2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/514 Esas - 2022/204
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacılar vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; 2012 yılı Mayıs ayında ... ... Şubesi'ne .... Ltd. Şti. Adına 60 ay vadeli ödeme koşulu ile 400.000 TL miktarında işletme kredisi başvurusu yapıldığı bankanın başvuruyu kabul etmesi üzerine ödeme planına riayet edilerek 18/06/2012 tarihinden başlayarak ödemelerin zamanında ve eksiksiz yapıldığı, verilen ödeme planına göre 18/04/2013 tarihinde kalan borç bakiyesi 348.008 iken yapılan kredi borcu kapatma başvurusuyla yeni meblağın %2'lik yeniden yapılandırma komisyonu ile birlikte 406.000 TL olduğu bilgisine ulaşıldığı, bankaya yapılan itiraz dilekçesiyle birlikte 406.000 TL için gerekçeli bir cevap ve imzalanan kredi genel sözleşmesi aslı veya sureti talebi sonucu 377.453,88 TL'ye indirildiği, davalı banka ile yapılan sözleşmede kredi borcunun erken kapatılmasının herhangi bir komisyon şartına bağlanmadığı olmayan bir maddeye dayanılarak yapılan eklenti nedeniyle dolaylı faiz artırımı gerçekleştirildiği, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, davacıların büyük kayba uğradığı, diğer bir hukuksuzluğun ise davalı bankanın yapmaktan sürekli imtina ettiği faiz indirimi olduğunu, 60 ay vade ile çekilmiş ve 11. Aya kadar ödenen taksitlere rağmen kalan 49 aya ait faiz indirimi yapılmamasının işlemlerin geçerliğini belirleyen dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, hatta %2'lik komisyonbedelinin %4'e hatta %5'e çıkartılarak dolaylı bir faiz arttırımına gidildiğini bu nedenlerle şimdilik 1.000 TL vadesinden önce kapatılan kredi borcunun indirilmeyen ve tahsil olunan faiz miktarının iadesine ilişkin davanın kabulü ile talep yönünden davalı aleyhine hüküm tesis edilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili tarafından verilen ceap dilekçesi ile; Davacı şirketin erken vadesinden önce tamamen kapatmak istediği kredisine yönelik bankaca fazla para tahsil edildiğini ifade ederek davayı açmış ise de davacı şirket ile imzalanan kredi genel sözleşmesinin 36/6 maddesinde müşterinin erken ödeme talebi halinde bankaca cezai faiz belirlenebileceği hüküm altına alındığı, sözleşme ile birlikke öncesnide müşteri firmanın garanti taahhütnamesi erken ödeme taahhütnamesi ve taahhütnameleri de kredi genel sözleşmesinin eki olarak imzalandığı ve şartların kabul edildiği, mevzuata uygun olarak erken ödeme tutarında davalı bankaca kullandırılan kredinin maliyetini teşkil etmek üzere kredi anaparası işlemiş faiz ve faizin KKDF maliyeti giderlerinin bankaca müşteriden tahsil edildiğini, hizmetlerin devamlılığı için kaynaklarını kullanmaya çalışan bankanın bu çerçevede müşterilerine vrediği hizmetler karşılığında operasyon maliyetleri ve piyasa koşullarını da dikkate alarak yaptığı kredi fiyatlaması sonucu davanın kendi menfaatlerini de gözeterek kendi iradesiyle imzaladığı s özleşmelerde yer alan düzenlemeler ile kredi talep dilekçesiyle ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği erken ödeme bedelini tahsil etmesinden usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından davacıların haksız olan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 08/04/2014 tarihli rapor ile; Kredi Genel Sözleşmesinin 36/6 maddesi uyarınca kredi borcunun erken kapatılması halinde cezai faiz talep edilebileceği, sözleşmede cezai faizin erken ödeme tarihindeki kalan anapara borcu üzerinden belirleneceği öngörüldüğünden ve oran belirtilmediğinden piyasa koşullarına uygun olan %2 oranında cezai faiz uygulanmasının yerinde olduğu, davacı şirketin 12/04/2013 tarihi itibariyle ödemesi gereken borç tutarı toplam 356.910,83 TL iken 377.453,88 TL tahsilat ile davacıdan 20.543,05 TL cezai faiz talep edildiği, ancak talep edilebilecek cezai faiz tutarının 7.060,99 TL olarak tespit edildiğinden iki tutar arasındaki fark olan 13.482,07 TL'nin iadesinin davacı tarafından talep edilebileceği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Bu rapordaki hesaplamanın Yargıtay Kararları ile uyumlu olmadığı anlaşılarak hükme esas alınmamıştır.
