Esas No
E. 2022/14611
Karar No
K. 2023/11579
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2022/14611 E.  ,  2023/11579 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARLARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/138 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı

Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/101 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.09.2022 tarihli ve 2021/25839 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120082 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120082 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.01.2018 tarihli ve 2017/27644 soruşturma, 2018/1 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 06.02.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve Kahramanmaraş 9. Asliye Ceza

Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararları ile Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.01.2018 tarihli ve 2017/27644 soruşturma, 2018/1 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmediğinden durma kararları vermeleri gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkümiyetine hükmedilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/138 Esas ve 2020/155 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Şüpheli hakkında, 03.11.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2018 tarihli ve 2017/27644 soruşturma, 2018/1 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, şüpheliye 31.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek 20.02.2018 tarihinde infazı için Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2.Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2019 tarihli ve 2019/4910 Soruşturma, 2019/1775 Esas, 2019/1291 sayılı iddianamesi ile Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3.Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu, 11.02.2020 tarihli ve 2019/138 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

B. Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/101 Esas ve 2020/16 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Şüpheli hakkında, 02.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2020 tarihli ve 2020/10968 Soruşturma, 2020/4121 Esas, 2020/3003 Karar sayılı iddianamesi ile Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,

2.Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu, 20.10.2020 tarihli ve 2020/101 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır.

Yine, sanığın 02.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2020 tarihli iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan kamu davasında, Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararı ile, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulünce kesinleşmediğinden Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesince, Kahramanmaraş 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/426 Esas, 2021/614 Karar sayılı dosyasında da aynı gerekçe ile "durma" kararı verildiği gözetilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, her üç davanın birleştirilmesine karar verilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin birilikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Kahramanmaraş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/138 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile Kahramanmaraş 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/101 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.