2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ... tarihinde Yemek Temin Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonra şantiye içerisine sözleşme şartlarına uygun olarak yemekhane kurduğunu, temmuz ayı itibariyle ede yemek servis işine başladığını, müvekkili sözleşme doğrultusunda üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalı şirket Bodrum ... Noterliğinde düzenlenen fesih ihbarnamesi ile "yemeklerin zamanında verilmemesi, soğuk ve kalitesiz olması, lezzet eksikliği, kalori düşüklüğü, ekmeklerin bayat ve servislerin hijyen koşullarına uygun olmaması "nedenlerine dayanarak sözleşmeyi fesih ettiğini, fesih ihbarı ile 11/12/2017 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili yemeklerini otel şantiyesi içerisine kurulan prefabrik yapıdan oluşan bir yemekhanede her öğün için ayrı ayrı pişirip servis ettiğini, yemeklerin soğuk olduğu iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, günlük alınan ekmeklerin bayat olmasını beklemek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından herkesçe kabul gören öğün saatleri ve iş başı saatleri dikkate alınarak yemekler servis edildiğini, sözleşmenin 15.maddesinin c bendinde " yemek ve hizmet kalitesinden memnun kalınmaması durumunda işveren ikazlardan alamadığı durumda sözleşmeyi tek taraflı fesih edebilir." denildiğini, sözleşme süresince davalı şirketin fesih beyanında bildirdiği hususlara ilişkin ne bir tespit ne bir sözlü uyarı ne de yazılı bir ihtarda bulunduğunu, herhangi bir uyarı olmaksızın bu fesih ihbarnamesinin gönderilmesinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu, sözleşme süresi dolmadan haksız nedenle fesih edildiğini, bu haksız ve kötü niyetli fesih sonrası davalı yanın , işçilerin tamamına kurduğu yemekhanede yemek temin ettiğini, davacı firmanın 27/12/2017 tarihine kadar yemek hizmetine devam etmekle birlikte davalının da fesih ihtarının davacı şirkete tebliğinden hemen sonra kendi kurduğu yemekhane de işçilerin bir kısmına yemek vermeye devam etmiş 27/12/2017 tarihinden sonra da tüm çalışanlarının yemek ihtiyacını kendisi karşılamaya başladığını, bu hususa ilişkin sundukları CD görüntülerinde davalı yanca kurulmuş yemekhane görüntüleri ile müvekkiline ait yemekhane görüntüleri incelendiğinde yemek servis şartlarının aynı düzeyde olduğunun görüleceğini, söz konusu otel inşaatının 2018 yılı mayıs ayında bitmesinin beklendiğini, davacı şirketin vermiş olduğu vermiş olduğu teklif ve sözleşmede belirtilen fiyatları işin tamamını düşünerek verdiğini, davalının kötü niyetli feshinin davacıyı maddi olarak zor durumda bıraktığını ve beklenen kardan mahrum ettiğini, bu nedenle müvekkilinin uğradığı kar kaybının maddi zararının tazmini gerektiğini belirterek, sözleşmenin haksız feshinin ve maddi zararının tespiti ile fazlaya ilişkin talep, arttırım, ıslah, ek dava ve diğer bütün yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın fesih tarihi olan 27/12/2017'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket ile davacı davalı şirkete ait Muğla ilindeki otel inşaatının bulunduğu şantiyede yemek üretim ve servisi hususunda anlaştıklarını, sözleşme yaptıklarını, davacı 09/06/2017 tarihinde gönderdiği yazı ile alt taşeronlardan yemek bedellerinin tahsilinde sıkıntılar yaşaması nedeniyle 10/06/2017 tarihinden itibaren yemek vermeyeceğini bildirimini davalı müvekkiline ilettiğini, davacının şantiye çalışmalarının en yoğun olduğu dönemde ve müvekkili firmadan kaynaklanmayan sebeplerle işi bırakma tehdidi üzerine, davalı müvekkili firma çalışmaların aksamaması ve daha önemlisi çalışanların gıda gereksinimlerinin giderilmesi için sorumluluk kendisinde olmadığı halde alt işverenlerin yemek bedellerini ödediğini, davacı firma ile 14/06/2017 tarihinde yeniden sözleşme yaptıklarını, davacı özellikle kalori, hijyen ve kalite konularında üstlendiği yükümlülüklere ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeyerek sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davrandığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesine bizzat kendi kusuru davranışları ile