Bilirkişi Uysal ... tarafından düzenlenen 29/01/2015 tarihli rapor ile; Tüketici kredilire ve ticari krediler bakımından erken ödeme cezası alınmasını ve ortanını sınırlayan bir düzenleme bulunmadığından dava konusu kredi de ticari bir kredi olduğundan olay sözleşme ve MK md.2 çerçevesinde incelendiğini, buna göre davalı bankanın erken kapatma nedeniyle yaklaşık %7,01 müspet zararının olduğu, davacıdan tahsil ettiği %5,82 oranındaki erken ödeme tazminatının sözleşmeye ve MK md.2 uygun bulunduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/04/2016 tarihli rapor ile; Vadesinden önce geri ödenen anapara tutarları için bankaca belirlenecek oran üzerinden erken ödeme cezasının davacıdan tahsil edileceği konusundaki hükmün TC Yargıtay kararları hükümlerine uygun olmadığı, davalı bankanın dava konusu işletme ihtiyaç kredisini erken kapatma sırasında 12/04/2013 tarihinde 377.453,88 TL tahsil ettiği, Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların bildirdikleri ortalama oranlar baz alınarak hesaplanan aritmetik ortalama ile davalı bankanın aldığı miktar arasınnda toplam 836,66 TL daha az tahsil edildiği, davalı bankaca tahsil edilen miktarın ortalamadan daha az olduğundan davacının talep ettiği 1.000 TL'nin iadesinin uygun olmayacağı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı şirketten 12/04/2013 tarihi itibari ile erken ödeme yaptığı, yapması gereken 356.910,83 TL tutar yerine fazladan 20.543,05 TL erken ödeme ücretinin tahsil edildiğinin, ancak Türkiyede faaliyet gösteren bankaların 2013 yılı için TC. Merkez Bankasına bildirdikleri ortalama oranlar baz alındığında %3,76 oranındaki erken ödeme ücretinin 13.419,84 TL olmasının gerekeceği hesaplandığından iki tutar arasındaki fark olana 20.543,05 TL-13.419,84 TL = 7.123,21 TL'sinin iade edilmesinin davacılar tarafından talep edilebileceği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen 20/05/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçesinde davacı için talep edilen 1.000 TL alacak tutarını 08/04/2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 12.482,07 TL ıslah ederek toplam 13.482,07 TL alacağın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 25/05/2016 tarih ve 2014/... Esas 2016/... sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2018 tarih ve 2016/... Esas 20218/... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin 2018/... esasına kaydı yapılıp incelendi. Mahkememizden verilen 17/01/2020 tarih ve 2018/... Esas 2020/16 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2021 tarih ve 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.
Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsiline ilişkindir. Davalı banka, TC Merkez Bankası'na erken ödeme işleminin gerçekleştiği yıl olan 2013 yılı itibariyle, ticari krediler için erken kapama komisyon oranını azami %2 olarak bildirmiştir.
Mahkememizce uyulan bozma ilamında, taraflar arasındaki sözleşmede açıkca bir tutar ve oran bulunmadığı, bu nedenle anılan yasal düzenleme gereğince öncelikle Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılmasının gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece anılan bozma ilamına uyulmasıyla usuli kazanılmış hak oluştuğundan, mahkemece erken kapama komisyon oranının TC Merkez Bankası'na bildirilen %2 oranı üzerinden hesaplanması gerektiği anlaşıldığından bozma ilamına uyularak 08/04/2014 tarihli rapor hükme esas alınarak bu doğrultuda %2 oranında hesaplama yapılan 13.482,07 TL'nin 18/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ İLE,
13.482,07 TL'nin 18/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 920,97 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 238,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 682,67 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 238,30 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacılar vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 5.100,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacılar vekili tarafından sarf edilen toplam 1.909,15 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. 16/02/2022 Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı