4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili Şirketin, kısa vadeli satışlarına ilişkin ihracat bedellerinin ticari ve politik risklere karşı belirli limitler dahilinde garanti altına almak amacı İle davalı şirket ile sigorta sözleşmesi imzaladığı kısa vadeli ihracat sigortası yaptırdığını, Poliçenin “alıcı limiti" başlıklı 21. Maddesi ile “sigortalının her bir alıcı için en geç ilk sevkiyat tarihine kadar Türk Exim Bank'tan alıcı limiti talep etmesi ve Türk Exim Bank'tan bu talebe bağlı olarak alıcı limiti tespit etmesi gerekmektedir.” Alıcı limiti verilmemesi halinde Türk Exim Bankın bu alıcıya yapılan sevkiyattan doğan herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır." denilmekte olduğu,
Bu kapsamda uygulamada kısa vadeli ihracat kredi sigortası yaptırılırken hangi firma ile hangi şartlarda ihracat yapılacağı sigortacıya bildirimekte, sigortacı da kendisine bildirilen bu şartları incelemek ve firmaların kredibilitesini kontrol etmek süreti İle limit vermekte olduğunu, Sigorta sözleşmesinin geçerlilik süresi içinde söz konusu firmalar ile ilgili olumsuz gelişmeler olması halinde sigorta şirketinin limiti düşürmekte ya da teminat kapsamından çıkarmakta olduğunu, Somut olayda dava dışı Klaus Steilman Gmbh&Co. Kommanditgesellsechaft firmasını kısa vadeli ihracat kredi sigortası kapsamına almak sureti ile bu firmaya mal mukabili satış yaptığını ve 120 gün vadeli çalıştığını davalı sigorta şirketine bildirildiği ve davalı sigorta şirketi tarafından bu firmaya yapılan ihracatların teminat kapsamına alındığını,
1.12.354,86 Euro bedelli ------- nolu 16.09.2015 tarihli,
2.1.571,06 Euro bedelli -------- nolu 08.10.2015 tarihli,
3.10.301,13 Euro bedelli -------- nolu 23.10.2015 tarihli,
4.8.192,65 Euro bedelli -------- nolu 06.11.2015 tarihli,
5.7.913,17 Euro bedelli --------- nolu 06.11.2015 tarihli,
6.2.447,80 Euro bedelli --------- nolu 12.11.2015 tarihli,
7.10.214,57 Euro bedelli -------- nolu 13.11.2015 tarihli,
8.2.097,27 Euro bedelli -------- nolu 20.11.2015 tarihli,
9.4.073,07 Euro bedelli --------- nolu 27.11.2015 tarihli,
10.1.084,26 Euro bedelli --------- nolu 27.11.2015 tarihli
Faturalara konu sevkiyatlardan doğan alacağın vade tarihinde tahsil edemediğinden 10.06.2016 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile davalı tarafa bildirildiği, ancak davalı tarafça kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesinin 9/a, 9/b ve 18. Maddeleri gereğince süresinde - bildirimde bulunulmadığı gerekçesi ile herhangi bir işlem yapılamayacağının müvekkile bildirildiği, bunun üzerine uygulamadaki fiili imkansızlık nedeni ile davalı sigorta şirketinden talepte bulunulmakla birlikte bu talebinde davalı tarafından red edildiği. Her ne kadar Kısa Vadeli Kredi Sigortası Genel Poliçesinin; 9/a maddesi İle; “sigortalı, poliçe kapsamında her ay yapmış olduğu tüm sevkiyatları, takip eden ayın 10'na kadar -------- Bankın belirlediği form ile --------- Banka bildirecektir.“ denilmekte ise de uygulamadan kaynaklanan imkansızlık bulunduğunu, zira beyanname tarihi ile intaç tarihi (malların gümrükten çıkış tarihi) arasındaki süre uygulanan prosedür sebebi ile (beyannamenin düzenlenmesi- gümrük işlemlerinin yapılması-gümrükte malların kontrol edilmesi ve çıkışına izin verilmesi) 10 günü aşmakta olduğu uygulamada davalı -------- Bank'a da bildirimde bulunurken intaç tarihinin giriimesi gerekmekle birlikte bu süre 10 'ü aşsa dahi -------- Bank tarafından bu sürenin beklenerek sisteme girilmesinin istenmekte olduğunu, dolayısı ile iş bu 10 günlük süreye ilişkin olarak gümrük uygulamasından kaynaklı imkansızlığın söz konusu olduğu, bu durumda da müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusur ya da ihmalin bulunmadığı, Yine kısa vadeli kredi sigortası genel poliçesinin. 9/b maddesi ile; *aksi kararlaştırılmadıkça sigortalı sigorta kapsamındaki sevkiyatlar ile ilgili vade tarihinde kısmen veya tamamen ödenmemiş olan meblağları vade tarihini takip eden azami 60 gün içinde vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile -------- Bank'a bildirecektir.“ denilmekle birlikte burada da sürenin geçmesi sebebi ile müvekkile atfedilecek herhangi bir kusur ya da ihmalin bulunmadığı, zira her ne kadar dava dışi ------- firmasını ile yapılan sevkiyat faturalarında vade 90 gün yazılmışsa da; bu süre yalnız evrak üzerinde kalmakla birlikte yalnı-------- daha da geçikmemesi ve ticari ilişkinin devamlılığının amaçlandığı, kaldıki firma ile 120 gün vadeli çalışıldığının davalı şirkete yapılan bildirimler ile de sabit olduğu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi düşünülse dahi, dava dışı-------- firması ile yapılan yazışmalar sürenin geçmesine sebebiyet vermekle birlikte; müvekkilleri davalı-------- Bank kaynaklarını gereksiz yere kullanmamak amacı ile beklemek durumunda kaldığını, ancak dava dışı --------- firması hakkında 12.04.2016 tarihinde iflas başlangıç prosedürlerinin başlatıldığı, müvekkilin alıcı limit onayıyla bildirmiş olduğu dava dışı ------- firması için limit veren davalının zarar tazmininden kaçınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Açıklanan nedenlerle davalı tarafça süresinde bildirimde bulunulmadığı gerekçesi ile müvekkil şirketin talebinin red edilmesinde herhangi bir hukuki dayanak bulunmadığını, bununla birlikte kısa vadeli kredi sigortası genel poliçesinin 14. Maddesi ile düzenlenen ------- Bank bu poliçe ile sigorta kapsamında aldığı ticari ve politik risklerden kaynaklanan zararların 090 “ını ödemeyi taahhüt eder hükmü gereğince müvekkilin dava dışi şirkete gerçekleştirdiği 60.249,84 Euro bedeli --------- tekabül eden 54.224,85 Euro tutarındaki bedelin her bir kalemi ayrı ayrı temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek --------- Bankasının uyguladığı en yüksek döviz mevduat faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği iddia ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle,
Davalı tarafından verilen 06.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle “ Sigortalı -------- ihracat kredi sigortası poliçesi kapsamında yaptığı sevkiyatları ve ayrıca sigorta kapsamında olan bir sevkiyattan doğan alacağının vadesi gelmiş olmasına rağmen alıcıdan iş bu alacağını tahsil edemediği, poliçede belirtilen süreler içerisinde sigortacıya bildirmek ve prim ödemesinin yapılması, riskin poliçede kapsanıyor olması gibi poliçede yer alan diğer şartlarının yerine getirilmesi ile birlikte sigorta tazminatı ödemesinin söz konusu olabileceği,, yine ------- ihracat kredi sigortası genel poliçesi kapsamında davacı yan tarafında müvekkil bankaya gönderilen 10.06.2016 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formundaki ---------- yerleşik --------- firmasına, detayları aşağıda belirtilen gümrük beyannameleri tahtında gerçekleştirilen sevkiyatlardan doğan alacağına ilişkin olarak tazminat işlemlerine başlanmasının talep edildiği, Müvekkil banka tarafından yapılan inceleme neticesinde, söz konusu sevkiyat bildirimlerinin davacı yanın dava dilekçesi ekinde sunduğu poliçenin 9/a maddesinde yer alan hususlara aykırı olarak bir diğer ifade ile en geç sevkiyat tarihini takip eden ayın 10'nuna kadar müvekkil bankaya bildirim yapılması gerektiği halde yapılmadığının tespit edildiği, bununla birlikte poliçenin 9/b maddesi uyarınca, ilgili