Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ......... Esas
KARAR NO: .......
DAVACI: 1- .....

2........

VEKİLİ: Av. .......
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av........

Av. ....

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/04/2022
KARAR TARİHİ: 12/06/2023

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 12/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 18/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 12/09/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motosikletin davacı çocuk .......'e çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 40,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00-TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini dava etmiştir.

Davalı vekili 06/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava öncesi usulüne uygun başvuru yapmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının yabancı uyruklu olduğunu ve teminat karşılığında davaya devam edilmesini, davacının davasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, mahkememiz aksi kanaatte ise, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti ve müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Kusur bilirkişisinin 05/07/2022 tarihli keşfen alınan 18/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığını, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/c maddesini ihlali ile kazaya sebebiyet verdiği mütalaa edilmiştir.

Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 12/09/2021 tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 31/08/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyet oranının %7, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 6 hafta olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 03/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının264.386,31-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 10.638,29-TL olduğu mütala edilmiştir. Kusur bilirkişisinin 01/12/2022 tarihli ek raporunda, kök raporda açıklanan gerekçelerin oluşa uygun olduğu ve herhangi bir değişiklik olmadığı mütalaa edilmiştir.

GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık 12/09/2021 tarihli trafik kazası sebebiyle davacının davalı sigorta şirketinden ZMMS kapsamında sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.

Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.

Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).

Tüm dosya kapsamı ile 18/07/2022 tarihli kusur raporu, 31/08/2022 tarihli maluliyet bilirkişi heyeti raporu, 03/10/2022 tarihli sigorta konusunda uzman bilirkişi raporu ve kusur bilirkişisinin 01/12/2022 bilirkişi ek raporu bir arada değerlendirildiğinde, raporların mahkememiz taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli olduğu, kazada plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, izlenen mobese kamerası görüntülerine göre davacı çocuğun arkadaşları ile şakalaşarak yürüdüğü, arkadaşlarından birisinin araçlara yeşil ışık yandığı ve araçların harekete geçtiği esnada davacı çocuğa vurmak suretiyle davacı çocuğun dengesini kaybederek plakası tespit edilemeyen motorun yan tarafına çarpmak suretiyle yere düştüğü bu suretle asıl kusurun davacıyı itekleyen dava dışı arkadaşı olduğu, bu arkadaşının taşıt yolu üzerinde trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ve mahkememiz 18/07/2022 tarihli kusur raporu ve kusur bilirkişisinin 01/12/2022 bilirkişi ek raporu bir arada değerlendirildiğinde davanın reddine aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 269,80-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 189,10- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacının yaptığı ve karşıladığı masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

4.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6.Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2023

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog