023 tarihli dilekçe ile dava değerinin 5.315,62 TL olduğu bildirilerek eksik harcın ikmal edildiği görülmüştür.
Davacı taraf, davacının davalıdan cari hesap nedeniyle 5.000,00 TL alacağını ileri sürerek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise, davacıya verilen gümrük işleri hizmeti nedeniyle cari hesap açıklamasıyla 5.000,00 TL havale yapıldığını, yapılan ödemenin eksik olduğunu, davacıya borçlu değil davacıdan alacaklı olduğu savunulmuştur. Dava itirazın iptali davası olup, alacağın varlığını ispat yükü davalının üzerindedir. Taraf vekillerine ticari defterlerinin yerlerinin ve irtibata geçilecek kişi bilgilerinin sunulması için mahkememizce süre verilmiş olup, taraf vekillerince ticari defterlerin yerlerinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından, davacı şirketin gümrük işlemleri ile ilgili davacı adına yapılan hizmet ve masraflara ilişkin 7.021,13.-TL tutarında ödeme yaptığı ve bunu da davacı şirketin cari hesap kartında takip ettiği, davalı şirketin toplam ödeme/hizmet tutarının 7.021,13.-TL olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına yapılan ödeme tutarının 5.000,00.-TL olduğu ve davalı şirketin (7.021,13 — 5.000,00)- 2.021,13.-TL tutarında davacı şirkete borçlu değil, davacı şirketten alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi tarafından, davacı şirketin Mali Müşavirinden 2022-2023 yılı ticari defterleri ile cari Muavin defter kayıtları talep edildiği, 21/11/2023 tarihinde bilirkişiye gönderilen mail ile; “... ... firmasının 2022-2023 dönemlerinde ... ile alakalı hiçbir faaliyeti yoktur...” açıklaması yapıldığı, bilirkişi tarafından davacı ticari defterlerinde inceleme ve tespit yapılamadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından kendisine gönderilen mailin çıktısının rapora eklenerek dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilince her ne kadar davacı şirketin tekid edilerek ticari defterlerin sunmasının sağlanarak ticari defterler üzerinde inceleme yapılması talep edilmiş ise de; ispat yükü üzerinde olan ve ticari defter deliline dayanan davacı tarafın bildirilen sürede ticari defterleri bilirkişi incelemesine sunmadığı ve “... ... firmasının 2022-2023 dönemlerinde ... ile alakalı hiçbir faaliyeti yoktur...” şekline mail gönderildiği için dosyadaki mevcut duruma göre karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, ispatlanamayan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
1.Davanın reddine
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.315,62TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)