11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/36396 E. , 2023/7888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
5271 sayılı Kanun'un 261 nci maddesinde avukatın yasa yollarına başvurma hakkına ilişkin olarak ''Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir'' düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.1992 tarihli ve 1992/7-86 Esas, 1992/105 Karar sayılı kararında; vekâlet akdinin taraflar arasındaki vekâlet ilişkisini düzenleyen bir sözleşme olduğu, üçüncü şahısların kabulüne bağlı olmadığı, avukatın vekil tayin edildiğinin usulünce mahkemeye bildirilmesinin yeterli olduğu belirtilmiştir.
Avukatın sanıkla birlikte duruşmaya girmesi ve sanığın avukatı kabul ettiğinin anlaşılması hâlinde vekâletnamesi olmayan avukatın kanun yollarına başvurma yetkisi kabul edilmelidir. Bu nedenle dosya kapsamında 29.12.2016 tarihli talimat duruşmasında sanık ... ile birlikte hazır bulunarak savunma yapan sanık müdafii Av. ...'ye gerekçeli kararın tebliği gerekirken, bu tebligat yapılmadan doğrudan sanığın kendisine yapılan tebligatın geçerli olmadığı belirlenerek sanık ... müdafinin temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ve 262 nci maddelerinin birinci fıkraları gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli ve 2015/470 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/287 Esas, 2017/2624 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 57.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca mükerrirliğe, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 47.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar ... ve ...'ın eşinin temyizleri; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediklerine, hükmün bozulması gerektiğine,
2.Sanık ... müdafinin temyizi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
Katılanın...plakalı 2011 model Ford Focus marka aracını satış için internete ilan verdiği, adının... olduğunu söyleyen bir kişinin ...numaralı telefondan kendisini arayarak müşteri olduğu ve alım satım konusunda anlaştıkları, telefonda... adlı kişinin çek verebileceğini söylediği, daha sonra 07.03.2014 günü... adlı kişi ile ... adlı kişinin katılan ile buluştuğu, birlikte Karşıyaka 3. Noterliğine giderek ...'a satış konusunda vekaletname verdiği ve katılanın karşılığında 28.500,00 TL bedelli ve 21.04.2014 keşide tarihli ... Gıda İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd.'ye ait çeki aldığı, daha sonra çek sahibi şirketin iflas aşamasında olduğunu öğrenen katılanın çeki tahsil edemediği, yapılan araştırmada ...'ın 10.03.2014 günü arabayı...isimli şahsa sattığı, 20.03.2014 günü ...'in de Yaşar Karabacak'a sattığı ve bu şahsın da 08.01.2015 günü...... isimli şahsa sattığının belirlendiği, kendisini... olarak tanıtan kişinin temyiz dışı... Yangöz olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanıklardan karı koca olan ... ve ...'ın sanık ...'ın arkadaşı olan diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek katılan ile irtibata geçtikleri, yine bu sanıklar ile birlikte hareket eden şirket yetkilisi diğer sanık ...'nun şirketin iflas halinde olmasına rağmen ödenmeyeceğini bildikleri ve borçlar için tedbir kararı aldıklarından dolayı tahsil edilemeyecek durumdaki suça konu çeki diğer sanıklar vasıtası ile müştekiye vererek ve kısa süre içerisinde aracı ellerinden çıkararak haksız kazanç elde ettikleri iddiası nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, bu karara yönelik yapılan istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
2.Bölge Adliye Mahkemesince bazı delillerin yanlış değerlendirilip beraat kararı verildiği kanaatiyle duruşma açılmasına karar verildiği ve sanıklar hakkında yapılan yargılama neticesinde sanıkların iştirak halinde katılanın aracını alıp karşılığında ödenmeyeceğini bildikleri çeki vermek suretiyle atılı suçun sübut bulduğunun kabulü ile sanıklar hakkında temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Katılan beyanı, sanıkların savunmaları ile tüm dosya kapsamından sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmakla mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanık ...'ın eşi, sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/287 Esas, 2017/2624 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ...'ın eşi, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.