vade tarihinde kısmen veya tamamen ödenmemiş olan meblağların vade tarihini takip eden azami 60 gün içinde vadesi geçmiş alacaklar aylık bidirim formu ile muvekkil bankaya bildirilmediği, diğer bir ifade ile söz konusu vadesi geçmiş alacak bildirimlerinin vade tarihinden itibaren tablo 1' de belirtilen gün sayısı kadar sonra yapıldığı ve bu itibarla geçikmeli olduğunun tespit edildiği, yukarıda ifade edilen sevkiyatlardan doğan alacak bedellerinin poliçe hükümlerine aykırılık hasabi ile sigorta kapsamı dışında kaldığı hususuyla davacı yanın 14.06.2016 tarih ve ---------- sayılı yazı ile bilgilendirildiği, Sayın mahkemenin huzurdaki davanın müvekkil Banka'nın davacı yan sigorta tazminat talebini reddetmesinden kaynaklı olduğu, Müvekkil Banka'nın ret sebepleri ise afaki olmayıp, işbu dilekçe ekinde sunulduğu üzere davacı yanın poliçenin ilgili maddelerine aykırı hareket etmesinden kaynaklandığı, 9/a maddesi ile; “sigortalı, poliçe kapsamında her ay yapmış olduğu tüm sevkiyatları, takip eden ayın 10'na kadar -------- Bankın belirlediği form ile --------- Banka bildirmesi gerektiği ve/veya hatalı eksik bildirimi neticesi ile sigorta kapsamı dışında kalan sevkiyatlarını, vade tarihinden sonra düzeltme talebinde bulunarak sigorta kapsamına aldıramayacağı.” nın hükme bağlandığı, davacı yanın ise bu bildirimi yapmadığı gibi, dilekçesinde “her ne kadar böyle bir madde varsada imkansızlık nedeni ile yapamadığını “ifade ettiği, borcunun sona erebilmesi için TBK'nun 136/1 hükmü anlamına ediminin sonradan İmkansız hale gelmiş olmasının gerektiği, imkansızlık Doktrinde “borçlanılan edimin yerine getirilmesinin sonradan ortaya çıkan olaylar nedeni ile objektif ve sürekli olarak mümkün olmaması şeklinde tanımlandığını, Aynı poliçenin 9. Maddesinin B bendinde ise 9/b maddesi ile; “aksi kararlaştırılmadıkça sigortalı sigorta kapsamındaki sevkiyatlar ile ilgili vade tarihinde kısmen veya tamamen ödenmemiş olan meblağları vade tarihini takip eden azami 60 gün içinde vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile ---------- Bank'a bildirmesi gerektiği" 'nin ifade edildiği, Davacı yanın ise, bu bildirimide poliçe kurallarına uygun olarak yapmadığını yine yukarıdaki tablonun ilk sevkiyatı emsal alındığında davacı yanın beyan ettiği formda bildirilen vade tarihi olan 25.01.2016 tarihine kadar davacı yan alıcıdan alacağını tahsil edemez ise en geç 60 gün içerisinde yani 26.03.2016 tarihinde yapması gerekirken 10.06.2016 tarihinde yaparak poliçe hükümlerine aykırı hareket ettiğini, esasen davacının dilekçesinde sevkiyatlarına karşılık 120 gün vadeli ödeme aldığını iddia etse de faturalardaki ödeme vadesinin 90 gün olduğu, yani esasında vade tarihinin 25.12.2015, bildirimi yapabileceği azami sürenin ise 23.02.2016 tarihi olduğu, Poliçenin 9. Maddesinde “Bu poliçenin diğer hükümlerine bakılmaksızın 9. Madde gereğince bildirilmesi gereken hususların süresinde beyan edilmemesi ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde ---------- Bank'ın 9. Madde hükmüne aykırı olduğunun tespit ettiği sevkiyatlarla ilgili olarak poliçe kapsamındaki her türlü hükümlülüğü ortadan kalkar* denilmekte olduğu 19. Maddesinde de benzer şekilde “bu poliçenin diğer hükümlerine bakılmaksızın madde 8, 9, .......... belirtilen yükümlülüklerin sigortalı tarafından yerine getirilmemesi halinde ---------- Bank'ın bu poliçe kapsamındaki her türlü hükümlülüğünün ortadan kalkacağının“ hükme bağlandığını, Açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz olan davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE : -------- Başkanlığı'na, ---------- Fakültesi'ne müzekkereler yazıldığı görüldü.
