9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/13942 E. , 2023/5508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (g) bentleri uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2019/189 Esas, 2021/484 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yağmaya teşebbüs, cinsel taciz, nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b)Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, cinsel taciz, yağmaya teşebbüs suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasını ve hak yoksunluklarına,
c)Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundandan 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasını ve hak yoksunluklarına, yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine,
d)Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundandan 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasını ve hak yoksunluklarına, cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz ve yağma suçlarından 5237 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/655 Esas, 2022/803 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Katılanların kendisine iftira attıklarını, katılanlar darp edildiklerini iddia ettiklerini, adli muayene raporlarında darp edildiklerine dair bulgu olmadığını, kendisine iftira atıldığını beyan ederek kararın bozulmasını, beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ... ile polis memurları arasında oluşan husumet nedeniyle, polislerin kendi kafalarına göre katılanların beyanlarını yazdığını, aynı polis memuru tarafından katılanların adliyeye gelip yalan beyanda bulunmaya teşvik edildiğini, karakoldaki ve mahkemedeki beyanlarının tamamen farklı olduğunu, birbirleriyle çelişen beyanları olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını ve sanığın tahliye edilmesini talep etmiştir.
C. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ...’ın suç işleme kastı olmadığını, katılanların beyanlarının çelişkili olduğunu, sanık ...’ın rıza ile anlaşarak katılan ... ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ederek kararın bozulmasını ve sanığın suçlardan beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmaları gerektiğini, beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi; '"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Sanık ...'in olay tarihinde mahallelerinde eskortluk yaparak geçimlerini sağlayan müştekilerin evine bir bahane ile diğer sanıklar ve SSÇ yi götürdüğü, eve girdikten sonra müştekilere yönelik tavrının değiştiği, müştekilerin kendilerine kazançlarından para vermelerini istediği ve müştekileri tehdit ettiği, çakı bıçağı gösterdiği, müştekilerin beyanlarının para alma konusunda kısmen çelişmesi nedeniyle para aldığının tespit edilemediği, bu haliyle sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs niteliğinde kaldığı, bu konuda kendisine diğer sanıkların destek verdiğine ilişkin müştekilerin kısmen farklı beyanları dışında delil elde edilemediği, bu haliyle sanığın geceleyin konutta ve silahtan sayılan bıçakla yağmaya teşebbüs eylemini gerçekleştirdiği ve bu suçun sabit olduğu anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK nın 149/1-a.d.h maddesi gereğince olayda birden fazla ağırlaştırıcı nedenin gerçekleşmesi ve sanığın suça olan eğilimi nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından sanığa verilen cezanın TCK 35/2 madde uyarınca yarı oranında indirilmesine, sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşıldığından sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58/1. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine (ikinci kez mükerrir), Sanık ... hakkında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kamu davası açıldığı, sanık ...'in diğer sanıkları eskortluk yapan müştekilerin evine geceleyin götürdüğü, eve girdikten sonra sanık ...'in müştekilere yönelik tavrının değiştiği, eve rızaen girildiği, ancak müştekilerin sanıklardan evden çıkmalarını istemelerine rağmen sanık ...'in de evde kaldığı ve çıkmadığı, bu suretle sanığa atılı suçun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın hareketine uyan 5237 Sayılı TCK nın 116/4 madde gereğince olayın oluş biçimi, sanığın suça olan eğilimi nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın, müştekilerin evine birden fazla kişi ile birlikte girdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK 119/1-c madde gereğince 1 kat arttırılmasına, sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşıldığından sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58/1. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine (ikinci kez mükerrir), Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı, her iki müştekinin bu konudaki tutarlı anlatımları nazara alındığında, sanığın eskortluk yapan müştekilerin evine diğer sanıklar ile birlikte önce rızaen girdiği, eve girdikten sonra müştekilere yönelik tavrının değiştiği, daha sonra müşteki ...'ya "kardeşimin gönlünü yapacaksın" diyerek ve bıçakla da tehdit ederek sanık ... ile müştekinin rızası dışında ve ücret de ödemeden cinsel ilişkiye girmesini istediği, müştekinin kabul etmemesine rağmen tehdit altında sanık ... ile cinsel ilişkiye girdiği, sanık ...'ın bu eylemin hem azmettiricisi hem de bıçakla oda kapısı önünde bekleyerek TCK nın 37.maddesi kapsamında iştirakçisi olduğu anlaşıldığından sanığın hareketine uyan 5237 Sayılı TCK nın 102/2 madde uyarınca olayın oluş biçimi nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın atılı suçu silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK 102/3-d madde gereğince yarı oranında arttırılmasına, sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşıldığından sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58/1. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine (ikinci kez mükerrir), Sanık ... hakkında müşteki ...'e yönelik cinsel taciz suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği ve atııl suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK 223/2-e madde gereğince sanığın beraatine, Sanık ... hakkında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kamu davası açıldığı, sanık ...'in bu sanık ve diğer sanıkları eskortluk yapan müştekilerin evine geceleyin götürdüğü, eve girdikten sonra sanık ...'in müştekilere yönelik tavrının değiştiği, eve rızaen girildiği, ancak müştekilerin sanıklardan evden çıkmalarını istemelerine rağmen sanık ...'ın da evde kaldığı ve çıkmadığı, bu suretle sanığa atılı suçun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın hareketine uyan 5237 Sayılı TCK nın 116/4 madde gereğince olayın oluş biçimi, sanığın suça olan eğilimi nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın, müştekilerin evine birden fazla kişi ile birlikte girdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK 119/1-c madde gereğince 1 kat arttırılmasına, sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşıldığından sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58/1. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, anığın cezasının infazından sonra hakkında TCK'nin 58/6-7. maddesi gereğince Denetimli Serbestlik Tedbirinin Uygulanmasına, Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı, her iki müştekinin bu konudaki tutarlı anlatımları nazara alındığında, sanığın, eskortluk yapan müştekilerin evine diğer sanıklar ile birlikte önce rızaen girdiği, eve girdikten sonra sanık ...'in müştekilere yönelik tavrının değiştiği, daha sonra müşteki ...'ya "kardeşimin gönlünü yapacaksın" diyerek ve bıçakla da tehdit ederek sanık ... ile müştekinin rızası dışında ve ücret de ödemeden cinsel ilişkiye girmesini istediği, müştekinin kabul etmemesine rağmen tehdit altında ve sanık ...'ın da isteği ile zorla cinsel ilişkiye girdiği, bu suretle sanığa atılı suçun sabit olduğu anlaşılmakla sanığın hareketine uyan 5237 Sayılı TCK nın 102/2 madde uyarınca olayın oluş biçimi nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın atılı suçu silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK 102/3-d madde gereğince yarı oranında arttırılmasına, sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşıldığından sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58/1. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, anığın cezasının infazından sonra hakkında TCK'nin 58/6-7. maddesi gereğince Denetimli Serbestlik Tedbirinin Uygulanmasına, Sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik cinsel taciz suçundan kamu davası açılmış ise de, müştekinin beyanı ve sanık savunması nazara alındığında sanıktan müştekiye yönelik bir cinsel taciz hareketinin bulunmadığı ve sanık ...'e de destek verdiği hususunda delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e madde gereğince sanığın beraatine, Sanık ... hakkında müştekilere yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık ...'in, sanık ...'ı eskortluk yapan müştekilerin evine götürdüğü, müştekilerin kendilerine kapıyı açtığı ve içeri aldığı, ancak içeri girdikte sonra yukarıda belirtildiği üzere sanık ...'in müştekilere karşı tavrının değiştiği, ancak sanığın sanık ...'in eylemine destek verdiğine ilişkin savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği ve atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK 223/2-e madde gereğince sanığın beraatine, Sanık ... hakkında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kamu davası açıldığı, sanık ...'in bu sanık ve diğer sanıkları eskortluk yapan müştekilerin evine geceleyin götürdüğü, eve girdikten sonra sanık ...'in müştekilere yönelik tavrının değiştiği, eve rızaen girildiği, ancak müştekilerin sanıklardan evden çıkmalarını istemelerine rağmen sanık ...'in de evde kaldığı ve çıkmadığı, bu suretle sanığa atılı suçun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın hareketine uyan 5237 Sayılı TCK nın 116/4 madde gereğince olayın oluş biçimi, sanığın suça olan eğilimi nazara alınarak sanığın takdiren alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasına, sanığın, müştekilerin evine birden fazla kişi ile birlikte girdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK 119/1-c madde gereğince 1 kat arttırılmasına, sanığın adli sicil kaydı ve dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına, Sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık ...'in diğer sanıklar ve SSÇ yi eskortluk yapan müştekilerin evine götürdüğü, müştekilerin, sanıkları ve SSÇ yi eve aldıktan sonra sanık ...'in müştekilere yönelik tavrının değiştiği, diğer sanık ...'ın müştekilerden ...'yı zorla ilişkiye zorladığı ve kazançlarından bir miktarını kendilerine vermelerini istediği, sanığın bu eyleme destek verdiğine ilişkin savunmasının aksine delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığa atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK 223/2-e madde gereğince sanığın beraatine, Sanık ... hakkında müşteki ...'e yönelik cinsel taciz suçundan kamu davası açılmış ise de, müştekinin beyanı ve sanık savunması nazara alındığında sanıktan müştekiye yönelik bir cinsel taciz hareketinin bulunmadığı ve sanık ...'e de destek verdiği hususunda delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e madde gereğince sanığın beraatine, Sanık ... hakkında müştekilere yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık ...'in, sanık ...'ı eskortluk yapan müştekilerin evine götürdüğü, müştekilerin kendilerine kapıyı açtığı ve içeri aldığı, ancak içeri girdikte sonra yukarıda belirtildiği üzere sanık ...'in müştekilere karşı tavrının değiştiği, ancak sanığın sanık ...'in eylemine destek verdiğine ilişkin savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği ve atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK 223/2-e madde gereğince sanığın beraatine, Ssç ... hakkında mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir 1.Çocuk ACM nin 2019/374 Esas sayılı dosyası üzerinden birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağmaya teşebbüs, cinsel taciz, nitelikli cinsel saldırı suçlarından kamu davası açılmış ise de, SSÇ nin savunması, müştekilerin kısmen farklı anlatımları ve yine müşteki ... anlatımında SSÇ nin ...'e herhangi bir şey yapmaması konusunda sürekli müdahalede bulunduğunu belirtmesi, diğer müşteki ...'in beyanında da para isteme ve cinsel istismar suçları olmadan SSÇ nin evden ayrıldığının belirtmesi nazara alındığında SSÇ nin üzerine atılı yağmaya teşebbüs, cinsel taciz ve nitelikli cinsel saldırı suçlarına iştirak ettiğine ilişkin savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği ve atılı suçların SSÇ tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK 223/2-e madde gereğince atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, Ssç ... hakkında her ne kadar nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kamu davası açılmış ise de, müştekilerin anlatımına göre eskort bayan oldukları, olay tarihinde müştekilerin evine gelen sanıkları ve SSÇ yi müştekilerin kapıyı açıp içeri aldıkları, ancak içeriye girdikten sonra sanık ...'in müştekilere karşı tavrının değişmesi üzerine SSÇ ...'ın yine müşteki anlatımına göre ...'i uyardığı ve bir şey yapmamasını söylediği, akabinde de evden kendiliğinden ayrıldığı anlaşıldığından SSÇ nin suça konu eve konut dokunulmazlığını ihlal etme kastı ile girmediği anlaşıldığından CMK 223/2-c madde gereğince atılı suçtan SSÇ nin beraatine karar vermek gerekmiştir'' gerekçesiyle hükümler kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümler yönünden; hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ve sanıklar hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükümler yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olup, temyiz edilemeyeceği ayrıca incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
ve Sanık ... Hakkında Yağma ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Suça sürüklenen çocuk ve sanık ... hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
C. Sanık ...
Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Mağdurların aşamalardaki ifadeleri, savunma, ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların eylemlerini çakı ile gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ayrıca mahkemece atılı suçtan dolayı temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme gözetilip, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar da birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece gösterilen teşdit gerekçelerinin benzerlerine göre alt sınırdan orantısız şekilde uzaklaşmayı gerektirecek bir özellik taşımadığı nazara alınarak alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak hüküm kurulması yerine temel cezanın yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle cezada orantılılık ilkesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ...
Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Olay günü sanık ...'ın, zorla evlerine girdikleri mağdurelerden para istediği, sanık ...'ın da destek verdiği olayda eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi anlamında müşterek faillik kapsamında olduğu gözetilmeden söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Sanık ...
Hakkında Yağma ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Mağdurların aşamalardaki ifadeleri, savunma, ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların eylemlerini çakı ile gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ayrıca mahkemece atılı suçtan dolayı temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme gözetilip, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar da birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece gösterilen teşdit gerekçelerinin benzerlerine göre alt sınırdan orantısız şekilde uzaklaşmayı gerektirecek bir özellik taşımadığı nazara alınarak alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak hüküm kurulması yerine temel cezanın yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle cezada orantılılık ilkesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Cinsel Taciz Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/655 Esas, 2022/803 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
ve Sanık ... Hakkında Yağma ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/655 Esas, 2022/803 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanık ...
ve Sanık ... Hakkında Yağma ve Cinsel Saldırı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C), (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/655 Esas, 2022/803 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.