7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/4584 E. , 2024/17 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'nın 26.01.1999 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın düzenlediği Devrek Noterliğinin 12.01.1999 tarih ve 291 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile yeğeni olan davalı ... lehine vasiyetname ile tasarrufta bulunduğunu, davacının anılan vasiyetnameyi vasiyetnamenin açılması davasındaki 07.10.1999 tarihli duruşmasında öğrendiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın ruhen hasta olduğunu, davalı tarafından aldatıldığını, bu şekilde vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini, bu talebi kabul görmediği takdirde saklı payına tecavüz edildiğinden vasiyetnamenin tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/497 Esas sayılı dava dosyasında da vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası açtığını, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini bu nedenle kesin hüküm nedeni ile davanın reddini kabul görmediği takdirde davacının vasiyetnameden haberdar olduğu tarih dikkate alınarak davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakanın 1999 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle 743 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği, dava konusu iptali istenen vasiyetnamenin 12.11.1999 tarihinde açıldığı ve vasiyetnamenin iptali davasını açmak için zamanaşımı süresinin dolduğu, yine tenkis talebine ilişkin öğrenme tarihinden 1 yıl ve vasiyetnamenin açıldığı 12.11.1999 tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle vasiyetnamenin tenkisi davası açmak için kanunda belirlenen sürelerin dolduğu, davacının açtığı Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/447 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının takipsiz bırakılması ile açılmamış sayılması kararı verilmesi nedeniyle süreleri durmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının vasiyetnameyi öğrendikten bir ay sonra vasiyetnamenin iptali için dava açtığını ve sağlık sorunları nedeniyle takip edemeyerek dosyanın işlemden kaldırıldığını, davanın açıldığı tarih ile açılmamış sayılmasına karar verilene kadar geçen sürede dosyanın derdest olması nedeniyle zamanaşımı işlemediğini, mirasbırakanla davalının davacıdan mal kaçırmak istediğini, bu yolla vasiyetname düzenlendiğini, mirasçıların muris muvaazasına dayanarak her zaman dava açabileceğini, davalının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın daha önce açılan vasiyetnamenin iptali ve tenkis talebine yönelik dava dosyası nedeni ile kesin hüküm dava şartı olduğu itirazında bulunsa da davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek usulen verilen bir karar olduğundan kesin hüküm dava şartı bu nedenle oluşmadığından davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazının haksız olduğu, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi 501 inci maddesinde belirtilen vasiyetnamenin iptali yönünden zamanaşımı düzenlemesi ile yine anılan kanunun 513 üncü maddesinde düzenlenen tenkis yönünden zamanaşımı düzenlemesi gözetildiğinde, davacının Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/107 Esas sayılı vasiyetnamenin açılması dosyasında, 07.10.1999 tarihinde davaya konu bu vasiyetnameden haberdar olduğu ve 12.11.1999 tarihinde duruşmaya katılarak vasiyetnameyi kabul etmediğine ilişkin beyanda bulunduğu, eldeki davanın ise 03.05.2016 tarihinde açıldığı, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesi tarafından zamanaşımı nedeni ile davanın reddine yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi 501 ve 513 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.