4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/20468 E. , 2024/637 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 2010/194 E. - 2011/107 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, dosya yeniden ele alınarak hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarih ve 2016/309337 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri içermeyen süre tutum dilekçesiyle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir. III. GEREKÇE
1.Hükmün açıklanmasına dayanak teşkil eden İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli 2013/1101 E. - 2015/488 K. sayılı ilamına konu suçun, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden önce işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasa'nın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü, 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş ve açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.