Mahkememizce alınan tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İntaç tarihlerinin Gümrük İdaresince ----------- sistemine geç girilmesinin davacının bildirmesi gereken tarihi aşması durumunda davacının kusurunun olamayacağı, bunu yanı sıra ------- alacak Sigortalarında geç bildirimlerin sigortalılar yönünden hak kayıplarına yol açtığı, davacının 21.03.2016 tarihinde davalıya bildirimde bulunduğu ve gecikmenin 102 gün ile 163 gün gibi arasında olduğu, dolayısı ile davacının fiili imkansızlık iddiasının makul olup olmadığının nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,Davacının Sözleşmenin 9/a maddesine göre poliçe bazında her ay yapmış olduğu tüm sevkiyatları takip eden ayın 10'una kadar ------- belirlediği form ile bildirmesi gerektiği, 10 günlük bildirim süresinin sevkiyattan itibaren olmadığı, takip eden ayın 10'una kadar olduğu dolayısı ile davacının bildirim yapmak için 30.11.2015 sevkiyat tarihli 1.084,26 Eur ve 29.11.2015 sevkiyat tarihli 4.73,07 Euro tutarlı ihracatları dışında bildirim için 13 gün ile 31 gün arasında süresi olduğu, Davacının sözleşmenin 9/b maddesine göre “ödenmemiş olan meblağların vade bitim tarihinden itibaren 60 gün içerisinde bildirim yapılması gerektiği, davacının 10.06.2016 tarihinde gecikmeli olarak bildirim yaptığı dolayısı ile 9/b maddesine aykırı hareket ettiği" hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının dava dışı ---------- şirketinden olan ve
16.09.2015 tarihli --> 12.354,86 Euro bedelli -------- nolu
08.10.2015 tarihli --> 1.571,06 Euro bedelli --------- nolu
23.10.2015 tarihli --> 10.301,13 Euro bedelli -------- nolu
06.11.2015 tarihli --> 8.192,65 Euro bedelli --------- nolu
06.11.2015 tarihli --> 7.913,17 Euro bedelli --------- nolu
12.11.2015 tarihli --> 2.447,80 Euro bedelli --------- nolu
13.11.2015 tarihli --> 10.214,57 Euro bedelli --------- nolu
20.11.2015 tarihli --> 2.097,27 Euro bedelli ---------- nolu
27.11.2015 tarihli --> 4.073,07 Euro bedelli --------- nolu
27.11.2015 tarihli --> 1.084,26 Euro bedelli --------- nolu faturalara bağlanan alacaklarını tahsil edilmemesi nedeniyle taraflar arasındaki kısa vadeli ihracat kredi sigorta sözleşmesi kapsamında açtığı tazminat davasıdır.
Davacının iddiası yukarıda dökümü yapılan faturalara ilişkin alacakların 10/06/2016 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile davalıya bildirildiği, davalı tarafından Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigorta Poliçesi'nin 9/a, 9/b ve 18 maddeleri uyarınca süresinde bildirim olmadığı için işlem yapılmadığı, bildirim yönünden uygulamadan kaynaklanan imkansızlık olduğu, beyanname tarihi ile intaç tarihi arasındaki sürenin on günü aştığı, davalıya bildirim yapılırken intaç tarihinin girilmesi gerektiği, vade yönünden de her ne kadar faturada 90 gün yazsa da dava dışı şirket ile sözleşmede vadenin 120 gün olduğu, dava dışı şirketle yapılan yazışmaların zaman aldığı, --------- gereksiz meşgul etmemek için beklemek zorunda kalındığı, tüm sebeplerle alacakların sigorta kapsamında tazmin edilmesi gerektiği yönündedir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 9/a, 9/b, 18 ve 19. maddeleri aşağıdaki gibidir:27/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Sigortacı bilirkişi ---------- 17/06/2019 tarihli ek raporu ile kök rapordaki değerlendirmelerin geçerli olduğu tespiti yapılmıştır.Bilirkişi ---------- 18/05/2021 tarihli raporu ile "1. Poliçenin 9/a maddesi uyarınca zamanında bildirilmeyen sevkiyatların teminat harici olduğu; davalı süresinde bildirim yapılamamasının fiili imkansızlıktan kaynaklandığı savunmasında bulunmuşsa da, 3 ilâ 5 aylık gecikme süreleri dikkate alındığında, gerek gümrük işlemlerinin bu ölçüdeki bir gecikmeye neden olacak şekilde nasıl ve neden uzadığının açıklanamaması, gerekse farklı zamanlarda yapılan sevkiyatların fiili imkansızlık nedeniyle bildirilmesinin mümkün olamayıp, daha sonra fiili imkansızlığın her bir sevkiyat bakımından aynı anda ortadan kalkmasına dair bir açıklama getirilmemesi karşısında, fiili imkansızlığın ispatlanamadığı; kaldı ki bu gecikmeler sonucunda, sevkiyatlar bildirildiğinde vade tarihleri geçmiş ve ödeme yapılmamış olduğundan sigortalanan rizikonun gerçekleştiği; dolayısıyla TTK m. 1458 hükmü uyarınca, gerçekleşen rizikonun sonradan bildirilerek teminata dahil edilmesinin mümkün olmadığı;