sebebiyet verdiğini, davacının bu tutumundan sürekli mağduriyet yaşayan ve 27/10/2017 tarihinde sabah işe gelen personel, yine aynı yemeklerin lezzetsiz, doyurucu olmadığı, tablidotların ve yemekhanenin temiz olmadığı, ekmeklerin bayat olduğu sorunları ile yemeği boykot ederek iş başı yapmayı reddettiğini, bu durumun çekilen fotoğraflar ile kayıtlandığı ve tutanakla tespit edildiğini, çalışanlara kumanya temin edilerek iş başı yapmalarının sağlandığını, davacı tarafın 14/06/2017 tarihli sözleşmenin 9. Maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, birden fazla kez yinelenen ikazlardan da netice alınamadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 15-c maddesindeki hak ve yetkiye dayanılarak davalı firmanın davacı ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi 14/06/2017 tarihli Yemek Temin Sözleşmesini Bodrum ... Noterliği'nin 06/12/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesi ile haklı nedenlerle feshedildiğini, sözleşmede gereklerini yerine getirmediğini, davacı kusurlu ve ayıplı hizmet sunmak suretiyle sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından 14/06/2017 tarihli sözleşme, fesih ihbarnamesi, 2017 yılı 11. Ve 12. Aylara ait ekmek fişleri tutanak delil olarak sunulmuş, mahkememizce davacıya ait BA-BS formlarının istenildiği, SGK'na aylık işçi sayılarının istenilmesi için yazı yazılmış , tanıklar dinlenmiş, tarafların defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği anlaşılmış, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır.
Tarafların defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği anlaşılmış, davacı şirketin defterlerinin incelenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 25/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davalıdan bir alacağının bulunmadığı, davacı şirketin 2017/ yılına ait genel brüt satış karlılık oranının; %17,60 olduğu, davacının 2017 yılında, davalı şirkete düzenlemiş olduğu faturalar ve sadece bu işle ilgili olmak üzere yapmış olduğu masrafların mukayesesi sonucu (Haziran-Aralık/2017 dönemine ait ) karlılık oranının % 47,13 olduğu, tabldot fiyatlarının değiştiği dönemler itibariyle yapılan karlılık oranının hesabında ise, Haziran-Eylül/2017 dönemine ait %023,99 olduğu, Ekim-Aralık/2017 dönemine ait %64,78 olduğu, Karlılık oranının artışının sebebinin, tabldot satış fiyatının ve çalışan sayısının artışından kaynaklandığının anlaşıldığı, dosyaya sunulan davalı şirkete ait SGK işyeri kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davalının 2017/Aralık ayından itibaren 2018/Mayıs ayına kadar işçi sayısında bir artış olduğunu bildirmiştir.
13/01/2020 tarihli celsesinde gelen SGk kayıtları ve müzekkere cevapları çerçevesinde davacının bu sözleşmenin feshi sebebi ile uğrayabileceği müspet zararın miktar olarak belirlenmesinin taraf itirazlarının da değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin 28/05/2020 tarihli ek raporunda; Dava konusu işle ilgili olarak 2017 yılında düzenlenen faturalar ile oluşan maliyetin kıyaslanması sonucunda davacının %47,13 karlılık oranının oluştuğu, 2017 takvim yılında ise davacının genel karlılık oranının %17,60 olduğu, dava konusu işle iligili olarak brüt kar marjının ise (417.631,85/1,303, 645 ,00) = %32,04 olduğu ,2017 takvim yılı genel brüt kar marjının da '%14,97 olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin 2014-2018 yılları ortalama Brüt kar marjının %10,21 olduğu, ortalama karlılık oranının da %11,51 olduğu dosyaya sunulan kurumlar vergisi beyannamelerinden anlaşıldığını, mahkemenin talebi olan sözleşmenin feshi sebebiyle müspet zararının belirlenmesine yönelik yapılan çalışmada; şirketin ortalama brüt kar marjı (010,21) baz alınarak, 27.12.2017 sözleşme feshinden ... dönemi de dahil olmak üzere dosyada yer alan, davalı şirketin ... sicil numaralı işyerinde alt taşeronlar da dahil olmak üzere toplam çalışanlar için davacının düzenlemesi gereken fatura tutarının karşılığında ne kadar kar elde edeceğine yönelik değerlendirme bölümünde yapılan hesaplama neticesinde 630.280,86 TL olduğu bildirilmiştir.
07/09/2020 tarihli celsesinde Muğla Milas SGK'ya müzekkere yazılarak davalıya ait ... sicil sayılı işyerine ait alt taşeron kayıtlarının davalı şirket tarafından kapatılma tarihlerinin bildirilmesi, alt taşeron listesinin yazıya eklenmesi için ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin14/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Muğla Sosyal Güvenlik İ1 Müdürlüğü Milas Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 25 10.2018 tarihli yazısı ekinde sunulan ... sicil numarasında işlem gören taşeronların ... tarihleri arasında çalışanların sayıları ile, sonradan dosyaya kazandırılan 22.06.2020 tarihli yazsısı ekinde belirtilen taşeronların çalışanların sayılarının birbirleri ile uyumlu olmadığı, Sayın Mahkeme tarafından Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Milas Sosyal Güvenlik Merkezi yeniden müzekkere yazılarak her iki yazı arasındaki uyumsuzluğun nedenlerinin sorgulanması ve dava konusu inşaatın hangi tarihte bitirildiğinin belirlenmesine yönelik cevabın dosyaya ilavesinden sonra raporun tamamlanacağını bildirmiştir.
Mahkememizin 17/12/2020 tarihli celsesinde 14/10/2020 tarihli rapora ek olarak davalının beyanlarının da gözetilmesi suretiyle ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin 05/02/2021 tarihli ek raporunda; Davacı şirketin 2014-2018 yılları ortalama Brüt kar marjının 10,21 olduğu, 2016-2018 yılları ortalama brüt kar marjının ise %12,21 olduğunun kurumlar vergisi beyannamelerinin incelenmesinden anlaşıldığını, sözleşmenin feshi sebebiyle müspet zararının belirlenmesine yönelik inceleme ve değerlendirme bölümünde yapılan çalışmada 3 ayrı hesaplama yapıldığını, 1. Hesaplama da şirketin 2014-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (&%10,21) baz alınarak, 27.12.2017 sözleşme feshinden ... dönemi de dahil olmak üzere ... sicil numaralı işyerinde alt taşeronlar da dahil olmak üzere toplam çalışanlar için davacının düzenlemesi gereken faturanın karşılığında 630.280,86 TL kar elde edebileceği, 2. Hesaplamada şirketin 2014-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%10,21) baz alınarak, 27.12.2017 sözleşme feshinden dava konusu otel inşaatının 24.05.2018 tarihinde almış olduğu “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı” gereği ... dönemi de dahil olmak üzere dosyada yer alan, davalı şirketin ... sicil numaralı işyerinde alt taşeronlar da dahil olmak üzere toplam çalışanlar için davacının düzenlemesi gereken faturanın karşılığında 528.338,10 TL kar ede edebileceği, 3. Hesaplamada ise şirketin 2016- 2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%12,21) baz alınarak, 27.12.2017 sözleşme feshinden dava konusu otel inşaatının 24.05.2018 tarihinde almış olduğu “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı” gereği ... dönemi de dahil olmak üzere dosyada yer alan, davalı şirketin ... sicil numaralı işyerinde alt taşeronlar da dahil olmak üzere toplam çalışanlar için davacının düzenlemesi gereken faturanın karşılığında 631.832,34 TL kar elde edebileceğini bildirmiştir.
Kar miktarının tespiti ile ilgili dava tarihinin de değerlendirilerek ve taraf itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin 09/03/2022 tarihli ek raporunda: 05.02.2021 tarihli raporda yapılan 3 ayrı hesaplamaya, mahkemenin davalı tarafın itirazlarını haklı görmesi durumunda, yukarıda yeniden hesaplama yapılmış işletmenin faaliyet giderleri tutarının bu işle ilgili olarak kısmının pay edilmesi sonucu hesaplama yapılarak, faaliyet giderleri indirimi ile borçlar kanunun 408. Maddesi gereği %30 olarak yapılan hakkaniyet indirimi sonucu, sözleşme fesih tarihinden ... dönemi sonuna kadar davacının yaklaşık ... TL + KDV, işyeri açma izin belgesinin alınması tarihine (24.05.2018) kadar ... TL+ KDV fatura düzenlemesi gerekeceği, yukarıda detaylıca yapılan hesaplamalar sonucunda, 1. Hesaplama da şirketin 2014-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%10,21) baz alınarak sözleşme fesih tarihinden 30.06.2018 tarihi sonuna kadar 90.313,50 TL kar elde edebileceği,2. Hesaplamada da şirketin 2014-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%10,21) baz alınarak sözleşme fesih tarihinden 24.05.2018 işyeri açma ve izin belgesinin alındığı tarih itibariyle 75.706,04 TL, Kar elde edebileceği, 3. Hesaplamada da şirketin 2016-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%10,21) baz alınarak sözleşme fesih tarihinden 24.05.2018 işyeri açma ve izin belgesinin alındığı tarih itibariyle 148.152,02 TL kar elde edebileceğinin hesaplandığını bildirmiştir.
Mahkememizin 16/05/2022 tarihli celsesinde hesaplama yapılan dönemlerin dava tarihini geçmiş olması karşısında, davacı talebinin dava tarihine kadarlık döneminin hesaplama yapılması için ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin 18/06/2022 tarihli ek raporunda: 27.12.2017 sözleşme fesih tarihinden 20.02.2018 dava tarihine kadar davacının yaklaşık ... + KDV fatura düzenlemesi gerekeceği, buna göre;
1.Hesaplama da şirketin 2014-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%10,21) baz alınarak sözleşme fesih tarihinden 20.02.2018 dava tarihi itibariyle 26.685,30 TL Kar elde edebileceği, bu tutara yukarıda yapılan hesaplama neticesinde 392,05 TL avans faizi talep edebileceği, 2. Hesaplamada da şirketin 2016-2018 yılları ortalama brüt kar marjı (%10,21) baz alınarak sözleşme fesih tarihinden dava tarihine kadar 52.221,47 TL kar elde edebileceği, bu tutara yukarıda yapılan hesaplama neticesinde 767,23 TL avans faizi talep edebileceğinin hesaplandığını bildirmiştir.
Tanık ... duruşmadaki beyanında aynen: "Ben halen davacı tarafın işçisi olarak çalışıyorum. Tanıklık yapacağım yeminimde de sebat ediyorum dedi. Devamla : Bana sorduğunuz sözleşmenin yapıldığı bildirilen 14/06/2017 tarihinde davacının işçisi olarak çalışıyordum.
Davacı tarafından ... mevkiinde bulunan otel inşaatının olduğu yerde davacının yetkilisi olarak çalıştım. Biz inşaat yapılırken çalışanlara yemek hizmeti veriyorduk. 3 öğün yemek ayrıca gece mesaisine kalanlara da gece mesai yemeği veriyorduk. Kaba inşaat yükselince yaptıkları kısmın altına davalı taraf kendi yemekhanelerini yaptılar. Davalının proje müdürü bana bu yemekhanenin yapılmasından sonra beni çağırıp bana 1 hafta sonra yemek hizmetine son verin dedi. Fiilen hangi tarihte yemek hizmetine son verdiğimizi hatırlamıyorum.
