Esas No
E. 2022/12038
Karar No
K. 2023/6671
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2022/12038 E.  ,  2023/6671 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1091 E., 2022/771 K.
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/194 Esas, 2020/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2020/1091 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar ..., ... ve ... vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılanlar ..., ...

Ve ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Öldürme kastı bulunmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığına, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, eylemden gönüllü şekilde vazgeçtiğine, haksız tahrik indiriminin azami miktarda uygulanması gerektiğine, yasal olmayan ve yetersiz gerekçelerle takdiri indirim yapılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay günü saat 23.00 sıralarında sanık ...'ın, Andırın İlçesi .......,......, Sokak üzerindeki ....., isimli işyerinin bodrum katında bulunan maktul ...'ın işlettiği kahvehaneye abisi olan tanık ......,. ile beraber gittiği, kahvehanede maktulün yanı sıra tanıklar.......,..........,.........,......., ve ......... isimli şahısların da olduğu, kahvehanede bulunan tüm şahısların da bir miktar alkol aldıkları, aralarında muhabbet ettikleri sırada Andırın İlçe merkezinde bulunan başka bir kahvehane olan ......., Yeri isimli işyerine bir gün önce polisin GBT kontrolüne gelmesi konusunun konuşulmaya başlandığı esnada maktulün o işyerinin eski ortağı olması nedeniyle sanığın, maktule ''Polisin baskın yapmasından dolayı ihbarcı olarak senden ve...'dan şüpheleniyorlar'' dediği, maktulün ise cevaben ''İhbar edenin anasını bacısını sinkaf edeyim'' dediği, bu şekildeki konuşmaların tartışmaya dönüşmesi ve ortamın gerginleşmesi nedeniyle maktulün, kahvehanede bulunan kişilere "hadi dükkanı kapatalım, eve gidelim" demesiyle içeride bulunan şahısların dışarıya çıkmaya başladıkları, sanık ve abisi ......,'nın önden dışarıya çıkmış oldukları, tanık ....... ve maktulün de daha sonra dışarıya çıktıkları, tanık ......'nin Mahkemedeki beyanlarına göre maktul ile dışarıya çıktıklarında maktulün sanık ve tanık .......,.'yı görmesi üzerine onlara ana avrat sinkaflı küfürler etmeye başladığı, bunun üzerine sanığın da maktule benzer küfürler ettiği, her ikisinin birbirlerine yaklaştığı ve birbirlerini ittikleri, tam o sırada sanığın üzerinde taşıdığı, adli emanette kayıtlı sivri ucu 11 cm uzunluğunda, elle açılıp kapatılabilen, plastik saplı, toplam uzunluğu 24,6 cm olan bıçağı maktulün kasık bölgesine bir defa sapladığı, maktul ve sanığın alkollü olmalarının etkisiyle yere düştükleri, hemen yakınlarında bulunan tanık ......'nin olaya müdahale ettiği, maktulün yerde kaldığı, sanığın ayağa kalktığı, maktulün ayağa kalkmaya çalışmasına rağmen kalkamadığı, orada bulunan tanıkların maktulü kontrol ettiklerinde bacağından kan fışkırdığını gördükleri, bunun üzerine sanığın maktulü bıçakladığını anladıkları, maktulün bıçaklandığını anlayan tanık ......'nın, sanık ve tanık ........'yı yumruklarla darp etmeye başladığı, sanıktaki yaralanmaların maktulden değil, tanık ......,'nın yumruklarından kaynaklandığı, daha sonra ambulans ve polislerin olay yerine çağırıldığı ve olayın bu şekilde sona erdiği belirtilmiştir.

2.09.02.2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre; maktulün kasık bölgesine aldığı kesici delici alet yarası neticesinde büyük damar kesisinden gelişen iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği, bu kesinin öldürücü nitelikte olduğu, ayrıca 9,2 cm uzunluğunda delici kesici alet yarasının maktulün kasık bölgesinde olduğu belirtilmiştir.

3.Andırın ilçesi .....,Caddesi Kaymakamlık Lojmanı yanında bulunan ve olay yerini gören hareketli mobesenin kaydetmiş olduğu görüntüler incelenerek düzenlenen görüntü izleme tutanağı ve görüntüler incelendiğinde; sanık ve maktulün birbirlerine yaklaştıklarının görüldüğü, ancak bıçak saplama anının net bir şekilde görülemediği, bıçaklama anından sonra maktulün ayağa kalkamadığı, sanığın ayağa kalktığı ancak aşırı derecede alkollü olduğu, ayakta duramayacak vaziyette olduğu, bıçaklanma anından sonra sanığın yanına gelen kişinin sanığa yumruklarıyla vurduğu ve sanığın yere düştüğünün görüldüğü, dolayısıyla sanığın, maktulün kendisini darp ettiğini, bunun üzerine eylemi gerçekleştirdiği şeklindeki savunmalarının gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir.

