Esas No
E. 2022/3558
Karar No
K. 2023/7344
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/3558 E.  ,  2023/7344 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/53 E., 2020/404 K.
SUÇ: 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na aykırılık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

8.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2011 tarihli ve 2004/203 Esas, 2011/13 Karar sayılı kararı ile sanık ... (...) ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) aykırılık (basit zimmet) suçundan aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 12 yıl 6 ... hapis ve 33.320 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve toplam zimmet miktarı olan 3.556.819,01 TL'nin 33.555,21 TL'si ödendiğinden, bakiye 3.523.263,80 TL banka zararının sanık ...'den tahsiline karar verilmiştir.

2.Yerel mahkemenin 28.03.2011 tarihli kararının sanık müdafii ile katılan ...Ş. vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2013/23160 Esas, 2014/16862 Karar sayılı kararı ile bir kısım eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit zimmet suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, keza suç tarihinin son zimmet fiilinin işlendiği 30.09.2004 tarihi olduğu ve hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) uygulanmasının gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yanılgıya düşülerek, uygulama yeri bulunmayan 5411 sayılı Kanun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2014/53 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nitelikli banka zimmeti suçundan neticeten 13 yıl 7 ... 10 gün hapis ve sanığın nitelikli zimmet kapsamında kalan ve ödenmeyen banka zararı olan 383.935,50 TL zararın 3 katı olan 1.151.806,50 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 765 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi uyarınca sanığın müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, 3.523.263,80 TL toplam zararın sanık ... (...) ... 'den alınarak katılan bankaya ödenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; yerel mahkemede savunmalarında belirtilen hususların mahkeme gerekçesinde tartışılmadığına, suç tarihinden itibaren uzatılmış zamanaşımı olan 15 yıl dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine, etkin pişmanlıktan faydalanma taleplerinin kabul görmediğine, taklit imzalı bir kısım eylemler yönünden uzman bilirkişi raporu aldırılmadan karar verildiğine, mahkemece nitelikli zimmete konu edilen eylemlerin bankayı aldatacak nitelik taşıyıp taşımadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dairemizin 13.10.2014 tarihli bozma ilâmında da açıklandığı üzere sanık ... (...) ...'in suç tarihlerinde katılan bankanın ... Şubesinde yönetici olarak görev yaptığı, daha öncesinde ise farklı şubelerde yine banka görevlisi olarak çalıştığı, sanığın banka müşterisinin babası olan ... ...'a her türlü işlem yetkisi tanınarak ... ... ... adına ... şubesinde 09.08.004 tarihinde açılan, 9659332/5001 numaralı 07.12.2005 vade tarihli yatırım hesabından, ... ...'un imzasına benzeyen taklit imzayı atarak, 27.09.2014 tarihli ve A01133 sayılı tediye fişini düzenlediği ve 343.316,50 TL'nin temyiz dışı diğer dosya sanığı Vagettin Karakhanov adına aynı şubede o gün açılan hesaba aktardığı anlaşılmıştır.

2.Gerçek bir mal alışverişi olmadığı halde, dövize çevrilen 343.316,50 TL'nin mal bedeli olarak, sanık Vagettin Karakhanov'un Moskova'da bulunan ... BANK’taki hesabına havale edilip, sanık Vagettin Karakhanov tarafından yurtdışından çekildiği belirlenmiştir.

3.Bunun dışında, 19.07.2001 tarihli tediye fişinin üzerine 07.11.2001 Vadeli HB ... şeklinde yazarak, banka mudilerinden Asiye Yurdakul’un Beyoğlu şubesindeki 390992/1307 numaralı hesabındaki parayla hazine bonosu alımı yapıldığı izlenimi vererek tediye fişini mudiye imzalatıp, hesaptan 15.732.00 TL'nin çekildiği anlaşılmıştır.

