Esas No
E. 2023/710
Karar No
K. 2023/7453
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/710 E.  ,  2023/7453 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/23 Esas, 2022/156 Karar
HÜKÜM: Dava kabul

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 3, 29, 30, 32. sınıftaki ürünler için tescilli "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının 29. sınıftaki ürünler için 2010/3362 no.lu "..." ibareli marka başvurusuna benzerlik, tanınmışlık ve iltibas tehlikesine dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek 2012-M-661 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza mesnet markaları ile davalı ...’in başvuru markasının benzer olmadığını, tanınmışlıktan haksız yararlanma ve marka itibarını zedeleme ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca anılan iddialar ile kötü niyete dair ileri sürülen hususları ispata yeterli delil bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılında limon sosu üretimi ve zeytinyağı şişeleme alanlarında faaliyete başladığını, 29, 30 ve 32. sınıflarda “güryürek”, 32. sınıfta “ganimet” ve 04.06.2008 tarihli 30. sınıfta “...” markasını kullandığını, dava konusu marka başvurusundaki “...” ibaresinin müvekkilinin annesinin adı olduğunu, bu nedenle anılan ibarenin marka olarak 29. sınıfta tescil edilmek istendiğini, dava konusu ibarenin markasal anlamda 2008 yılından bu yana kullanıldığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin anlamsal olarak da farklı olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının aynı olmadığını, davacı markaları ile müvekkilinin marka başvurusunun ... tüketici kitlesinin aynı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 06.03.2014 tarih, 2012/99 E. ve 2014/65 K. sayılı kararında, davacı markalarının esas unsurunun "..." davalının başvuru konusu markasının ise "..." ibaresinden oluştuğu, davalı markasının kadın ismi olması nedeniyle tüketici kitlesi tarafından bütünsel olarak bakıldığında davacı markaları ile karıştırılmayacağı, markalar parçalara ayırarak değil de bütünsel olarak değerlendirildiğinde davalı markasının davacı markalarını çağrıştırmayacağı, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunmadığı, davalının başvuru konusu işareti ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı kurmaya neden olacak benzerlik olmadığı, benzerlik kıyaslamasında bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, taraf markaları kapsamında aynı ve aynı tür mallar bulunmakta ise de markalar işaret anlamında benzer olmadıklarından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer sayılamayacağı, sadece tescil başvurusunda bulunmakla davalının kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 16.01.2015 tarih, 2014/14107 E. ve 2015/472 K. sayılı kararında, davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, davalı markasında esaslı unsur ve vurgunun “...” kelimesi olduğu, davalı şirketin marka başvurusunda “N” harfi dışında davacı markasından farklı bir harf bulunmadığı, davalı başvurusunun davacının markalarının esaslı unsurunu aynen içerdiği ve davalı başvurusundaki “N” harfinin her iki marka arasında ayırdediciliği sağlamaya yetmediği, markalar arasında asli unsurlar, yazı karakteri, kullanılan renkler itibariyle benzerlik olduğunun kabulü gerektiği, en azından, bu benzerliğin ortalama alıcılar arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğunun benimsenmesi gerektiği, bu durum karşısında mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken ve uyuşmazlığın çözümünün ... ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden uzman bilirkişilerden rapor alınmışken bu rapora itibar edilmeyerek yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, davalılar vekillerinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin 29.03.2016 tarih, 2016/9 E. ve 2016/66 K. sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak; markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, markaların karşılaştırılmasında ibarelerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, benzerlik tespitinde ilk hecelerin önem arz ettiği, davalı başvuru markasında ilk hece olan ''-ne'' hecesinin oldukça baskın olduğu ve yeterli düzeyde farklılık yarattığı, bunun yanında davalı başvuru markasındaki yazım biçiminin farklılığının yanında anlamsal olarak da farklılık bulunduğundan tüketici nezdinde oluşturacağı algının farklılaştığı, aksi yöndeki görüşün gerçekçi bir yaklaşım olmadığı, davalı başvuru markası kapsamındaki 29. sınıf malları satın alacak kişilerin yetişkinlerden oluştuğu, alfabedeki harf sayısının sınırı nazara alındığında ... harf farklılığı ile anlamsal ve görsel olarak oluşturulabilecek birbirinden farklı kelimelerin bulunduğu, bu farklılığın tüketici nezdinde algılanabileceği, markaları bütünsel anlamda algılayan tüketicinin her iki marka ile karşılaştığında anılan markaları farklı işletmelere ait farklı markalar olarak algılayabileceği, benzerliğe ilişkin kıyaslama teknik bir husus olmadığından ve hâkimin hukuki bilgisiyle çözümlenebileceğinden, alınan bilirkişi raporundaki davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında benzerlik bulunduğuna dair görüşün hâkimi bağlamayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2021 tarih, 2017/11-414 E. ve 2021/509 K. sayılı ilâmı ile marka ibareleri arasındaki benzerliğe ilişkin mahkemece yapılacak değerlendirme, teknik bir husus olmadığından hâkimin hukuki bilgisiyle çözümlenebilecek nitelikte olup bu konuda dosya arasına alınan bilirkişi raporundaki