10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/9245 E. , 2023/11563 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
kaldırılarak)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2016 tarihli ve 2016/6406 Esas, 2016/17884 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri ile 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
B. Denizli 4.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2016 tarihli ve 2016/229 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri ile birlikte hükmolunan 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 25.11.2016 tarihinde itirazın reddi kararı üzerine kesinleşmiştir. Sanık hakkında, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca teşdiden hükmedilen 5 yıl hapis cezası ile istinaf talebinin esastan reddi kararı üzerine 30.12.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın denetim süresi içinde 17.04.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Afyonkarahisar 2.
Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.03.2020 tarihli ve 2019/371 Esas, 2020/186 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 01.07.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/335 Esas, 2020/611 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/1860 Esas, 2022/1095 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasının aleyhe istinaf başvurusu olmadığı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz sebepleri özetle;
kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık lehine hüküm kurulması gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığına, kişisel tüketim miktarını aşmaması, dosyada sanığın satışa arz ettiği yolunda hiçbir kanıtın bulunmaması karşısında sanığın dosyalarından savunmayı doğrular nitelikte içici olduğuna, kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza olarak 10 ay hapis cezası verilse de uyuşturucu madde ticareti suçundan hüküm kurulmasının infaz kanunları yönünden daha ağır sonuçlar doğuracağına, suç vasfı yönünden aleyhe sonuç doğduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, 5 yıllık denetim süresi içerisinde denetim yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin üzerine yapılan duruşmalı yargılaması sonucunda; Mahkemenin 03.11.2016 tarihli karar gerekçesinde belirtildiği üzere; sanık hakkında ikametgahında ve eklentilerinde yüksek miktarda hint keneviri ektiği ihbarının alınması üzerine Çardak Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/103 D.iş sayılı kararına istinaden yapılan aramada sanığın ikametgahı ve eklentilerinde ekili ve bakımı yapılmış, boyları 15-75 cm uzunluğunda, 531 kök dişi hint kenevirinin, 9 adet yaprağı alınmış kuru halde kök kenevir bitkisinin, evin değişik noktalarında kenevir tohumlarının, yine iki farklı noktada esrar maddesinin ele geçirildiği, sanığın samimi olarak verdiği savunmasında; ailesiyle birlikte uyuşturucu madde kullanımının belirli ölçülerde yasal olduğu Hollanda ülkesinde 23 yaşına kadar yaşadığını, 12-13 yaşından itibaren kenevir kullanmaya başladığını, Türkiye'ye döndükten sonra uyuşturucu madde kullanımını sürdürdüğünü, kenevir tohumlarını 28 çuvala kendisinin attığını fakat nasıl yetiştiği konusunda bilgisinin olmadığını, uyuşturucu madde olarak bulunan esrar maddesinin kendi ihtiyacını karşılamak için satın aldığı maddeler olduğunu, suç işleme kastının olmadığını belirttiği, sanığın ikametgahında ve eklentilerinde izinsiz hint keneviri bitkisi yetiştirdiği sabit olmakla birlikte, uyuşturucu madde ticareti yaptığını gösterir cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı bir delil veya tanığın olmadığı, her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptığı düşüncesiyle kamu davası açılsa da, eylemin uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma kapsamında kaldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen, 5 yıllık deneme süresi içinde denetim yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, Jandarma Komutanlığı görevlilerinin ifa ettikleri devriye görevi sırasında sanığın bahçesinde kenevir bitkisi ekili olduğunu gördükleri, Çardak Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/103 D. iş nolu 18.05.2016 tarihli kararı ile sanığın ikametinde, üstünde ve aracında arama izni