2.Poliçenin 18/b maddesi uyarınca ---------- ön izin alındığı ispatlanmadığından, vadenin 90 günden 120 güne çıkarılması halinde ortaya çıkan zararların teminatın kapsamı dışında olduğu ve davalı sigortacının bu zararlar bakımından sorumluluğunun doğmadığı;
3.Poliçenin 9.b. maddesinde rizikonun gerçekleştiğini bildirim yükümlülüğünün düzenlendiği; poliçenin 9.b. maddesinde düzenlenen yükümlülüğün ihlaline bağlanan sonucun, sigortacının “her türlü yükümlülüğünün ortadan kalkması” olması sebebiyle bu düzenlemenin, sigorta ettiren lehine emredici olan TTK m. 1446/2'ye aykırı, dolayısıyla geçersiz bulunduğu; dava konusu olayda tazminat tutarında bir artış meydana geldiği ispat edilmiş olmadığından tazminat tutarında indirim yapılması gerektiği yahut tazminat ödeme yükümlülüğünün tamamen ortadan kalktığı hususunun davalı sigortacı tarafından ispatlanamadığı" tespiti yapılmıştır. Bilirkişi --------- 07/07/2023 tarihli raporu ile aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce de dava konusu faturalara ilişkin intaç tarihi ve 90 gün üzerinden vade tarihi aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir. Dava konusu faturalar İNTAÇ TARİHİ VADE TARİHİ (90 güne göre)
16.09.2015 tarihli --> 27/09/2015 15/12/2015
08.10.2015 tarihli --> 12/10/2015 06/01/2016
23.10.2015 tarihli --> 26/10/2015 21/01/2016
06.11.2015 tarihli --> 01/11/2015 04/02/2016
06.11.2015 tarihli --> 10/11/2015 04/02/2016
12.11.2015 tarihli --> 16/11/2015 10/02/2016
13.11.2015 tarihli --> 18/11/2015 11/02/2016
20.11.2015 tarihli --> 23/11/2015 21/02/2016
27.11.2015 tarihli --> 29/11/2015 25/02/2016
27.11.2015 tarihli --> 30/11/2015 25/02/2016
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere, mahkememizce bütün faturalara ilişkin sevkiyat bildiriminin (10/06/2016 tarihinde) rizikonun (alacağın vadesinin geçmesi) gerçekleşmesinden sonra yapıldığı görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının dava dışı --------- şirketinden olan ve yukarıda dökümü yapılan faturalarda gösterilen alacaklarını tahsil edilmemesi nedeniyle taraflar arasındaki kısa vadeli ihracat kredi sigorta sözleşmesi kapsamında açtığı sigorta tazminatı davası olduğu, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 9/a maddesi uyarınca davacının poliçe kapsamında her ay yapmış olduğu tüm sevkiyatları, takip eden ayın 10'una kadar, --------- belirlediği form ile --------- bildirmesi gerektiği, yine sigortalı, ilgili ayda hiçbir yükleme yapmamış olsa dahi bu bildirimi yapması gerektiği ve söz konusu bildirimin belirlenen süre dışında sigortalı tarafından gecikmeli olarak yapılması durumunda, Sigortalı --------- Alıcı Limiti Onayı verilmiş olan sevkiyatların bedeli tahsil edilmiş olsa bile tahakkuk edecek primleri ödemekle yükümlü olduğu, mahkememizce yapılan tespit ve bilirkişi raporlarında yapılan tespitler de dikkate alındığında, davacının dava konusu alacaklara (sevkıyata) ilişkin bildirimleri sözleşmede öngörülen sürenin geçmesinden sonra yaptığı, bunun bir diğer anlamla rizikonun gerçekleşmesinden sonra riziko konusunun sözleşme kapsamına alınması olarak da nitelendirilebileceği, davacı tarafından geç bildirilen bu sevkıyatlara ilişkin primlerin de ödenmediği hususunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu sebeple dava konusu alacakların (sevkıyatın) taraflar arasındaki sözleşmenin 9/a ve 19 maddeleri uyarınca sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, davacının bildirim yönünden uygulamadan kaynaklanan imkansızlık iddiasının yerinde olmadığı hususunun ise tarafları ve sebebi aynı kesinleşmiş yargı içtihatları ile kesinleştiği, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 4.329,17 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.901,57 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 104,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6.Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (54.224,85 Euro x dava tarihindeki kur 4,6750 = 253.501,17 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 40.025,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2024