Davalı tarafın yetkilisinin söylediği tarihte yemek hizmetine son verdik. Yemeğin hazırlanmasından gıda mühendisi çalıştırıldığı için çalıştırılan gıda mühendisi kalori hesaplarını yapıp yapılacak yemekleri belirliyor bundan sonra bu yemek listesi davalı tarafın proje müdürüne gösterilip onayı alındıktan sonra yemek yapılıyordu. Yapılan yemeklerin listesine ilişkin bir nüsha da davalı tarafın proje müdürünün odasında asılıyordu. Yemek ile ilgili işçilerin herhangi bir tepkileri toplu itirazları söz konusu olmadı. Bir kez toplanıp itiraz ettikleri husus ise sadece tuvaletlerin yetersizliği, servis hizmetlerinin kötü oluşu ve sahada yeterli su sebilinin bulunmamasıydı. Her öğün için tedarikçi fırından ayrı ayrı ekmek geliyordu. Kalan bayat ekmeğin davalı işçilerine verilmesi gibi bir durum olmadı bu ekmekler benim işçilerim tarafından hayvanlara verilmek üzere alınıyordu. İşçi sayısı sabit olduğundan ekmek sayısı da standarttı dedi.
Davacı tarafın talebi üzerine soruldu: Yukarıda bahsettiğim gibi ben davalının yemekhane yaptığını öğrenince gittim bu yemekhaneye baktım yemekhanenin dizaynını yapan inşaat mühendisine konuyu sordum bana bu talimatın proje müdürü tarafından verildiğini söyledi. Fesih bildiriminin yapıldığı zamanı kıyaslayabilirim davalı bu yemekhane yapıldıktan sonra fesih bildiriminde bulundu. Soruldu: proje müdürünün yazılı bildirimi üzerine biz yemek hizmetini proje müdürünün belirlediği tarihte kestik ben yazılı bildirimi çalıştığım şirkete bildirdim onlarında da talimatı doğrultusunda yemek hizmetini bitirdik dedi beyanı okundu, doğrudur, aynen tekrar ederim, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmadaki beyanında aynen:"Ben halen davalı şirkette çalışıyorum yeminimde sebat ediyorum çekinme hakkımı kullanmıyorum dedi. Devamla: Ben davalıya ait otel inşaatında 2 yıl çalıştım. İnşaat 2 yılda bitti davacı sanırım 1 sene kadar bize yemek hizmeti verdi. Yemeklerin lezzet ve doyuruculuğu yetersizdi. Otel inşaatının puantaj işini ben yapıyordum gelen çalışan işçi sayılarını davacının işlettiği yemekhaneye bildiriyordum. Davacının yaptığı yemekler gelen işçilerin yemek ihtiyaçlarını karşılamıyordu. Bu konuda kendileri uyarıldığı halde sonuç alınamadı. Hatta bu yüzden işçiler karınlarının doymadığı gerekçesiyle iş bıraktılar servis hizmetinde kullandıkları tabldotlar yeterince temiz değildi. Yemekhanede de gereken şekilde bir çalışan yemek yedikten sonra masası temizlenmeden bir başka çalışana yemek veriliyordu. İşçiler iş bıraktıkları sırada iş yerinde tuvalet yatacak yer, su temin konularında herhangi bir sorunları yoktu bende orda yatıyordum, davacı bu iş yerinden ayrıldıktan sonra yemek hizmetini benimde çalıştığım oteli yapan şirket kendisi sağladı. Bu otel inşaatının kendi mutfağı çalıştığım davalı şirket tarafından düzenlenip yemek hizmeti verildi. Benim bilgim bundan ibarettir dedi beyanı okundu, doğrudur, aynen tekrar ederim," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmadaki beyanında aynen: "Ben halen davalı şirkette çalışıyorum yeminimde sebat ediyorum tanıklıktan çekinme hakkımı kullanmayacağım dedi. Devamla: Ben davalıya ait otelin inşaat aşamasında portör olarak işe girdim halen de çalışıyorum. İşçilerin arasında bulunduğum için davacının yemek hizmeti verdiği sırada verilen yemek hizmetinden sürekli şikayet ediyorlardı. Yeterli yemek verilmediği, verilen yemeğin tadının iyi olmadığını, ekmeklerin bayat olması, tabldotların gereğince yıkanmadığını söylüyorlardı. Bende davacının sağladığı yemeği yedim bunları bende gözlemledim. Bu durumu çalıştığımız davalı şirketin muhasebesine bildirdik.
