Esas No
E. 2023/3207
Karar No
K. 2023/6520
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2023/3207 E.  ,  2023/6520 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/2256 E., 2022/2708 K.
SUÇ: Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2256 Esas, 2022/2708 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.03.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri

1.Sanığın eylemi tasarladığına,

2.Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri

1.Sanığın eyleminin meşru müdafaa olduğuna,

2.Eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak değerlendirilmesi gerektiğine,

3.Haksız tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ile maktulün kardeş oldukları, sanığın maktulün işlettiği kahvehanede garson olarak çalıştığı, maktulün sanığın verdiği hasılatı beğenmemesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, karşılıklı hakaretleşme olduğu, maktulün kendisini kovmasına sinirlenen sanığın eve giderek bıçak alıp tekrar kahvehaneye döndüğü ve çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu sanığın maktulü göğüs sol bölgesinden iki kez bıçaklayarak kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

2.Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3.03.03.2022 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.

4.26.10.2021 tarihli olay yeri inceleme raporu dosyada mevcuttur.

5.26.10.2021 tarihli olayda kullanılan bıçağın niteliğine ilişkin tutanak dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Meşru müdafaa yönünden

1.Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

2.Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında; “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.

3.Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.

4.Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın maktul ile tartıştıkdan sonra eve giderek bıçak alıp kahvehaneye tekrar döndüğü, maktulün sanığa kızması üzerine sanığın bıçağını çıkararak iki defa maktulün göğüs bölgesine sapladığı ve tanığın müdahalesi ile eylemine devam edemediği olayda meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Tasarlama yönünden

1.Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiş, "Nitelikli hâller" başlıklı 82 nci maddesinde; "(1) Kasten öldürme suçunun;

a)Tasarlayarak, ... İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.

2.Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından "soğukkanlılık" ve "planlama teorisi" olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.

3.Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.

4.Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararlarında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın savunmasında olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, olay yerine gitmeden önce içinde bulundukları ruh hâllerine dair herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma yönünden

Otopsi tutanağına göre maktulün vücudundaki yaraların göğüs bölgesinde olması ve iki adet olması, suçta kullanılan bıçağın kasten öldürmeye elverişli silah olması, sanığın eylemine tanığın müdahalesi ile devam edememesi, suçun işleniş şekli dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürme olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, sanığın eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun şartlarının mevcut olmadığı, sanığın eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten öldürme olarak tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde anılan hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Haksız Tahrik yönünden Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği anlaşıldığından, hükümde hakısz tahrik hükümlerinin uygulanması ve miktarı yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2256 Esas, 2022/2708 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Adam Öldürme 5237 sayılı Kanun 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.