4.... Asiye .... adına ... şubesinde açılan 390992/1219 numaralı hesaptan mudiyi kandırarak başka bir işlem için imzaladığı 16.04.2001 tarihli tediye fişini kullanarak hesaptan 3.000,00 TL'nin sanık ...’in eniştesi olan ... ... hesabına havale edildiği anlaşılmış, keza 28.07.2004 tarih ve A01002 sayılı tediye fişinin üzerine 09.02.2005 16.950.000.000 NOM %24,25 şeklinde yazarak, banka mudisi ... ’a ait ... Şubesindeki hesapta bulunan parayla hazine bonosu alımı yapıldığı izlenimi vererek tediye fişini mudiye imzalatıp, hesaptan 15.000,00 TL'nin çekildiği ve son olarak ... şubesinde 19.04.2004 tarihinde ... ... adına açılan 21198 sayılı yatırım hesabından 25.06.2004 tarihli ve A 0651 numaralı tediye fişine, banka müşterisinin imzasına benzeyen sahte imza atarak, 6.887,00 TL çekildiği belirlenmiştir.

5.T.C. ... Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 19.04.2005 tarihli kanuni soruşturma raporu, nitelikli zimmet suçunu oluşturan sahte imzalı tediye fişleri, 08.09.2005, 11.04.2006 ve 26.11.2007 tarihli bilirkişi heyeti raporları dosyada mevcuttur.

6.Sanık ... ve müdafii tüm aşamalardaki savunmalarında özetle, isnat edilen eylemlerin sabit olmadığını, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 ve 104 üncü maddelerinin lehe olduğunu, bu maddeler dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, eylem sabit görülse dahi basit zimmetin değerlendirilmesinin gerektiğini, atılı zimmet suçunun işlenmediğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını beyan etmişlerdir.

7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan fiillerin, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışları içermesi nedeniyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve Dairemizin 02.07.2019 tarihli ve 2016/18494 Esas, 2019/33794 Karar sayılı emsal kararı gereği nitelikli zimmet suçunda eylemin 4389 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uyarınca asli zamanaşımının 15 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 22 yıl 6 ... olduğu, bu nedenle suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bahsi geçen zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu hususa yönelen temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3.... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2014/53 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararında 4389 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "...Bu fıkrada gösterilen suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenmişse faile oniki yıldan; aşağı olmamak üzere ağır hapis ve meydana gelen zararın üç katı kadar ağır para cezası verilir." hükmü gereğince nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan zararın üç katı esas alındıktan sonra bu miktar üzerinden takdiri indirim uygulanması gerekirken toplam zimmet miktarı esasa alınarak hüküm tesisi suretiyle sanık hakkında fazla adlî para cezası tayini isabetli bulunmamış, söz konusu hukuka aykırılığın Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2014/53 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği,

1.Hüküm fıkrasında yer alan "4389 sayılı Bankacılık Kanununun 23. Maddesi gereğince, suçun nitelikli zimmet olması halinde meydana gelen zararın 3 katı kadar adlî para cezasına hükmedileceği düzenlenmiş olduğundan, sanığın nitelikli zimmet kapsamında kalan ve ödenmeyen banka zararı olan ve ödenmeyen 383.935,50 TL banka zararının 3 katı olan 1.151.806,50 TL ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ifadesinin çıkarılması,

2.Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin 2 nci paragrafında yer alan "16 YIL 4 ... HAPİS CEZASI" ifadesinden sonra gelmek üzere " ve sanığın nitelikli zimmet kapsamında kalan ve ödenmeyen banka zararı olan 383.935,50 TL'nin 3 katı olan 1.151.806,50 TL ADLÎ PARA CEZASI" ifadesinin eklenmesi,

3.Hükümde sanık hakkında takdiri indirim uygulanan bentte yer alan "13 YIL 7 ... 10 GÜN HAPİS CEZASI" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve 959.838,75 TL adlî para cezası" ifadesinin eklenmesi,

4.Hükümde sanık hakkında netice cezanın öngörüldüğü fıkrada yer alan "1.151.806,50" ibaresi çıkartılarak yerine "959.838,75 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri aynen bırakılan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 240.674,15 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.