verildiği, bahçede yapılan aramada sera içerisinde 1 kök, kümes ile bahçe duvarı arasında bulunan boşlukta 190 kök, çuvallar içerisinde 340 kök olmak üzere toplam 531 kök kenevir olduğu değerlendirilen bitkinin, bahçede bulunan ocak içerisinde yaprak ve sömeği koparılmış 9 kök kuru kenevir bitkisi kökünün, evin bitişiğinde bulunan garaj kısmında raflar üzerinde yaklaşık 200 gram gelen kenevir tohumu olduğu değerlendirilen maddenin evin girişinde bulunan çocuk odasındaki gardrobun üzerinde beyaz poşet içerisinde yaklaşık 150-200 gram gelen esrar olduğu değerlendirilen maddenin, alüminyum leğen içerisinde doğranmış ve kurumaya bırakılmış yaklaşık 200-250 gram ağırlığındaki esrar olduğu değerlendirilen maddenin, yanında 50 gram kadar gelen kenevir tohumu olduğu değerlendirilen maddenin yatak odası kapısının arka kısmında bulunan çocuk çantası içerisinde 20 gram gelen kenevir tohumu olduğu değerlendirilen maddenin, mutfaktaki dolap içerisinde cam kavanozda 500 gram kadar gelen kenevir tohumu olduğu değerlendirilen maddenin ve çöp kutusu içerisinde 1 kök yaprağı ve sömeği alınmış kenevir bitkisi olduğu değerlendirilen maddenin bulunarak el konulduğu, 531 kök bitkiden örnek alınarak gönderildiği belirtiler 7 kök yeşil renkli bitkinin incelenmesine göre 531 kök bitkiden 1381 gram toz esrar elde edilebileceğinin, 79,4 gram gelen maddeden örnek alınarak gönderildiği belirtilen 8,9 gram net ağırlıktaki yeşil renkli bitki parçalarının kenevir bitkisi olup, incelemeye göre 79,4 gramdan 58 gram toz esrar elde edilebileceğinin, 76,7 gram ağırlığındaki maddeden örnek alınarak gönderildiği belirtilen 2,5 gram ağırlığındaki maddenin kenevir bitkisi olup, incelemeye göre 76,7 gram kenevir bitkisinden 67 gram toz esrar elde edilebileceğinin belirlendiği, sanığın kollukta müdafii huzurunda 12 yaşından beri esrar kullandığını, maddi durumu iyi olmadığı için kendisinin yetiştirdiğini, çocuk odasındaki bitkileri kurumak için bıraktığını, kenevirleri kullanmak için ektiğini anlattığı, Cumhuriyet Savcılığında ve sulh ceza hakimliğinde de benzer şekilde savunma yaptığı, düzenlenen iddianameyle sanığın uyuşturucu madde ticareti ve 2313 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesince değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve kişisel kullanım amacı dışında izinsiz hint keneviri ekmek suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz üzerine itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, 2313 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan kurulan hükmün ise istinaf incelemesi sonucu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2016/314 Esas, 2016/283 Karar sayılı ve 30.12.2016 tarihli istinaf başvurularının esastan reddi kararı ile kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 17.04.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm olması nedeniyle ihbarda bulunması üzerine hükmün açıklanmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafiince istinaf başvurusunda bulunulduğu, sanığın istinaf incelemesi sonucu kesinleşen Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/229 Esas, 2016/267 Karar sayılı 03.11.2016 tarihli ilamı ile kişisel kullanım amacı dışında kenevir ekme suçundan mahkûm olması karşısında sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, kurumaya bırakılmış esrar elde edilmeye elverişli hint keneviri bitkisi parçalarının da kastın bölünmezliği ilkesinden hareketle kişisel kullanım amacı dışında bulundurduğunun ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun suçun oluştuğunun kabulü yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç tarihi itibariyle cezanın alt sınırı 2 yıl olmasına rağmen 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasında da isabet görülmediği, sanık müdafiinin istinaf başvurusu doğrultusunda 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü de gözetilmek suretiyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık yönünden gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında da açıklandığı üzere kazanılmış hakkın sadece sonuç ceza yönünden sonuç doğuracağı ve infaza ilişkin olmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/1860 Esas, 2022/1095 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.