Davacı taraf uyarıldı ancak sonuç alınamadı en son kahvaltıda yeterli yiyecek konulmadığı için işçiler işi bırakma girişiminde bulundular. Bunun üzerine çalıştığım davalı şirket kendisi otel bünyesinde yemek çıkarma kararı aldı. Otel inşaatı 1 yıl kadar sürdü. Sanırım davacıda 7-8 ay kadar yemek hizmeti verdi. İşçiler için çalıştığım davalı şirket otelin bir parçası olan yeri yemekhane olarak kullandı. Halen daha burası yemekhane olarak kullanılmaktadır. Davacı şirket iş yerinden ayrılmadan 3 ay kadar önce çalıştığım şirket kendisi yemek hizmeti vermek üzere inşaatın bir parçası olan mevcut yemekhanede gereken çalışmalara başlamıştı. Davacı şirket hakkında işçilerin şikayetleri üzerine belirttiğim yemekhanede yemek vermek üzere çalıştığım davalı şirket gereken hazırlıklara başladı. Davacıdan kaynaklanan problemler çıkmadan önce burada davalı şirketin yemekhane hazırlığına girmesi söz konusu değildir. Benim bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... duruşmadaki beyanında aynen: "Ben halen davalı şirkette çalışıyorum yeminimde sebat ediyorum çekinme hakkımı kullanmıyorum dedi. Devamla: Ben otel inşaatının başından beri davalının bir işçisi olarak çalıştım. Otel inşaatı sanırım 2017' nin şubat ayında başladı 2018' in mayıs ayında bitti. Ben 2017 yılının 8. Ayının 1. İnde işe başladım. Ben işe başladığım sırada davacı yemek hizmetini veriyordu. Ben formen olarak da çalışıyordum. Çalışanlarla da muhatap oluyordum. Yemeklerinin yetersiz olduğu ekmeğin bayat olduğu, çatal kaşık ve tabldotun temiz olmadığı yönünde şikayetler vardı bu şikayetler üzerine kendilerini defalarca uyardık ancak uyarılarımızdan olumlu bir sonuç elde edemedik. En sonunda işçiler davacıdan kaynaklanan belirttiğim sebeplerle iş bırakmaya kalkıştılar. Bunun üzerine de çalıştığım şirket işçilerin yemeğini kendisi vermeye karar verdi. Bu karar üzerine kendi vereceği yemek için yemekhane hazırlamaya başladı. İşçiler bir kaç defa iş bırakma girişiminde bulunmuşlardı. Davalının kendisi yemek vermek üzere yemekhane hazırlama girişimi bu iş bırakma girişiminden sonra oldu. Bu yemekhanenin hazırlanmasından ne kadar zaman sonra davacının bu iş yerinden çıkarıldığını hatırlamıyorum biz işçiler olarak sorunlarımızı davalı şirketin proje müdürüne oradaki yetkililerini bildiriyorduk. Ben birebir davalının davacıyı yetkilileri aracılığıyla bu konuda uyardığına şahit olmadık. Biz kendimizde davacının çalışanlarına yemekle ilgili sorunlarımızı söylüyorduk.
