11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/28171 E. , 2023/8263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
verileri değiştirme, sisteme veri yerleştirme
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılan ... vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen bilişim sistemindeki verileri değiştirme, sisteme veri yerleştirme suçundan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılan sıfatının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisi vermeyeceği belirlenmiştir.
Yukarıdaki husus dışında sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;
1.Bilişim sistemindeki verileri değiştirme, sisteme veri yerleştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
2.Katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle;
a)Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 3.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
3.Katılan ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle;
a)Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 6.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrüre, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz istemi, sanığın eylemelerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu ile aynı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında tanımlanan suçu oluşturduğuna, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi, savunmalarının yeteri kadar dikkate alınmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihlerinde ... Tapu Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan sanığın 2013 yılı ... ayı öncesinde Kayseri'de bulunduğu sırada, eşinin akrabası olmasından dolayı tanıdığı katılan ...'ye İstanbul ili ... ilçesinde uygun taşınmaz satışlarının yapıldığını, tapuya bu konuya ilişkin bilgi bırakıldığını, tapunun da emlakçılara yönlendirdiğini, ilgilenmek isterse kendisine bu konuda yardımcı olacağını söylediği, bilahare İstanbul'a gidip sanık ile buluşan katılanın, sanığı ...
2.Noterliğinin 06.11.2013 tarih ve 2183 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekâletnamesi ile kendisi adına taşınmaz alımı konusunda yetkili kıldığı, sanığın, katılana bu vekâletnameye istinaden adına arsa satın alacağını ve tapu senetlerini göndereceğini söylediği, bu görüşmeden sonra katılanın Kayseri'ye döndüğü, bir süre sonra sanığın katılanı arayarak ilk arsayı bulduğunu ve satın alacağını söylemesi üzerine katılanın sanığın banka hesabına 08.11.2013 tarihinde 83.500,00 TL gönderdiği, yine bir süre sonra sanığın katılanı arayarak ikinci arsayı bulduğunu, adına satın alacağını söyleyerek satış bedelini istediği, katılanın banka aracılığıyla sanığın banka hesabına 26.11.2013 tarihinde 68.500,00 TL gönderdiği, bu paraları havale ettikten bir kaç gün sonra Kayseri'ye giden sanığın, katılan ile buluştuğu ve katılana ... ilçesi ... Mahallesi, 107 ada 1 ve 147 ada 6 numaralı parsellere ilişkin tapu senetlerini teslim ettiği, tapu senetleri üzerinde imza ve mühür onayı ile birlikte malik olarak kendi adını gören katılanın herhangi bir şüpheye kapılmadan bu parselleri satın aldığına inandığı, akabinde İstanbul'a dönen sanığın 23.12.2013 tarihinde katılanı arayarak üçüncü arsayı satın alacağını, hesabına 28.000,00 TL havale yapmasını istemesi üzerine katılanın istenilen parayı sanığın banka hesabına havale ettiği, buna ilişkin sanığın ... ilçesi Yavuz Selim mahallesi 105 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu senedi aslını katılana buluştuklarında teslim ettiği ve katılana ilk satın aldığı ... ilçesi ... mahallesi, 107 ada 1 parsel ve 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazları imar uygulaması çerçevesinde birleştirdiğini, tek tapu yaptığını söylediği ve tek tapu halinde 140 ada 3 parsele ilişkin tapu senedini verdiği, sanığın 14.01.2014 tarihinde yine katılanı arayarak ... ilçesi Necip Fazıl mahallesi 202 ada 12 parsel sayılı taşınmazı katılan adına satın aldığını söylemesi üzerine katılanın 37.000,00 TL'yi sanığın banka hesabına havale ettiği ve buna ilişkin tapu senedinin aslını da Kayseri'ye gittiğinde katılana teslim ettiği, 2014 yılı Mart ayı içerisinde sanığın katılana ... ilçesi ... mahallesi 197 Ada 3 numaralı parsele ait tapu senedini verip katılana tüm satın aldığı parselleri imar uygulaması içerisinde birleştirerek ve ayrıca bir hisse satın alarak tek tapu haline getirdiğini söylediği, katılanın da hisse ilavesine istinaden sanığın hesabına 03.03.2014 tarihinde 36.000,00 TL'yi havale ettiği, 16.05.2014 tarihinde ise sanığın katılan ile görüşmesinde, katılanın adına olan arsayı 2500 m2 tamamlanması halinde yurt dışında bir firmaya satabileceklerini, tek tapusunu 2500 m2 tamamlayacak bir arsa bulduğunu beyan etmesi üzerine, katılanın 16.05.2014 tarihinde 38.000,00 TL'yi yine banka aracılığıyla sanığın hesabına havale ettiği, ancak bu arsaya ilişkin katılana tapu senedi vermediği, katılanın cep telefonuna fotoğraf olarak gönderdiği, fotoğraf olarak gönderdiği tapu senedinin 361 ada 2 numaralı parsele ait olduğu ve yüzölçümünün 2499.25 m2 olarak belirtildiği, bilahare katılan 2500 metrekarelik arsanın piyasa değerini öğrenmek içim emlakçılarla görüştüğünde kendisine fotoğraf olarak gönderilen tapu senedine ilişkin yerin emlakçılar tarafından yapılan araştırmasında yüzölçümlerinin tutmadığını öğrenmesi üzerine İstanbul'a geldiği, tapu müdürlüğüne gittiği, tapu müdürlüğüne müracaat ettiğinde ... ilçesi ... mahallesi 361 Ada 2 numaralı parselin tapu senedini talep ettiği, tapu müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemede Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemleri (TAKBİS) kayıtlarında ... mahallesi 361 Ada 2 numaralı parselin tapu kayıt bilgisindeki alanın 2554,89 metrekare ve maliki de ... iken, parselin alanının 2.499,24 metrekare olarak malikinin de katılan ... olarak sanık tarafından veri değişikliği yapılmak suretiyle değiştirildiğini öğrendiği, aynı gün katılanın tapu görevlilerine verdiği altı adet tapu senedi tapu görevlileri tarafından kontrol edildiğinde sahte olduklarının belirlenmesi üzerine sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma kapsamında sahte olduğu belirlenen altı adet tapu senedinin sanık tarafından imza edildiğinin ve daire mühürü ile onanarak oluşturulduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın bir takım hileli davranışlar ve eylemler ile katılanı kendisine arsa satın alacağına ikna edip vekalet almak suretiyle güven tesis edip aldatarak katılandan toplam 291.000,00 TL menfaat temin ettiği, katılana güven vermek için de sahte olarak hazırladığı altı adet tapu senetlerini verdiği, yine TAKBİS elektronik ortamında 23.06.2014 tarihinde değişiklik yaparak ... ilçesi ... mahallesi 361 ada 2 parsel sayılı taşınmazın alanını ve malikini değiştirmek suretiyle bilişim sistemindeki verileri bozduğu ve sisteme veri yerleştirdiğinin tespit edildiği, sanığın aynı şekilde 23.10.2013 tarihinde bu kez katılan ...'ı bir takım hileli davranışlar ile kandırarak adına taşınmaz alacağına dair ikna edip vekaletname aldığı, bunun üzerine katılan ...'ın sanığın banka hesabına 26.750,00 TL yatırdığı, akabinde sanığın katılana ... ilçesi ... mahallesi 177 Ada 7 Parsel ve 222 Ada 6 parsele ilişkin kendisin tarafından düzenlenen sahte tapu senetlerini verdiği, bu durumun da katılanın tapu müdürlüğüne müracaat etmesi üzerine ortaya çıktığı, böylece ... Tapu Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak çalışan sanığın her iki katılanı çalıştığı kurumu aracı kılmak suretiyle dolandırıp menfaat temin ettiği, güven sağlamak için her iki katılana sahte olarak oluşturduğu tapu senetlerini verdiği, TAKBİS sistimine girerek verileri bozduğu ve yeni veri yerleştirdiği ve bu suretle 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen suç ile her iki katılana ayrı ayrı olmak üzere aynı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu ile 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarını işlediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.
2.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanığın, katılanlar tarafından tapu sicil müdürlüğünde çalıştığı bilindiği için çalışmanın getirdiği kolaylıktan faydalanmak suretiyle menfaat temin ettiği, başlangıçta tapu sicil müdürlüğünün herhangi bir maddi varlığını kullanmadığı gerekçesiyle eylemlerinin her bir katılan yönünden ayrı ayrı zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, suça konu belgeleri görevi gereği düzenleme yetkisi olmadığından sahtecilik yönünden eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu değil, her bir katılan yönünden ayrı ayrı zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, TAKBİS sistemine girerek 361 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ve malik bilgilerini değiştirmek suretiyle de aynı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu işlediği gerekçesiyle temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Sanığın ikrara yönelen savunması, katılanların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, suça konu tapu senet örnekleri, adli emanet kaydı, idari soruşturma rapor ve ekleri, tutanaklar, havale dekontları, soruşturma izni kararları, vekâletnameler, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanık savunması, katılan beyanları, tutanaklar, suça konu tapu senetleri ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Bilişim Sistemindeki Verileri Değiştirme, Sisteme Veri Yerleştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılan sıfatının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunması, katılan beyanları, tutanaklar, suça konu tapu senetleri ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış; TAKBİS'in bir kamu kurumu olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait bilişim sistemi olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının da uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilerek dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık savunması, katılan beyanları, tutanaklar, suça konu tapu senetleri ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, katılanların sanığı önceden tanımaları nedeniyle ve sanığın tapu memuru olmasına güvenerek ikna oldukları, sahte tapu senetlerinin katılanların aldatılmasında hile unsuru olarak kullanılmayıp menfaat temininden sonra katılanlara verildiği anlaşılmakla, Mahkemenin, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun dolandırıcılık suçunun basit halini oluşturduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Katılan ...
Vekilinin Sanık Hakkında Bilişim Sistemindeki Verileri Değiştirme, Sisteme Veri Yerleştirme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (B-1) alt başlığından açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ...
Vekili ve Sanığın Temyiz İstekleri ile Bilişim Sistemindeki Verileri Değiştirme, Sisteme Veri Yerleştirme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) alt başlıklarında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan ... vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik ... vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.11.2023 tarihinde karar verildi.