4.Olay anında orada bulunan tanıkların olayın gerçekleşme anına ilişkin tam olarak bilgi sahibi olmadıkları, ancak maktulün bıçaklanmasından sonra neredeyse tüm tanıkların sadece sanıkta bıçak olduğunu beyan ettikleri, sanık ve maktulün hemen yanında bulunan sanık .'nin Mahkemedeki beyanlarından, maktulün sanığa küfür etmesi üzerine tartışma ve bıçaklamanın gerçekleştiği ve sanığın elinde bıçak olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar diğer tanık beyanlarında maktulden sanığa yöneltilmiş herhangi bir küfürün olduğuna dair bir ibare geçmiyor ise de olayın şoku ve maktul ile sanığın hemen yanında bulunmamaları nedeniyle tanık .......'nin ifadesinde geçen küfürleri duymamış veya duymuş iseler yeterince idrak edememiş olma ihtimallerinin bulunduğu, tanık .....,.'ye defalarca sorulduğu ve tanık ......'nin maktulün küfür ettiğinden ... olduğunu belirttiği, adı geçen tanığın beyanlarına itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir nedenin bulunmadığı, dolayısıyla kasten öldürme eyleminin maktulün ilk olarak yaptığı sinkaflı küfürler neticesinde gerçekleştiğinin değerlendirildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmasında; maktul ile tartıştığını, bir araya geldiklerini, beraber yere düştüklerini, bıçağın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, tanık anlatımları, kamera kayıtları, otopsi raporu, polis tutanakları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; maktulün sanığa sinkaflı küfürler etmesi üzerine sanığın da üzerinde taşıdığı, yukarıda belirtilen 24,6 cm'lik bıçağın 9,2 cm'sini maktulün kasık bölgesine saplayarak maktulü öldürdüğü anlaşılmakla, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

5.Olay öncesinde maktulün sanığa sinkaflı küfürler etmiş olması, kasten öldürmenin de bu küfürlerin meydana getirdiği hiddetin etkisiyle gerçekleştiği dikkate alındığında sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği, sinkaflı küfür neticesinde kasten öldürmenin gerçekleştirilmesinin çok ağır bir sonuç olduğu dikkate alındığında, sanığın alt düzeyde haksız tahrik altında olduğu değerlendirilerek 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

6.Her ne kadar sanık eylemi nasıl gerçekleştirdiğini tam olarak hatırlamadığını, öldürme kastının olmadığını, maktul ile çok yakın arkadaş olduklarını, aralarında bir husumet olmadığını beyan etmiş ise de olayda kullanılan bıçağın açınıp kapanabilen bir bıçak olduğu, bunun da olayın hemen öncesinde sanığın kapalı olan bıçağını açık hale getirdiğini gösterdiği, yine otopsi raporunda bıçağın demir kısmı olan 11 cm'den 9,2 cm'lik kısmının maktulün vücuduna girmiş olduğunun belirtildiği, bu hususun sanığın bıçağı şiddetli ve sonuna kadar maktule sapladığını gösterdiği, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir neden olmasa da sanığın kasten öldürme sonucunu gerçekleştirdiği, tüm bu hususların sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu gösterdiği, bu bakımdan itibar edilebilecek savunmalar olmadığı anlaşılarak sanığın savunmalarına itibar edilmediği belirtilmiştir.

7.Her ne kadar sanık müdafii eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturabileceği, yaralama ve öldürme kastıyla müvekkilinin hareket etmediğini beyan etmiş ise de sanığın olay esnasında aşırı alkollü olması ve olaya hemen başkalarının müdahale etmiş olması nedeniyle ikinci bir bıçak darbesini vurma imkanına sahip olmadığı, dolayısıyla ikinci bir bıçaklama eylemini gerçekleştirmemesinin ölüm sonucunu istemediği anlamını taşımadığı, bıçağın tamamını bir başkasının vücuduna saplayan kişinin eyleminin tartışmasız bir şekilde kasten öldürme suçunu oluşturduğu değerlendirilerek sanık müdafiinin savunmalarına itibar edilmediği belirtilmiştir.

8.Sanığın olay sırasındaki ve olaydan sonraki davranışları ile savunması itibariyle gerçek manada pişmanlığını gösterir bir savunmada bulunmaması, kişiliği, sosyal ilişkileri, katılanlar tarafından şikayetin devam etmesi, adalete duyulan ..., sanık hakkında takdiri indirim yapılmasını gerektirir sebebin bulunmaması nedeniyle sanık hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığı belirtilmiştir.

9.Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, kamera görüntüleri, kolluk tutanakları, otopsi raporu, doktor raporları, adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından bilerek, isteyerek ve öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının ve haksız tahrikin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim miktarının isabetli olduğu, meşru savunma ile gönüllü vazgeçme koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2020/1091 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararlarında katılanlar ..., ... ve ... vekili, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.