Davacı tarafın iddiasının aksine davalı şirket inşaat alanında yeterli tuvalet lavabo su sebili gibi malzeme bıraktığından işçilerin bundan kaynaklanan herhangi bir sebeple iş bırakma girişimleri olmadı. Benim bilgim bundan ibarettir dedi beyanı okundu, doğrudur, aynen tekrar ederim,," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 13/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 70.000,00 TL ye yükselttiğini belirterek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, harcını yatırmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan yemek temin sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile mahrum kalınan karın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 14/06/2017 tarihinde imzalanan yemek temin sözleşmesinin konusunun, davalıya ait otel inşaatının bulunduğu şantiyede yemek üretim ve servisi işine ilişkin olduğu, davacı tarafından bu kapsamda şantiyede yemek verme ve servis hizmeti verileceği ,sözleşmenin 9. Maddesindeki yükümlülüklerini yerine getireceği, sözleşmenin 15.maddesinde, davacının sözleşme hükümlerinden herhangi birine uymaması ve/veya herhangi bir yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirmemesi, yemek ve hizmet kalitesinde memnun kalınmaması durumunda işveren ikazlardan netice alamadığı durumda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği düzenlenmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen Bodrum ... Noterliği'nin 06/12/2017 tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihbarnamesinde, davalıya ait otel inşaatının bulunduğu şantiyede yemek üretim ve servis hususunda anlaştıkları muhtelif tariflerde yemeklerin zamanında verilmemesi, soğuk ve kalitesiz olması, lezzet eksikliği, kalori düşüklüğü , ekmeklerin bayat ve servislerin hijyen koşullarına uygun temizlenmemesi nedeniyle defeatle sözlü olarak uyarıldığı, davacının yapılan tüm uyarılara itibar etmemiş olması nedeni ile çalışanlarının muhatabın sağladığı yemek ve servis hizmeti nedeniyle toplu halde protesto eyleminde bulunarak iş başı yapmadıkları, bu hususun görüntüleri ile tutanak altına alındığı, davacının taraflar arasındaki 14/06/2017 tarihli sözleşmenin 9. Maddesindeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği, birden fazla kez yinelenen ikazlardan da netice alınamadığı , sözleşmenin 15-c maddesindeki hak ve yetkiye dayanarak işbu ihtarın tebliğ tarihi ile sözleşmenin feshedildiği davacıya bildirildiği, dosya kapsamında ibraz edilen proje müdürü, genel müdür ve şahitler tarafından imzalı 27/10/2017 tarihli tutanakta, sabah işe gelen personelin ,yemeklerin kalorileri düşük, lezzetsiz, doyurucu olmadığı, tabidotların temiz olmadığı, yemekhanenin temiz olmadığı ekmeklerin bayat olduğu gerekçesi ile tüm çalışanların boykot ettiği ve işbaşı yapmadığının belirtildiği, şantiye sorumlusu ve tanık tarafından imzalanan tarihsiz tutanakta, sözleşmenin iş veren firma tarafından" yemeklerin zamanında verilmemesi, soğuk ve kalitesiz olması, lezzet eksikliği, kalori düşüklüğü , ekmeklerin bayat ve servislerin hijyen koşullarına uygun temizlenmemesi" iddiası ile tek taraflı olarak feshedildiği, bu durumun tespiti için görüntü ve fotoğraf alındığının belirtildiği, somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşme, davacı şirketin sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası ile davalı tarafça feshedilmiş olup, davalı tarafından fesih ihbarnamesinde ileri sürülen hususların ispat edilmesi gerektiği, mahkememizce dinlenen ve itibar edilen tanık beyanlarında belirtilen hususların davalı tarafından davacıya gönderilen ihbarnamedeki yazılanlar ile benzer olduğu, bu durumun 27/10/2017 tarihli tutanakta da belirtildiği, davalının söz konusu hususlardan dolayı sözlü olarak uyarıldığı, yapılan ikazlarına rağmen netice alınmadığı, tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak, davacının verdiği yemek hizmetinin ayıplı olduğu ve davalı tarafından fesih ihbarnamesinde ileri sürülen hususların ispat edildiği, sözleşmenin 15-c maddesi hükmü gereğince davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğu kanaatine varılmış ve davacının tazminat talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 170,78TL harcın mahsubu ile bakiye 99,07 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı.30/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)