Esas No
E. 2021/26212
Karar No
K. 2023/7510
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/26212 E.  ,  2023/7510 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/544 E., 2015/475 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2014 tarihli ve 2014/24603 Esas sayılı iddianamesi ile ... muhasebeci olarak çalışan sanık hakkında, mesleğinden dolayı kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak müştekiden fazla para talep ederek zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, kamu kurumu olan vergi dairesini araç olarak kullanmak suretiyle müştekiden fazla para alarak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belge niteliğinde olan tahakkuk fişlerinin vergi borcu kısmını değiştirerek zincirleme resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiası ile 3568 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 43/1, 158/1-d, 204/1, 43/1, 58/6-7, 53/1-2 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.

2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/544 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, sanığın eyleminin kül halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle beraatine; kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz talebi; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın eyleminin ancak görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebileceğine, suça konu iki belgenin aldatıcılık nitelikleri bulunmadığına ve her iki suç yönünden de teselsül hükümlerinin uygulanamayacağına, ilk bakışta sahte oldukları anlaşılabilecek belgelerden dolayı dolandırıcılık suçunun işlendiğinden bahsedilemeyeceğine, dosya kapsamı itibarıyla sanığın dolandırma kastı olmadığının ortada olduğuna, bilgisayar kullanmasını bilmeyen sanığın tahakkuk fişleri ile ilgili e-mail atabilmesinin mümkün olmadığına, tahakkuk fişleri üzerinde oynama yapılarak atılan e-mailin kimin tarafından atıldığının tespit edilemediğine, ispat edememekle birlikte sanığın yanında çalışıp daha sonra ayrılan yardımcı personelin, mükelleflerin kayıtlarını muhasebeci oğluna aktarabilmek için maksatlı ve kötü niyetli davrandığını düşündüklerine, sanık hakkında takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karşın silinme koşulları oluşan adli sicil kaydı nedeniyle erteleme ve HAGB hükümlerinin uygulanmamasının hukuki olmadığına ve gerekçenin, hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanığın gerçek iradesi ile çeliştiğine, takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekçe ile diğer lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.... muhasebeci olarak çalışan sanığın, muhasebe işlemlerini yürüttüğü katılanın yetkilisi olduğu ...Turizm Su Sporları İnş. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği 03.11.2011, 09.11.2012 ve 15.08.2013 tarihli sahte tahakkuk fişleri ile vergi borçlarını gerçekte olandan fazla göstermek suretiyle menfaat temin ettiği iddia ve kabul edilmiştir.

2.Sanığın savunması; ... katılan ile uzun zamandır tanışıklığı olduğuna, gerektiği zaman kendi hesabından para yatırdığına ve sonradan aralarında hesaplaştıklarına, katılanın yetkilisi olduğu şirket adına bildirilen vergi borçlarına ilişkin e-maillerin kendi bürosundan atıldığına, ancak bu işlerle yanında çalışan ...'un ilgilendiğine, hatta bu kişinin oğlunun da muhasebeci olduğuna ve en az onbeş müşterisini ayarttığına, kendisinin genel olarak büro dışında müşteri ziyaretleri ile uğraştığına, suçlamalarla ilgisi olmadığına, küçük vergi borçlarına karşılık yüksek rakam bildirip bunları çekmesinin sözkonusu olmadığına, yöneliktir.

3.Katılanın beyanı; ... sanık ile uzun süredir tanıştıklarına, çalışma dönemleri içinde kendisinden hiçbir belge almadığına, ancak kendisine yönlendirdiği otel sahiplerinden sahteciliğe yönelik şikayetler gelmeye başlayınca işlemler ve ödemeler için yazılı belge istediğine, bunun üzerine sanığın bürosundan yapacakları ödemelerle ilgili e-mailler geldiğine, sanığın hiçbir zaman kendisi adına para yatırmadığına, ayrıca şahsen verdiği borç paraları da geri alamadığına, ilişkindir.

4.Tanık ...'un beyanı; ... hesabına katılan tarafından yatırılan 2.031,00 TL'yi çekerek sanığa verdiğine ve parayı teslim ettiğine dair belge aldığına, ...Turizm firması ile birlikte 25 firmanın işlerine baktığına, büroda bulunan ...@gmail adresinin çalışanların tamamına açık olan firmaya ait bir adres olduğuna, diğer mükelleflere bu adresten şirket adına e-mail gönderdiğine, ancak katılana e-mail atmamaları için sanığın her ay kendisini uyararak tahakkuku elden vereceklerini söylediğine, daha sonra mail atıldığını farkettiğine, katılanın yetkilisi olduğu firmanın belirtilen miktarda borcu olmadığını bildiğinden katılanı uyarmak durumunda kaldığına, hesabına müşterilerden para gelme işleminin 3-4'ü geçmediğine, bu olay üzerine de tedbirini alarak ibranameden sonra işyerinden ayrıldığına, sanığın bürosunda kendisi varken beş kişinin çalışmadığına, kendisinin ve yeğeni ...'in çalıştığına, sanığın e-mail atamadığına, bu işlemleri ...'in, bazen de evden eşinin yaptığına yöneliktir.

5.Tanık ... Arslan beyanında; ... 2006-2013 yılları arasında sanığın yanında çalıştığını, katılanın yetkilisi olduğu şirketin işlemleri ile ...'un ilgilendiğini, sanığın dışarıdaki işlerle ilgilendiğini ancak ofiste yapılan her işlemden de haberinin olduğunu, iddianamede anlatılan olaylarla ilgili pek fazla bilgisinin olmadığını, ifade etmiştir.

6.Yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında atılı her iki suç yönünden de zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, belirlenen cezalardan gerekçesi açıklanarak takdiri indirim yapıldığı, gerekçelerde çelişki yaratılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden ...

muhasebeci olarak çalışan sanığın, muhasebe işlemlerini yürüttüğü katılanın yetkilisi olduğu ...Turizm Su Sporları İnş. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği 03.11.2011, 09.11.2012 ve 15.08.2013 tarihli sahte tahakkuk fişleri ile vergi borçlarını gerçekte olandan fazla göstermek suretiyle menfaat temin etmekten ibaret eyleminin kül halinde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve gerekçede de bu şekilde kabul edilmesine karşın, sanığın eylemi ikiye bölünerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ise mahkumiyet kararı verilerek ayrı ayrı hüküm kurulması suretiyle gerekçesizliğe ve çelişkiye yol açılması,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden

1.Suça konu tahakkuk fişlerinin resmi belge niteliğinde oldukları gözetilmeksizin suç vasfının tayininde hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

2.Suça konu olmayan adli emanetin 2014/11527 sırasında kayıtlı dekontların iadesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, nedenleriyle sanık hakkında verilen hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ...

2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/544 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog