4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/20724 E. , 2024/641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel mahkemenin kararıyla, sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, suçun şikayete tabi olması, şikayet hakkına sahip yetkili kişiler tarafından usulune uygun yapılmış bir şikayetin olmaması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2021 tarih ve 2016/311574 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin; kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, Yerel Mahkemece Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, kararda ilgili kurumun şikayet hakkının bulunmadığı, usule uygun şikayet şartının gerçekleşmediği şeklinde yasal olmayan gerekçeyle düşme kararı verildiği, bu nedenle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın eşiyle boşanmasından sonra 2008 doğumlu mağdur ...'in velayetinin sanığa verildiği, ancak sanığın mağdur çocuğu, bakması için tanık Y.H.'ye bıraktığı, tanığın çocuğu geri alması konusunda sanığı uyarmasına rağmen, sanığın mağdur çocuğu almadığı, tanık Y.H.'nin de çocuğu Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bıraktığı iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece dava konusu fiile ilişkin kurumun şikayet hakkının olmadığı, yetkili kişi tarafından usulüne uygun şikayetin soruşturma ve dava şartı olduğu, bu şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İncelenen dosya kapsamından, suç tarihinde 6 yaşında olan mağdur hakkında 23.11.2015 tarihinde koruma ve tedbir kararı verildiği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının şikayeti üzerine sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan kamu davası açıldığı, Yerel Mahkemece 31.05.2016 tarihli celsede şikayetçi kurumun davaya katılan olarak kabulüne karar verildiği görülmüştür. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada anılan Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının şikayet hakkının bulunduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkemenin dosyada şikayet hakkına sahip yetkili kişiler tarafından usulune uygun yapılmış bir şikayetin olmadığı yönündeki kabul ve gerekçesi hukuka aykırı bulunmuş ve açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.