görüşlerin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 nci maddesi çerçevesinde mahkeme tarafından serbestçe değerlendirileceği, ancak uyuşmazlık konusu somut olaya ilişkin olarak dosya içeriğine uygun ve hükme esas alınabilecek nitelikte bir bilirkişi raporundaki görüşlerin mahkemece hükme esas alınmamasına dair gerekçenin de aynı düzeyde hukuki ve dosyadaki verilere uygun değerlendirmeler içermesi gerektiği, bu anlamda dosya arasına alınan ... ve ek bilirkişi raporları içeriğinde davacı markalarındaki mevcut ibareler ile davalı ...’e ait dava konusu markadaki ibare arasında 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında iltibas ihtimalinin bulunduğuna dair belirlemelerin dosya kapsamına uygun olduğu, aksi yönde kanaat içeren direnme kararındaki gerekçenin dosya kapsamına ve somut olayın niteliğine uygun düşmediği, davacının markaları ile davalı başvurusunun görsel olarak karşılaştırılmasında ve ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alındığında, taraf markalarındaki ibarelerin görsel açıdan benzer olduklarının aşikâr olduğu, bu benzerliğin ortalama alıcılar arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu, başka bir anlatımla davalının marka başvurusu ile davacı şirketin markalarını aynı veya benzer mallar üzerinde, aynı yerlerde ve aynı satış noktalarında bir arada gören ortalama tüketiciler nezdinde, işletmeler arasında ekonomik veya organik bir bağlantı bulunduğu ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma ihtimali bulunduğu, takdiri delil niteliğindeki bilirkişi raporu, hâkim tarafından serbestçe değerlendirilebilecek ise de, uyuşmazlık konusu somut vakıaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınabileceğinden direnme kararın değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiş, davalılar vekillerinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının ilişkili olduğu malların aynı/benzer olduğu, davalı marka başvurusundaki ibarenin, ... formda “...” kelimesi, bordo zemin üzerine ... renklerle yazılmış, kenarları ... renkle düz inen oval şekil ile belirlenmiş ve zemin rengi bordo rengi ile renklendirilmiş arka fondaki şekil unsurunun çapraz karşılıkları gölge oluşturacak şekilde ... koyu gri renkle işaretlenmiş şekilde olup anılan markadaki esas ibarenin “...” kelimesi, davacı markalarında ise esas unsur olarak düz yazı formatında ve “...” esas unsurunu içeren ibareler bulunduğu, 169062 tescil numaralı “...” ibareli marka dışındakilerin ... zemin üzerine siyah renkte düz yazı ile ... formda “...” ibaresinden ibaret olup, 169062 tescil numaralı markanın ise diğerlerinden farklı olarak ... zemin üzerinde kırmızı renkte yazılmış “...” kelimesi ile kelimenin sol üst köşesinde ... renkte üçgen bir şekil bulunduğu, bu belirlemeler ışığında davalıya ait markada davacının markalarından farklı olarak “N” harfi dışında farklı bir harf yahut ibare bulunmadığı, davacının markalarındaki esas unsuru aynen içerdiği, anılan farklılığın davacı markaları karşısında davalı markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, bu kapsamda davacı markalarındaki ibareler ile davalı ...’e ait dava konusu markadaki ibare arasında 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının markaları ile davalı başvurusunun görsel olarak karşılaştırılmasında ve ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alındığında, taraf markalarındaki ibarelerin görsel açıdan benzer oldukları aşikâr olup bu benzerliğin ortalama alıcılar arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne TÜRKPATENT YİDK'in 2012-M-661 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2010/03362 sayılı "...+Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle, "..." ibaresinin kişi ismi olduğunu ve kelime olarak başka bir kelimeyi akla getirmediğini, markalar arasındaki farklılığın ortalama tüketici tarafından algılanabilir nitelikte olduğunu, ... ibaresinin parçalara ayrılarak başka bir kelime çağrışımına sebebiyet vermediğini, markaların bilinen anlamları karşılaştırıldığında birbirinden farklı olduklarını, kavramsal yönden farklı olduklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Gürkaynak vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesinde incelendiği üzere markaların yazılış biçimlerinin ve kullanılan renklerin farklı olduğu, bu sebeple ortalama tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinden söz edilemeyeceği, sadece "N" harfinden yola çıkılarak yapılan yorumun hatalı olduğunu, bütüncül değerlendirme yapılması gerektiğini, "..." isminin yaygın kullanılan kadın ismi olduğunu, davacı markası olan "..." ibaresinin çağrışımının bambaşka olduğunu, kelimeler arasındaki ... farklılığın bozma kararlarında değerlendirilmediğini, müvekkilinin annesinin adını kullandığını, marka kopyalama kastının bulunmadığını, "..." markasının dava dilekçesinde belirtilen tarihte internet ortamı aramasına göre ileri sürülen düzeyde tanınırlığının olmadığını, ihtisas mahkemesinin marka iltibasına dair değerlendirmesine öncelik verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK kararının iptali, markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı ...’e ait “...” ibareli marka başvurusu ile davacıya ait “...” esas ibareli markalar arasında, ortalama tüketici nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

1.Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

2.6100 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi.

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Tüketici Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.